Algıcı Kılıçdaroğlu ve Kuvayi Milliye!

Kuvayi Milliye, yani paramparça edilerek vatanı elinden alınmak istenen bir milletin vatanın her metrekaresinde silahla, taşla, sopayla ayağa kalkıp, Kurtuluş Savaşı’na giden yolda destansı bir kahramanlık göstermesinin adı.


 Adı milli kendi milli, özü milli, sözü milli. 
Türk toprağına gözünü diken kim varsa onun gözünü çıkarmaya yeminli bir halk iradesi… Tarihin gördüğü en büyük millet hareketlerinden biri hatta birincisi
Vatanını kurtarmak için öyle başka devletlerden, başka güçlerden bir beklentisi olmadan son nefesine son ocağına kadar mücadeleye tutuşmuş bir halkın destanı. Mazlum milletlere umut olan bir milli mücadelenin ismidir kuvayi milliye.


Önceki gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir açıklama yapıyor. "Dünyaya sesleniyorum: Beni Erdoğan'la karıştırmayın. Kuvayi Milliye geleneğinden geliyorum. Kimse kaçtığı yere askerimi bekçi; ülkemi de mültecilere açık hapishane yapamaz!"
HDP’yle yani bu ülkenin topraklarına göz diken şerefsiz bir terör örgütünün siyasi ayağı olduğunu inkar etmeyen bir yapıyla gizli ittifak yapan Kılıçdaroğlu söyledi bu sözleri. Kendi vekilleri HDP il binalarından ayrılmayan Kılıçdaroğlu
Darbe kalkışması olursa o tankların önüne ilk ben çıkarım” dedikten sonra 15 Temmuz darbe girişimi gecesi tankların arasından geçin Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine sığınan ve oradan kendi saklanırken televizyon karşısında milletin kahramanlık destanını izleyen Kılıçdaroğlu
Twitter hesabından İngilizce ve Türkçe bir paylaşımda bulundu Kılıçdaroğlu


Ben haram yemedim. Geliyoruz ve şimdiden söyleyeyim, çok çetin müzakereler sizi bekliyor. Yok öyle!
Ne işimiz var Suriye’de ne işimiz var Doğu Akdeniz’de açıklamaları yapan Kılıçdaroğlu söylüyor bunları. 
Ne yazık ki Türkiye’nin en büyük eksikliği ciddi bir muhalefetin olmaması. Bu genel siyasette de yerel siyasette de aynı. 
Genel siyasette Kılıçdaroğlu ve ekibi savrulup dururken, yerel siyasette ise yalan siyaseti ile algı oyunlarıyla milleti kandırmaya yönelik bir yöntem izliyorlar. Yalancının mumu misali her yalanları bir saat bile devam etmezken,  en önemli başarıları utanmama durumunu gayet iyi başarıyorlar. 
Genelden başlayarak yerele kadar inen bu yalan, palavra ve algı siyasetiyle yol yürüyen CHP’nin ne memlekete ne de kendi seçmenine zerre faydası olmadığı gibi, yıllardır iktidar görmeyen seçmenini istismar etmekten de ileriye geçemiyorlar. 
Oysa yapıcı ve olumlu zorlayıcı muhalefetle yüzde 25’i geçme imkanı olabilecekken, yıkıcı yalana dayalı ve düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı on yıllardır bir milim ilerlemelerine imkan vermiyor. 
Yine ajansın yalan dolan propaganda teknikleri ile erken seçim vs rüzgarı estirmeye çalışan Kılıçdaroğlu ekibi, seçim olabilir ayağına kongrelerini iptal etti. 
Tabandan da ne yazık ki ses çıkmadı. Belki zor olsa da bir yenilenme ile yeni bir umut yüklemesi yapabilirdiler ancak CHP üst yönetiminde herkesin keyfi yerinde, sokaktaki CHP’li de bitmeyen umutla yaşamaya devam etmekten başka çıkar yolu yok. 
Ne yazık ki CHP’nin tabanının anlamadığı çok kritik bir nokta var. CHP üst yönetiminin ve siyasi aklının yalanlarını kendilerinden başka yiyen yok. Yalan dolan algı siyasetinin sonucunu her sandıkta görüyoruz. CHP’nin bu zihniyetten kurtulmadan iktidar iddiası falan olmasına da imkan yok. Keşke CHP tabanı kendi partisine sahip çıksa ve sol ve Kemalist kesim ağırlığın koyarak partilerini özüne döndürebilseler. 


 

YORUM EKLE

banner19

banner24