Anasayfa / Yazarlar / Sir Alan Duncan! 

Sir Alan Duncan! 

Gazeteler, televizyonlar bas bas bağırıyor;

“İsrail’in Londra Büyükelçiliğinde görevli Shai Masot, bir restoranda İngiliz parlamenterleri itibarsızlaştırma planlarını anlatırken gizli kameraya yakalandı. Masot’un özellikle Filistin yanlısı görüşleriyle bilinen İngiltere Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika’dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan’ı hedef aldığı görüldü.”

Sir Alan Duncan tanıdığım, zaman zaman sohbet ettiğim, bölgesel konuları tartıştığım biridir. Göçek’e tatile geldiğinde tanışmıştık. Hemen yakınımızdaki villayı kiralamıştı. Birlikte birkaç akşam yemeği yedikten sonra da samimiyeti ilerletmiştik. Bu haberi görünce Alan’ı arayıp, “Neler oluyor?” diye sordum.

Alan bana, “Bu soruyu gazeteci olarak mı, yoksa bir arkadaşım olarak mı soruyorsun?” deyince söyleyeceklerinden bazılarını yazmamamı istediğini anladım elbet. Gazeteci olarak sorduğum sorunun cevabı; “O konu kapandı.” Oldu. Arkadaş olarak sorduğumda ise yazmak için izin alabildiğim bölüm kısa ve öz oldu;

“Gizli servisler, diğer ülkeleri manipüle etmeyi pek sever. Beş on yıl önce sizi nasıl manipüle ettiklerini bir düşün. Hala uğraşmıyorlar mı sanki?” deyiverdi. Bundan sonra dediklerini ise yazmamam kaydıyla söyledi. O yüzden o bölüme hiç girmeyeceğim.

Ancak, şu var ki, Türkiye’nin artık vesayet kabul etmediği, yabancı gizli servislerin manipülasyonlarına karşı koyduğu yani artık o eski Türkiye olmadığı ve çok güçlendiği artık yabancılar tarafından da yavaş yavaş anlaşılmaya başlanmıştır. İdrak etmedeki bu gecikmenin tek nedeni ise kabullenmekte güçlük çekmeden ibarettir. Bize kuduz köpekler gibi saldırmalarının nedeni de budur. ABD ve Avrupa kendi işine geleni yaptıramadığı, bileğini bir türlü bükemediği Sayın Cumhurbaşkanımıza bu nedenle muğberdir.

İçeride ise durum bildiğiniz gibi değil.

Ahmet Hakan nostaljik olmuş, Saadettin Teksoy, Uğur Dündar, Yıldo gibi tiplerin popüler olduğu günlere olan özlemini yazıyor. Kemal Kılıçdaroğlu ise daha da eskiye dalıp gidiyor.

CHP Genel Müdürü, ilişkili ancak başka nedenlerle saldırıyor. O düzenin bozulmasından şikâyetçi. Eski düzende hiç olmazsa bir koalisyona girebilme umudu varken, Başkanlık sisteminde sittin sene böyle bir şansı olamayacağından bileniyor da bileniyor. Bakın son zamanlarda sıkı bir Türk milliyetçisi de oluverdi.

Mete Han’dan, yani Oğuz Han’dan bahsetmeye başladı. Artık kim akıl verdiyse… Ne diyor Kılıçdaroğlu?

“Dün yayınlanan KHK ile kışlaya siyaset soktular. Mete Han’dan bu yana gelen emir komuta zinciri alt üst edildi. Kendisine milliyetçi diyen vatandaşın durup düşünmesi gerekir. Mete Han’dan beri süregelen emir komuta zinciri yok edildiyse ben onların milliyetçiliğini sorgularım”

Neremle güleceğimi şaşırdım bu haberi duyunca. Yahu bu adam Mete Hanları falan da bilir miymiş? İyi hoş da bu CHP’nin genel müdürü değil miydi? Nasıl oluyor da birden bire Nihal Atsız’cı kesiliyor?

O şimdi bilmez. Ben anlatayım.Bak Kemalciğim, Wikipedia ’da bu Metehan ile ilgili ne yazıyor?

“Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluş tarihi 1363 yılı olarak kabul edilmekteydi. Nihal Atsız 1963 ve 1973’te Türkiye Kara ordusunun kuruluş tarihinin Mete’nin tahta geçtiği MÖ 209 olması gerektiğini yazmıştır. Atsız’ın görüşlerini benimseyen Yılmaz Öztuna da 1968’de Cemal Tural’a Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluş tarihinin MÖ 209 olması teklifini yaptı. Sonraları, T.K.K kuruluş tarihi MÖ 209 olarak değiştirildi.”

Tabi Kemal bunu da anlamamış. Ya da mabadından anlamış. Eğer dediği gibiyse emir komuta zinciri falan değişmiyor. Aslına dönüyor demektir. Kemalciğim; sen anlamadığın, onun bunun dikte ettirdiği şeyleri söyleme artık istersen.

Bak, rezil olup duruyorsun…

 

 

İlginizi Çekebilir

Kudüs ile hatırladıklarımız

Gündem aniden değişti. Dünya gündeminin tam ortasına KUDÜS oturdu. Aslında gündem değişmeseydi, ABD’de devam eden ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir