Anasayfa / Yazarlar / Yola devam

Yola devam

Ziraat Türkiye Kupası’nda deplasmanda alınan 2-0’lık galibiyetin ardından çıkılan rövanş maçında da skor yine değişmedi ve timsah bir sürprize izin vermeyerek Adanaspor’u saf dışı bırakıp kupada ki yürüyüşüne devam etti. Skor tatminkâr, son 16’ya adımızı yazdırmak güzel ancak söylemek istediğim bir kaç şey var.

Türkiye Kupası son yıllarda eski şaşalı günlerinden uzak bir hal almış durumda. Önceden takımların şampiyonlukla birlikte en önemli hedefiyken son yıllarda çoğu takım için hocaların rotasyon yaptıkları, as oyuncularını dinlendirip kadroda fazla yer bulamayan oyuncularına görev verip performanslarını gözlemledikleri bir platform haline geldi. Aslında kupayı kazanan takımın UEFA Avrupa Ligi’ne doğrudan katıldığını göz önünde bulundurursak oldukça önemli olması gerekir diye düşünüyorum.

Bu bağlamda Bursaspor da kupada rotasyona giden takımlardan bir tanesi. Le Guen de son Fenerbahçe maçının 11’ini tamamen değiştirip, az forma şansı bulan oyunculara yer verdi rövanşta. Ne yazık ki bu oyunculardan as kadroya göz kırpabilen oyuncuların sayısı bir elin parmaklarını geçmez hatta belki daha bile az. Biraz daha derine inecek olursak; Merter, İsmail ve Deniz, tahammül sınırlarını zorlayan futbollarını oynamaya devam ediyorlar. Sahada hiçbir şekilde varlık gösteremiyorlar. Deniz ilk geldiği zamanki halini mumla aratmaya, günden güne futboldan uzaklaşmaya devam ediyor. Bitiricilik yok, top kontrolü yok, istek yok, mücadele yok. Bırakın hücum hattına alternatif olmayı, Bursaspor’da futbolcu olmaya bile alternatif olamayacak böyle giderse. İlk zamanlarında neredeyse vurduğu gol olan, azmi, hırsı, çalışkanlığı ile bir anda taraftarın en beğendiği isimlerden biri olan Deniz’i özlüyoruz ve onu böyle gördükçe üzülmeye devam ediyoruz. Merter ve İsmail’in bu takıma neden alındıkları konusunda ise en ufak bir fikrim hala yok. Üstüne o formayı giyen bir futbolcudan görmemiz gereken hırsı, mücadeleyi, teri ne yazık ki çok az futbolcudan görebiliyoruz. O azlardan bir tanesi Yusuf. Uzun bir aradan sonra çıktığı maçta resmen döktürdü. Golleri tek başına yarattı, yetmezmiş gibi hem hücumda hem de savunmada sol tarafı nakış gibi işledi. Bu performansı ile Aziz’e forma rekabetinde bir mesaj gönderdi diyebiliriz. John’un sağ taraftaki performansı, son haftalarda Barış’tan göremediğimiz hücum varyasyonlarındaki eksikleri tamamlaması takım adına olumlu görünen taraflardan biriydi. Sinan her ne kadar ıslıklansa da bence elinden geleni yaptı ve performansının maksimumunu gösterdi. Furkan ilk maçın aksine bugün oyuna ağırlığını koyamadı ve Batalla’nın istikrarsız performansı ve Jorquera’nın ilk yarıyı kapatmasınının ardından orta sahaya alternatif olabilir mi sorularına olumsuz yanıt verdi. Mösyö’nün de dediği gibi, yetersiz. Alt yapıdan yetişen Rüştü’nün gerçek mevkisi stoperde gösterdiği performans ve oyuna sonradan giren Kofi’nin isteği de takım adına olumlu parçalar olarak göründü.

Her ne kadar tur atlansa da takım sinyaller vermeye devam ediyor. Kupada belli bir seviyeye kadar rotasyonlu kadrolar görmeye devam edeceğiz. Takviye kesinlikle şart. Takımın her hattına en az 1 oyuncu transferi gerekiyor. Alınacak oyuncular takımda direk oynayamasalar bile forma rekabeti açısından as oyuncuları zorlamalılar çünkü rotasyona gidilebilecek kadro maalesef yok. Devre arası doğru takviyeler yapıldığı taktirde kupada timsah yürüyüşünün sonuna kadar sürebileceği aşikar. Lig yarışı önemli tamam ama asıl hedef kupa olmalı çünkü “doğrudan Avrupa”nın anahtarı sezon sonunda Batalla’nın ellerinde yükseldiğini görmek istediğimiz Türkiye Kupası.

 

.

İlginizi Çekebilir

Doğunun ortasında kadın olmak

Ortadoğu coğrafyası için yerkürenin en devingen / en değişken parçası dense yeri var. Denilebilir ki, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir