Anasayfa / Yazarlar / Sen ne ayaksın Celal!

Sen ne ayaksın Celal!

Oldum olası siyasetin aile özelinde tartışılmasına hep karşı oldum, olmaya da devam edeceğim.

Bir siyasetçinin ailesi üzerinden tartışılması, seviyesizlik ve ahlak yoksunluğudur bana göre.

Hele ki eşler üzerinden yapılan siyasi eleştirilere, midem bulanarak bakmışımdır. Siyasetçi eleştirilecekse, yaptıkları ya da yapmadıkları ile eleştirilmelidir.

Bunun tek bir istisnası vardır. O da siyasetçi yakınlarının nüfus kullanarak, kendine menfaat sağlaması ve siyasetçilerin de bu duruma göz yumması ya da destek olmasıdır.

Diğer hiçbir durumda, siyasetçinin ne ailesi, ne de yakın çevresi siyasetin konusu değildir ve olmamalıdır.

Bu durum sadece siyasetin etiği değil, aynı zamanda insan olmanın da etik kurallarındandır.

Yakın siyasi tarihine baktığımızda bu türden seviyesiz birçok örnekle karşılaşırız. Rahmetli Özal’ın ailesinden tutundan da, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ailesine kadar birçok siyasetçimiz bu konuda haksızlığa uğramıştır.

Yakın zamanda Başbakanımız Binali Yıldırım’ın eşi üzerinden yapılan ahlak ve vicdan dışı yorumları, midemiz bulanarak takip etmek zorunda kaldık.

Ha bu arada,kimse bu onursuz davranışları demokrasi ve fikir özgürlüğü kapsamındaki eleştiriler olarak yorumlamaya kalkmasın. O zaman bende bu tür düşüncede olan insanlara, aynı kapsamda küfür etme hakkımı saklı tutarım.

Siyasetçinin eşinin ya da çocukların giyimi veya hayat tarzı ile ilgili olarak, kimsenin ahkam kesmeye hakkı yoktur.

Son birkaç aydır ise piyasaya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu sürülmeye çalışılıyor.

Küçümsemek için söylemiyorum ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi olmak dışında, herhangi bir derinliği veya entelektüel bir birikimi olmayan bir insanın, bu kadar gündem edilmesini ne etik bulurum ne de ahlaki.

Yok Celal Kılıçdaroğlu şunu dedi, yok bunu yaptı, yok bilmem nerden nereye yürüdü. Bana be kardeşim. Bu ülkede başka gündem mi yok.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirebilecek birçok konu varken, kala kala Celal Kılıçdaroğlu’nun saçmalıklarına mı kaldık?

İşin perde arkası, aile içi çekememezlik veya kişisel anlaşmazlıkların olduğu kabak gibi belli olan bu olayı, siyasete konu malzemesi yapmak etik olmaz.

Özellikle bu noktada geçmişte ve günümüzde ciddi mağduriyetler yaşamış olan Ak Parti’nin, bu noktada daha dikkatli ve duyarlı olması şarttır.

Muhafazakar geleneği temsil eden bir partinin bu noktadaki hassasiyetin diğerlerine göre çok daha fazla olması gerekir.

Son olarak, iki gün önce Ak Parti Genel Merkezi’ne gelerek üyelik başvurusunda bulunan Celal Kılıçdaroğlu’nun bu şovuna, Ak Parti Genel Merkezi tarafından verilen tepkiyi, siyasetin etiği anlamında kutlamak gerekiyor.

Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklanma da “İlgili kişinin AK Parti’ye üyelik talebi, etik nedenlerle kabul edilmeyecektir. AK Parti, kuruluşundan bugüne üyelik çalışmalarını titizlikle yürüten ve belli ilkeler ışığında bu başvuruları karara bağlayan bir partidir. Bu çerçevede şu hususu özellikle belirtmekte fayda var; AK Parti, hiç kimsenin şahsi hesaplaşmasına zemin yapılacak bir parti değildir. Partimiz aynı şekilde aile mahremiyetinin korunmasına da büyük bir önem vermektedir.” Denilmiştir.

Ak Parti Genel Merkezi’nin bu tavrı, umarım herkes için bir örnek teşkil eder. Bu tavır, siyasetin saygınlığı ve güvenirliğinin artırılması adına önemli bir adım olarak görülmelidir.

 

 

İlginizi Çekebilir

NATO ve gladyo

Norveç’teki NATO skandalı sıradan bir olay değildir.  Bunu şu anda Türkiye’nin tüm yetkilileri ve muhalefet ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir