Türkmen kenti kuşatıldı

Irak ordusu ve Haşdi Şabi milisleri, 16 Haziran 2014’ten bu yana terör örgütü DEAŞ’ın elinde tuttuğu Telafer kentini birçok yönden kuşattı. Çoğunlukla Türkmenlerin yaşadığı Telafer’ın DEAŞ’ın elinden kurtulduktan sonra Türkmenlerin kontrolüne geçmesi ise oldukça zor gözüküyor. Türkmen birlikleri her defasında operasyonların Türkiye Cumhuriyeti bilgisi doğrultusunda yapılması gerektiği ve de operasyona Haşdi Şabi milislerinin katılmasını istemediklerini her fırsatta dile getirdiler. Olaylar artık yayından çıktı. Haşdi Şabi, Irak ordusu ile birlikte kenti kuşattı. Kuşatmanın DEAŞ’ın Suriye’den lojistik destek sağladığı hattın kesilmesi sonrasında gerçekleştiğini öğrenildi. Bu kuşatma başarılı olur mu? Türkmenler bölgede tekrardan rahat bir yaşam süre bilir mi? Soruları ise şuan için cevapsız kalıyor. Fakat Haşdi Şabi gerek silahlanması, gerek İran’dan aldığı destek, gerekse sayı bakımından bölgedeki diğer örgütlere büyük bir üstünlük sağlıyor. Daha önceki ‘DEAŞ bitecek ama sular durulmayacak’ başlıklı yazımda da belirtmiş olduğum Haşdi Şabi’nin amacına tekrardan değinmek istiyorum.  DEAŞ ile mücadelede geri alınan şehirlerin çoğunluğu işgalden önce Sünnilerin elinde bulunuyordu. Fakat DEAŞ’tan kurtarılan bu şehirler Sünnilere geri verilmiyor. Sünniler kendilerine ya yeni yer aramak zorunda kalıyor ya da Haşdi Şabi’nin kontrolüne girmek zorunda kalıyor. Haşdi Şabi’nin hedefi kısaca Şii nüfuzunu yayarken, Sünnileri bölgeden silmeyi amaçlıyor.  Bu olaya üstü kapalı DEAŞ mücadelesi adı altında gizlenen bir mezhep savaşı da diyebiliriz. Türkmenler de bu kısır döngüyü bildikleri için Haşdi Şabi milislerini bölgelerinde haklı olarak istemediler.

Telafer’de bir diğer ilginç bir olay ise ABD’nin askeri üs kurup kurmadığı konusudur. Ortak Operasyonlar Komutanlığı sözcüsü Tuğgeneral Yahya Resul, “Telafer’de hiçbir ABD askeri üssü bulunmuyor. ABD güçleri ve koalisyon güçlerinin (DEAŞ ile mücadeleye) katılımı yalnızca hava operasyonları ve istihbarat paylaşımı ile sınırlı.” ifadelerini kullandı. Yahya Resul bu ifadeleri kullandı kullanmasına fakat,  Irak ordusunda görevli Yarbay Mehdi el-Hafacı, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Telafer ilçesi yakınlarında ABD’ye ait askeri bir üssün inşa edildiği, üssün ABD ile Irak birlikleri arasında geçen hafta Musul’un batısındaki Zemmar bölgesinde yapılan görüşmeler doğrultusunda yapıldığını belirtmişti. Üssün, Telafer’in terör örgütü DEAŞ’tan kurtarılması operasyonları kapsamında hizmet vermesinin beklendiğini ifade eden Hafacı, inşaatın yaklaşık yüzde 50’sinin tamamlandığını, özel danışmanlar başta olmak üzere ABD birliklerinin zırhlı araçlarla üssün kurulduğu bölgede konuşlandığını aktarmıştı. Açıklamalardan da anlaşıldığı üzere bölge büyük oyun dönüyor. ABD’nin Telafer’e üs kurması, Haşdi Şabi milislerinin mezhep politikaları, İran ve Irak’ın aynı doğrultuda hareket etmesinin altından yeni bir savaş dalgası çıkacaktır. Bu oyunların amacının,  Türkiye’nin bölgede söz sahibi olması, bölgede yaşayan Türkmenlerin çoğunlukları ve Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin gerçekleştirmek istediği referandumun bir parçası olduğunu düşünüyorum. Türkmenleri evlerinden topraklarından edildiği, Büyük İsrail projesinin yeşerdiği, Irak’ın bütünlüğünün sona ermesi, Türkiye’nin sınır güvenliğinin daha bir çıkmaza girmesi gibi sonuçlar bizleri bekleyebilir.

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir