Yani, olmuyor

Bu hafta itibari ile artık tehlike çanları benim nazarımda çalmaya başladı. İşin matematiği, istatistiği falan olduğu sürece bu sene de son ana kadar çırpınmaya devam edeceğiz gibi duruyor.Bu haftaya kadar bir sürü olumsuz şey söyledik işte kötü futbol, oynanamayan futbol, yeri geldi olumlu anlamda taktik belli skor net dedik, Beşiktaş maçında takım şahlandı buradan yürür gider dedik ama maalesef önce deplasmanda Akhisar mağlubiyeti ardından içeride Yeni Malatya beraberliği ile aslında işlerin hiçte iyi olmadığı, bizi ayakta tutan şeyin ilk yarının ortalarında yakalanan 7 maçlık seri olduğu bir kere daha gün yüzüne çıkmış oldu.

Kazanamadan geçirdiğimiz her hafta sonrasında ligin alt sıralarında yanıp tutuşan aleve biraz daha yaklaşmış oluyoruz. Farkındaysanız ligin 16.sırasındaki takım ile aradaki puan farkı sadece ALTI.3 puanlık sistemde kapanması hiçte zor olmayan bir puan farkı. Yine kabuslarla, saç baş yolmalarla geçecek bir bahar daha mı bizi bekliyor? Bence evet.

Peki ya sorunun ana kaynağı sizce ne? Yönetim mi? Hoca mı? Oyuncular mı? İsterseniz şöyle bir sırayla bakalım…

Sorunun kaynağı yönetimse yapılacak en güzel şey ne olabilir? Hepsinin aynı anda istifa etmesi mi? Diyelim ki ettiler, sizce ne kadar mantıklı? Ligin 22.haftası itibari ile istifa etseler, kalan 12 haftada neler düzelir ya da mevcut başkana rakip bir başkan adayı var mı? Bu şartlar altında mevcut yönetimle sezon bitirilip sezon sonunda oluşacak zemine göre hareket etmek benim nazarımda daha mantıklı diye düşünüyorum.

Sorunun kaynağını Fransız hoca Le Guen olarak değerlendirirsek; geldiği zaman yarattığı heyecanı hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Sahip olduğu futbolculuk ve teknik adamlık kariyerini sorgulayacak durumda değiliz diye düşünüyorum. Yönetimin tabiriyle “dünyanın en iyi 15 teknik adamından biri” değil mi? Şu an onun istifası ne kadar mantıklı? Yerine gelebilecek adaylar kimler ya da gelenin gideni aratmayacağından nasıl emin olabiliriz?

Şimdi de sorunun kaynağı olarak futbolcuları değerlendirelim, sırayla bakalım. Kalecin son yıllarda Türkiye’de ki en formda kalecilerden biri. Stoper hattı bence Süper Lig seviyesinde hatta bir tık üstünde. Sol bekin fiyatı milyon eurolar, orta sahada dünya futbolunda gelecek vaat eden Agu-Badu, ilerlemiş yaşına rağmen Batalla, Türk futbolunun belki de en iyi sol ayaklarından biri Yusuf, Osmanlı’da oynadığı futbolla beğeni toplamış Delarge, hücum hattında ligi bilen Stancu, Fenerbahçe’de oynadığı futbolla herkesin saygı duyduğu Sow filan diye gidiyor. Kembo’yu, Bostock’u, Shehu’yu filan hiç saymıyorum. Bence yedeği ile ası ile ideal bir kadro. Ama sonuç ortada. 22 hafta sonunda bu kadronun toplayabildiği sadece 27 puan, ne yazık!

Uzun lafın kısası artık yapılacak tek şey ligin kalanında hep beraber bu durumdan kurtulmaya çalışmak. Yönetimi, hocası, oyuncusu, taraftarı, kısacası HERKES. Fikstüre baktığımızda “kesin kazanırız” diyebileceğimiz maalesef bir maç bile yok. Her maç final havasında olmalı. Konsantrasyon ona göre sağlanıp, alt bölgeden uzaklaşmak için ne gerekiyorsa yapılmalı. Yapılmalı ki bahar bize de gelsin. Yoksa bu takımın gidişatı hiç ama hiç iyi değil. Baharı, formanda gururla taşıdığın YEŞİL gibi görmek dileğiyle.

İlginizi Çekebilir

Çocuk beyni, ormanda gelişir

Orman okullarında 20 yıldır çocuk yetiştiren pedagog Hildegard Uhle, geniş hareket alanları ve doya doya ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir