Zavayid…

Bu kelime ‘Zaid’ kelimesinin çoğulu ‘Zevaid’ kelimesinden bozma bir kelime olduğunu düşünüyorum. Zavayid kelimesi son 15-20 gündür aile literatürümüze girmiş bir kelimedir.

Arz edeyim.

2.5 senedir evimizde bizimle birlikte yaşayan kedimiz ‘Ponti’ evimize geldiğinden beri kendisini desturla sevdiren, tüm aile üyelerini tırmalayan, sebepsiz yere saldıran bir kediydi. Kendisinden korunmak için elimizin altında her zaman kolonya bulundurmak zorundaydık. Zira kolonya kokusundan başka korktuğu/ kaçtığı başka bir savunma silahı geliştiremedik. Biz onun vahşiliği ile birlikte yaşamaya alışmıştık ki, Evimize Ponti’nin yarı kilosunda 1 yaşında başka bir kedi almak zorunda kaldık. Uzun zamandır yolumun üzerinde, sokakta yem verdiğim ‘Sürmeli’ yağmurun altında, soğukta bir trafonun çatısında 2 gün mahsur kalıp, itfaiye yardımıyla kurtarınca, acıdık, eve aldık.

Bi de ne görelim, kendinden başka hiçbir canlıya yaşam hakkı tanımayan Ponti, süt dökmüş kedi moduna girdi. Korkusundan yatak odasında, gardrop çekmecesinde,  yorgan hurcunun üstünde uyur hale geldi. Aradan geçen 20 günde hala Sürmeli’nin bir ‘Kıhh’ demesi arazi olması için yetiyor da artıyor bile.

İşte ‘Zavayid’ kelimesi Ponti’nin sünepe, korkak, sümsük, şahsiyetsiz, dirayetsiz halini nitelemek için hanımın, rahmetli anneannesinden hatırladığı bir kelime olarak literatürümüze girdi. 27 yıllık evlilik hayatımızda bu kelimeyi bir kere bile duymamıştım hanımın ağzından. Ponti sayesinde başkaca kişiler için de kullanır olduk.

Mesela Payitaht Abdülhamid dizisinde ‘Şehzade Abdülkadir’ için kullanıyoruz. Diriliş Ertuğrul dizisinde ‘Dündar bey’ için kullanıyoruz. Geçenlerde Karar gazetesi genel yayın yönetmeni Mustafa Karaalioğlu’nun Zarrap davası ile ilgili yazdığı/ gevelediği şeyleri  okuyunca onun için de kullandım. Bazı dirayetsiz bürokratlar ve siyasetçiler için kullanıyorum. Bir de Kılıçdaroğlu ve daha çok CHP’liler için kullanıyorum bu kelimeyi.

Neden CHP’liler için kullanıyorum?

CHP’liler neredeyse yüz yıldır batılı değerler adına bu millete/ yerli halka/ ahaliye çemkirip durdular. Halkın seçtiklerini tırmalayıp durdular. Darbe yaptılar. Halkın seçtiklerini astılar. Halkı ve değerlerini aşağıladılar. Yaşam ve düşünce tarzı dayattılar. Buna karşılık yerli halkın kendilerine karşı bizim Pontiye karşı bulabildiğimiz bir kolonyaları bile olmadı. Halk bunların tırmalamalarını, çemkirmelerini neredeyse kanıksadı ve bununla yaşamaya alıştı ki, Fettö çıkageldi. Onların, ahalinin seçtiklerine karşı düşmanlık duygularını istismar ederek resmen ‘tarlalarını sürdü’ Fettö partinin başına çapsız bir kayyum atadı. 80-90 yıllık partilerini ellerinden aldı. Eski Kemalist Monşerleri, emekli askerleri kapıya koyması yetmezmiş gibi ‘Harim-i Namusundan’ kurucu liderlerinin resimlerini bile indirdi. Fettö onları ‘imam’larının peşine taktı, şehiraşırı yürüttü. Hiçbir haysiyeti olmayan birer tetikçi yaptı.

Kadim CHP’liler ne yaptı peki?

Yorgan hurcunun üstüne, gardrop çekmecesinin içine saklanmayı tercih ettiler. Öyle bir sünepe, sinmiş hale geldiler ki, sadece ahaliye -o da ancak Fettö’nün verdiği görev kadar -çemkirir oldular.

Zaman zaman seçimlerden sonra gazlarını alacak kadar cılız bir ‘muhalif ses’ çıkardılar. Ama o da uzun sürmedi. Ne gösteriliyorsa onlara, ya da ne görüyorlarsa yemek için bile hurçtan inemiyorlar aşağıya.

Ha bir de en fazla yaptıkları şey ‘Fettö yü siz sardınız memleketin başına’ gibi ezberlerini tekrar ederler. Bunun da kendilerinin zavayidliklerine bir faydası yoktur ama, en azından topu taca atmalarına yarıyor. Gerçi ‘Erdoğan’ şimdiki patronlarını suya götürüp susuz getirdiğini ve hala da onlardan ‘ne koku, ne yankı, ne de bir boya’ kalmayıncaya kadar kovalamaya kararlı olduğunu da biliyorlar.

Şimdi iyice zavayidleşmiş CHP’lilere sesleniyorum:

İnin şu hurçların üzerinden.

Çıkın o çekmecelerden.

Toplayın kendinizi.

Muhtaç olduğunuz kudret tırnaklarınızda mevcuttur.

İlginizi Çekebilir

Bedelli askerlik yanlıştır

Son günlerin en moda konusu bedelli askerliktir. Bedelli askerlik ne demek, ne zaman nasıl icat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir