Seçim tahminleri üzerine…

Son açıklanan seçim anketine göre Cumhur ittifakı yüzde 50 oranını çok az bir farkla aşıyor. Bunun yanında Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ı yüzde 50’in az altında gösteriyor. Yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalabileceğinin işaretini veriyor. HDP’nin barajın hemen altında olması da bu anketin sonuçlarından.

Bu durumda mecliste Cumhur ittifakı ile Millet ittifakı yer alacak. Yani AK PARTİ, MHP, BBP, CHP, İP, SP olacak. HDP barajı geçemediği için sadece Ak Parti’nin vekil sayısı dahi 300 ün üzerine çıkacak.

Tabii bunlar tahmin. Diğer tahminlerde var. İki şirketin tahmininde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalacağına dair sonuçlar veriliyor. Diğer bütün şirketler Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turda tamamlanacağını ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda rahatlıkla kazanacağını ifade ediyorlar.

Muhalefetin iddiası da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalacağı yönünde seyrediyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın devirmelerini bu umuda bağlıyorlar. Ve Böyle bir durum olursa muhalefetin tamamının ikinci turda muhtemelen Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında ikinci tura kalacak olan Muharrem İnce etrafında toplanacağını sanıyorlar. Bence muhalefet bunun hazırlığını dahi yapmamıştır. Belki onlarda içlerinden “şu iş birinci turda az bir farkla bitse” diye bakıyorlar. 16 Nisan referandum sonuçlarından sonra kullandıkları muhalefetin tamamının sanki CHP’nin oyu gibi gösterme tiyatrolarına devam etme fırsatını yakalamış olacaklar. Ellerinde oynayacakları bir oyuncakları olacak.

Oysaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalsa ne yapacaklarını şaşıracaklar. Keşke ikinci tura kalsa diyorum. Muhalefetin tamamının, yani meclise girememiş olsa da Muharrem İnce’nin yüzde 50‘yi aşabilmesi için HDP’nin oyuna da ihtiyacı olacak. Bu durumda HDP İnce’den kaç Bakanlık ister bilemem. Bir kere İçişleri Bakanlığını kesin ister. Ve bu bakanlığı almadan da desteğini vermez. Düşünebiliyor musunuz daha başka neler olur. Daha ne rezillikler yaşanır. Belki Milli Eğitim Bakanlığını da isterler. Neden istemesinler ki? Muharrem İnce, HDP’nin istediğini yaptırabildiği bir Cumhurbaşkanı adayı olarak ikinci tur seçimlerine girer. Tabi bu işe İyi Parti ve Saadet Partisi ne der? Yoksa onlarda bakanlık pazarlığına mı girerler? İşte bu durumda ferasetli olan seçmen bakın sandıktan ne sonuç çıkarır görün.

Ben şahsen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasından yanayım. İkinci turda Recep Tayyip Erdoğan’ın çok daha büyük bir farkla seçimi kazanacağından eminim. Ve bu oy oranı ile daha büyük bir halk kitlesinin desteğini almış bir Cumhurbaşkanı olarak, Dünya’nın gözünde de farklı bir konumda olacağı kanaatindeyim.

Ancak, tüm bunların sonuçlarından görünen o ki Cumhurbaşkanlığı seçimleri birinci turda tamamlanacak. Benim tahminim, Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda yüzde 55 seviyesini yakalamasıdır. Böyle bir sonuç ilk tur için fevkalade bir sonuç olacak, ikinci tura kalıp 65 alması kadar etkili bir sonuç olacaktır.

Seçim atmosferi içinde Türkiye’nin şu an ki ekonomik verilerine baktığımızda da ikinci turun olmasının ekonomiyi olumsuz yönde etkileyeceği ve aradaki 15 günlük sürede dahi ciddi sermaye çıkışlarının olabileceği endişesi taşımaktadır. Türkiye’nin içine düşebileceği bir ekonomik çalkantının tüm iş çevrelerinde ciddi sıkıntılara neden olacaktır. Seçimlerin ilk turda tamamlanması ekonomiyi rahatlatacak, belirsizlik endişesi içerisine sokmayacaktır.

Şimdi bu durumda hem ekonomi çevrelerine, hem de uluslararası alanda son zamanlarda yapılan anlaşmalara baktığımızda, 24 Haziran seçim sonuçları olarak Ak Parti iktidarının devamı ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin ilk Başkanı olarak görev yapacağını tüm bu çevreler görerek davranışlarını ona göre belirleme vaziyeti zaten almış durumdalar.

Sadece Türkiye içi seçmen değil, dünyadan baktığınızda da Türkiye muhalefetinin bir tutar tarafı olmadığını, asla Devlet yönetebilme kabiliyetinde bir varlık göstermediğini, zaten hiç birinin ciddi olarak buna niyetlerinin de olmadığını görüyor ve biliyor.

Nedir o öyle? Sahnede bisiklete binme, ayakkabı boyacılığı tiyatrosu, apolet sökme kabadayılığı hatta tehdidi, ne dediğini bilmeme, seçmene hem Başkan olacak gibi icraat sözü verip hem de  Cumhurbaşkanın icra gücü olmadığı parlamenter sisteme dönme vaadi.

 

Aslında Muhalefet, muhalefet olarak kendi varlıklarını korumanın derdine düşmüş. Şimdiye kadar var olan oylarının korumak istiyorlar. Koruyacakları oylarla Muhalefetteki kendi küçük dünyalarında varlıklarını sürdürecekler. Zavallı seçmenleri de devamlı “bir daha ki seçime” türküleri söyleyip duracak.

Kim kimi ne kadar kandırıyor acaba?

Seçmenine devamlı seçim zaferi tattırarak iktidar olmayı sağlayan Ak parti mi seçmenini kandırıyor.

Yoksa her seçimde doğru dürüst hiçbir proje üretmeyerek, seçmenine geçerli bir gelecek vaat edemeyen, oylarını arttırmayıp sürekli muhalefette kalarak yenilgi tattıran, onların boynunu büken, bunu yanında kendi koltuklarını koruyan muhalefet partileri mi?

24 Haziran Seçimleri şimdiden Ülkemize Milletimize hayırlı olsun.

Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin 1. Başkanı.

Ak parti Mecliste, 300 üzeri oyla her kanunu çıkarabilecek iktidar gücünde.

“Başkanlık Sistemi” şimdiden hayırlı olsun.

Selam, sevgi ve dua ile…

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Cehalet saklambacı ya da insanlık çukuru

Nida Dergisinin son sayısında, Hikmet Zeyveli’nin cahiliye üzerine bir yazısı yayınlandı. Nida Dergisi, Malatya merkezli ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir