Ruhlarınızla gelin

Geçen haftaki mağlubiyette aslında Başakşehir’in iyiliğinden ziyade Bursaspor’un kötülüğü Alanyaspor mağlubiyeti ile tescillendi. Geçen haftadan sonra Mösyö’nün basın toplantısında dile getirdiği reaksiyon meselesini bu hafta görürüz diye umuyordum ta ki kadroları görene kadar. Kadrolar açıklandığında çok net bir taktik, sistem, yer karmaşası göze çarpmıştı nitekim sonucu da bizim için çok üzücü oldu.

Hiçbir mazereti olmayacak şekilde son 5 lig maçında 4. mağlubiyet artık bardağı taşma noktasına kadar getirdi. Başakşehir, Fenerbahçe, Trabzon’u bir şekilde kadro kalitesi falan diye geçiştirdik anlamaya çalıştık ancak Gençlerbirliği karşısında hem lig hem kupada yaşanan hüsran ve Alanyaspor karşısındaki hezimetin bir açıklaması YOK.

Sorunun ne olduğunu henüz kendi içimde çözebilmiş değilim. Kadro meselesi desek, Alanyaspor maçı kesinlikle referans değil. Sol kanattaki oyuncuları, 10 numaraları ve Efecan tek başına bizi dağıtmaya yetti. 3.gol olana kadar kaleyi bulan 3 şutun da gol olması enteresan bir durum olabilir ama insanda birazda şans olacak. Şanstan kastım, adamlar vuruyor, o top bizim savunmada çarpacak bir yer mutlaka buluyor, inanılacak gibi değil.

Onun dışında zaten Agu, Grozav ve Yusuf’tan oluşmuş bir orta saha ile nasıl direnç gösterebiliriz ki? Yusuf sağda elinden geldiği kadar çabaladı ancak ters ayakta hiçbir marifeti yok. Gidiyor, gidiyor ama sonunda ya kaptırıyor ya da geriye dönüyor. Aslında Alanyaspor savunmasının ne kadar kötü olduğu attığımız golde belliydi. Birazcık üstlerine gidebilsek çok rahat gol veya goller bulabilirdik ancak üstlerine gidebilecek ne ruh, ne de kondisyon vardı. Maç boyunca Alanyaspor’lu oyuncuların kendi içlerinde kurdukları üçgenleri izlemekle yetindik. Hele 3.golden sonra atabilseler 5 olacak. Ben bir Bursaspor taraftarı olarak böyle bir maç izlemek istemiyorum ve hak etmiyorum.

Gerçekten merak ediyorum acaba ne oldu da bu oyuncular ilk yarının sonlarından başlayacak şekilde bu kadar düşüşe geçtiler, inanılacak gibi değil. Sorun sadece saha içi mi yoksa saha dışında da bizim bilmediğimiz, belki de bilmemezlikten geldiğimiz ya da bize söylenmeyen şeyler mi var?

İlk yarının sonlarına doğru yakaladığımız 7 maçlık seri ile ayakta duruyor farkındasınız değil mi? Biz o seriyi yakaladık, puanları topladık ve şu an onları kullanmaya devam ediyoruz. Bizi rahatlatacak puan ve puanlara acilen ihtiyacımız olduğu aşikar yoksa senaryo çok kötü bir şekilde yazılacak, tıpkı geçen seneki gibi hatta belki daha da kötü.

Deplasmanda 1-0 öne geçtiğimiz maçı kazanmayı başarabilseydik içeride Beşiktaş maçı şölen havasında olacaktı. Gerçi yine tribünler tıklım tıklım olacak ona hiç şüphe yok ama saha içinde bizi nasıl bir oyun bekliyor inanın çok merak ediyorum.

Velhasıl, durum hiçte iç açıcı değil. Şahsen ben hafta sonu ekran başında maçı izlerken çok üzüldüm. Bu takımı böyle görmek beni çok üzüyor. Her ne sizi kendinize getirecekse bir an önce getirmesini temenni ediyorum. Önümüzde çok maç var gibi görünebilir ancak geçen sene yaşananlar ortada. Bir daha yaşanmaması temennisiyle… Cuma günü bizim için fikstürdeki en önemli maçta bütün şehir destekçiniz olacak. Yeter ki sahaya gelirken ruhlarınız ve üstünüzde taşıdığınız formanın sorumluluğu içinizde olsun.

 

 

İlginizi Çekebilir

Kendinize bir sorun!

Halk arasında yaygın bir inanış vardır. Buna göre politikacılar yalan söyler. Bu inanış temelde verilen ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir