Terörün piri

Paganlar açısından ortalığın karıştırılmasının elzem olduğu hallerde arz-ı endam eden, misâlî levha’sı arşivlerimizde çokça bulunan malum zat yine kendini göstermiş. Kendi işlerine gelmediğinde müstakil mahkemeleri güdümlü olarak lanse eden, işlerine geldiğinde “bak adil yargı var!” lafını dillerden düşürmeyen, yerli fail-i müşterekleri gibi konuşan bu madam bu sefer de başka bir vecize! Yumurtlamış.

Efendim, neymiş? 9 Ekim 2014’te HDP Diyarbakır il başkanlığında yaptığı açıklama, 18 Aralık 2015’te Diyarbakır’da Ertuğrul Kürkçü ve Kamuran Yüksek ile hendekler ve buna bağlı eylemlere dair yaptığı açıklamalar, 26 Aralık 2015’te Demokratik Toplum Kongresi’nde yine hendek barikatlarla ilgili açıklamaları, 3 Mart 2016’da Diyarbakır Yenişehir Belediyesi önünde bir PKK’lı teröristin cenazesiyle ilgili yaptığı açıklama ve beyanları nedeniyle PKK/KCK ile paralel hareket edip 50 kişinin öldüğü Kobani protestoları için halkı tahrik etmekle suçlanan Demirtaş serbest bırakılsınmış…

Hollandalı parlamenter ve AP Türkiye Raportörü Kati Piri, Facebook hesabı üzerinden #FreeDemirtaş (Demirtaş’a özgürlük) etiketiyle yaptığı açıklamada, HDP’nin adayının cezaevi hücresinde seçim kampanyası yapmak zorunda bırakıldığını söylemiş. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile İYİ Parti’nin adayı Meral Akşener’in de Demirtaş’ın serbest bırakılması için çağrı yaptığını da itiraf eden Piri, “Ancak o zaman adil bir seçim kampanyası yürütülebilir” demiş. Bu kadın bu işin piridir. Neye, kime ve ne zaman destek vermesi gerektiğini bilir. Arada iş birliği yaptıklarının adlarını da ifşa etmiş ama onun açısından mesele değil. Gerçi bu işbirlikçiler açısından da pek mesele değil. Onlar bunu bir görev olarak görüyor. Onlarca kişinin, kanına bulaşmış ellere destek vermeyi şiar addediyorlar…

BEYİN MESELESİ

Konuyu değiştirip biraz da spordan bahsedelim.

Fenerbahçe’de Ali Koç başkan seçildi ya, işi birdenbire karıştıranlar oldu. Kafaların çok karışık bazı zavallılar bir spor kulübünün başkanlık seçimini genel seçim provası falan zannetti, ya da algı yönetiminde kullanmak üzere yorumlayacak kadar salak olduklarını gösterdiler. Bazı tatlı su kurnazları sarıldı kaleme, “Atatürkçü mesajlar” verdirtti. Bazıları da bu spor kulübü başkanlık seçiminin Türkiye’nin Cumhurbaşkanı seçiminin göstergesi olduğu gibi bir zırvayı dile getirmekten kaçınmadı. Ne kadar beyinsiz olduklarını kendi ağızlarıyla teyit ettiler yani. Bazı sosyal medya beyinsizleri de bunu paylaşıp kendi beyinsizliklerini sergilediler. Parası bol olan biri ben kulübü paramla ihya edeceğim vaadiyle almış başkanlığı… Bunun siyasetle ilgisi ne? Bunlar sonra da oturup neden sittin sene seçim kazanamadıklarını düşünüp duruyor. Bu gidişle sittin sene de kazanamazlar. Telefonlara gönderdikleri “Biz kazanıyoruz.” Mesajlarına kendileri bile inanmıyor zaten…

 

 

İlginizi Çekebilir

Cehalet saklambacı ya da insanlık çukuru

Nida Dergisinin son sayısında, Hikmet Zeyveli’nin cahiliye üzerine bir yazısı yayınlandı. Nida Dergisi, Malatya merkezli ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir