Son Haberler

Reel politika ve din

Uluslararası ilişkilerde, ülkelerin / devletlerin ulusal ve uluslararası politikalarında din faktörü nerede durur ve bu politikaların belirlenmesinde ne kadar etkili olur. Özellikle Ortadoğu / İslam coğrafyası söz konusu olduğunda hem ulusal hem de uluslararası politikalarda din faktörünün etkisi yadsınabilir mi / görmezlikten gelinebilir mi?

Ancak gelin görün ki, akademik ortamlarda / bilimsel platformlarda sunulan bildirilerde, üniversitelerde okutulan uluslararası politika derslerinde, modern uluslararası ilişkiler teorilerinde din faktörüne hiç yer verilmez, din faktöründen hiç söz edilmez.

Esasen ulusal ya da uluslararası siyasette din faktörünün etkisi ve görünürlüğü hep farklı biçimlerde olagelmiştir. Özellikle Ortadoğu / İslam Coğrafyası söz konusu olduğunda din siyasal alanda kimileyin bir kişi veya bir grup üzerinden, kimileyin bir aşiret veya bir mezhep üzerinden, kimileyin bir örgüt üzerinden görünür hale gelir.

Ortadoğu / İslam coğrafyasında ulusal ve uluslararası siyaseti dine rağmen / mezheplere rağmen, örgütlere rağmen, hatta aşiretlere rağmen anlama imkânı ve ihtimali yoktur. İster körfez ülkeleri nazara alınsın, ister Kuzey Afrika ülkeleri nazara alınsın, bu ülkelerin / bu devletlerin hemen tümünde ulusal ve uluslararası siyasal ilişkilerin dine / mezhebe / aşirete / örgüte rağmen anlaşılabilme şansı yoktur.

Modern siyaset teorilerinin, özellikle modern uluslararası ilişkiler teorilerinin bu yanıyla / bu yönüyle zayıf hatta yetersiz olduğu söylenebilir pekâlâ. Dolayısıyla salt modern siyaset teorileri üzerinden gidilerek Ortadoğu / İslam coğrafyasında gelişen ulusal ve uluslararası siyasal ilişkiler anlaşılamaz / analiz edilemez / izah edilemez.

Modern siyaset teorileri bunu görmese de, görmezlikten / bilmezlikten gelse de, bu kurumlar siyasal alanda / toplumsal alanda / iktisadi alanda fiilen var oldukları gibi toplumu / siyaseti / ekonomiyi etkilemeye / yönetmeye / yönlendirmeye devam ediyorlar.

İster İran’a bakılsın, ister körfez ülkelerine, ister İsrail’e bakılsın, hatta ister ABD’ye bakılsın bütün bu devletlerin ulusal ve uluslararası politikalarında din faktörü ile ya doğrudan ya da aşiret / mezhep / örgüt görüntüsü altında karşılaşmamak olası değildir.

Devletler / ülkeler kendilerini nasıl tanımlarsa tanımlasın, ister seküler, ister teokratik görüntü versin, ister modern zamanların modasına uyarak dini / tanrıyı sürgüne gönderdiklerini iddia etsin son tahlilde ulusal ve uluslararası ilişkilerinde / politikalarında dini davranışlar / dini görüntüler sergiliyorlar.

Bu Ortadoğu / İslam coğrafyası başta olmak üzere dünyada her şey din etrafında dönüyor / din etrafında şekilleniyor demek değildir. Yerküre üzerinde olup biten şeyleri etkileyen faktörler arasında ihmal edilemeyecek / inkar edilemeyecek düzeyde din faktörü de vardır demektir. Üstelik din faktörü salt siyasal davranışlarda değil, devletlerin kuruluşunda ve kimliklerin inşasında da aynı derecede etkindir.

Din gibi kitleleri mobilize eden / moralize eden / motive eden / harekete geçiren bir faktör hangi sebep ve saiklerle olursa olsun görmezlikten gelinemez / gelinmemeli.

 

 

İlginizi Çekebilir

Ahlak ve din ne, hukuk ne işe yarar?

07.12.2018 Klasik eğitim sistemimizde, çocuklara belletilen ilk cümle, dinim İslam, kitabım Kur’an, peygamberim Hz. Muhammed ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir