Türkiye’nin ayakta kalma formülü

Evliyanın birine hiç keramet göstermiyorsun diye sitemde bulunmuşlar, “ayakta duruyorum ya” diye cevap vermiş. Düşünüldüğünde derin anlamları olan bir cevap, ayakta durabilmek gerçekten de büyük keramet. Bilim adamlarına göre dış basıncı dengeleyecek iç basınç sayesinde insan ayakta kalabiliyor. İnsan tekinin ayakta kalabilme kerametini seksen milyondan oluşan daha büyük bir insan olan ülkemize uyarlarsak Türkiye dış basınca karşı geliştirebildiği iç basınç sayesinde ayakta durabiliyor ve bir anlamda keramet gösteriyor.

Küresel güçler uzunca bir süre Türkiye’yi içeriden yıkmayı, en azından karıştırıp zaafa uğratmayı denedi, bunu başaramayacaklarını anlayınca da taşeronların işine son vererek gerçek kimliği ile karşımıza dikildi, Türkiye artık Amerika’nın başını çektiği dış basıncın açık tazyiki altında.

Evliyalarla başladık devam edelim Allah dostlarının uyguladığı basit bir sabır testi varmış, karşılıklı olarak işaret parmaklarını birbirlerinin ağzına vererek ısırmaya başlarlarmış, kim önce pes ederse imtihanı kaybedermiş. Bir süredir Amerika ve Türkiye’nin durumu da budur ve direnen kazanacak sabır testinden başarıyla çıkacaktır.  Parmağı kaybedebiliriz ancak bu testi kaybetme lüksümüz yok, bu testten galip çıkmak zorundayız.

Başa dönüp devam edersek dış basınca karşı içeride yeterince karşı basınç üretmeye devam etmek ayakta kalmak için olmazsa olmazımız. Dış baskılar içeriyi çökertmek şöyle dursun tersine Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve hükümetine ekstra bir güç sağlıyor. Çünkü şu an Türkiye’yi üstat Necip fazıl’ın  “ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın” mısralarından ilham alan kadrolar yönetiyor.

Reza Sarraf üzerinden Türkiye’ye racon kesmeye kalkan Amerika Erdoğan’ı telefonla arayıp “artık PKK/PYD’ye silah vermeyeceğiz” demek zorunda kalıyor. Bu Türkiye’nin sabır testini ve sinir savaşını kazanmak üzere olduğunun en önemli göstergesi…

Hükümet en şedit muhalifleri de dâhil dışarıya karşı birlik beraberliği sağlamak zorunda. Hatta bu zorunluluk sadece misakı milli ile de sınırlı değil, tarihsel bağlarımız olan gönül coğrafyalarımızı da kapsıyor. Kuran Fetih suresinde bize rehberlik ediyor ve kime karşı şiddetli kime karşı merhametli olmamız gerektiğini söylüyor. Ayakta ve hayatta kalmak istiyorsak formül belli, iç basınç dış basıncı karşılamalı. Ne yapıp edip içeride bu direniş enerjisini üretebilmeliyiz.

 

 

İlginizi Çekebilir

Çocuk beyni, ormanda gelişir

Orman okullarında 20 yıldır çocuk yetiştiren pedagog Hildegard Uhle, geniş hareket alanları ve doya doya ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir