Artık çok geç

Geçtiğimiz senelerde Türkiye’nin en büyük beyaz eşya ve elektronik parça üreticisinde stajını yapan arkadaşım mezuniyet sonrası staj yaptığı ofisi ziyaretinde yaşadığı hadiseyi benimle paylaşmıştı. Arkadaşım, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun uzman yazılımcıların çalıştığı ofisi ziyaretinde çalışanların neredeyse çoğunun yerinde olmadığı görünce şaşırmış. Bu durumun sebebini sorunca aldığı cevap ise çok kısa ve vurucu olmuş: “Hepsi yurt dışına kaçtı”

Yurt dışına kaçmak deyimi Türkiye’de suç işleyen kişilerin Türk yargısından kaçmak için yasal olmayan yollara ülke dışına çıktığı durumlarda kullanılır. Son günlerde bu deyimin daha çok yeni mezun üniversite gençleri arasında yurt dışına yerleşmek, çalışmak ya da okumak için kullanıldığını görüyorum. Türkiye’deki liyakat sisteminin çöküşüne şahit olduğumuz son günlerde ülkenin çimento taşı yeni nesil gençlerin gelecek kaygısını iliklerine kadar hissettiği atmosferi yaşıyoruz. Bu nedenle, dil bilen, azimli, çalışkan ve gelecek vaat eden gençler Batı’da çok daha mutlu olacaklarını düşünerek, kariyer planlarını bu yönde şekillendiriyor.

Özellikle bilgisayar teknolojileri alanında çalışan ve dil sahibi olan gençler Avrupa merkezli teknoloji şirketlerinin teşviklerine hayır demiyor. Yeni mezun bir yazılım uzmanına hak etmediği ücreti reva gören şirketler ülkede on sene sonra yetişecek yazılımcının ve mühendisin kalmadığını kendi gözleriyle görecekler. Yıllarca kısa vadeli stratejilerle günü kurtarmaya çalışan devlet ve özel sektör, geleceğin ellerinden nasıl usulca kayıp gittiğini yeni yeni idrak etmeye başlamışsa da artık çok geç! Türkiye’deki çeşitli bakanlıkların beyin göçünü durdurmak ve tersine beyin göçünü sağlamak için çıkardığı teşviklerin rağbet görmemesi geç kalındığının bariz kanıtı.

Batı’da asgari ücretle çalışacağını ve ailesinden uzakta zor bir hayat geçireceğini bilen gençlerin bu tercihi neden yaptıklarını anlamak zor değil. Avrupa’da en az 2 bin Euro ile işe başlayacak olan bir mühendis ya da iktisatçı, bu maaşla barınma, yeme, içme ve özel ihtiyaçlarını giderebileceğini artan parayı da biriktirerek Türkiye’de tatil dahi yapabileceğini biliyor. Bundan da öte gidecek kişi yaptığa işe saygı gösterileceğini ve sırf referansı olduğu için vasat insanların önüne geçmeyeceğinin de farkında.

Ülkeden kaçarak beyin göçünün hızlanması ülkedeki kaliteli iş gücününün azalmasının en büyük sebeplerinden biri. Bu sorunun çözümü ise uygulanacak uzun vadeli eylem planları ve toplumca değişecek zihin yapısıyla sağlanabilir. Bu zihin dönüşümü de tüm hikayenin başı olan eğitim ile gerçekleşebilir.

Sürekli övünerek anlattığımız bazen de hamasetimize meze ettiğimiz Osmanlı Devleti topraklarının neden Doğu ve Batı’dan beyin göçü alarak bilim merkezi haline geldiğini öğrenmek belki de bu sorunun çözümüne bir nebze katkı sağlar. Sizce II. Beyazid İspanya’da yaşayan Yahudileri çok sevdiği için mi İstanbula kabul etti? Bu soruya vereceğimiz cevaplar belki bizi çözüme biraz daha yaklaştıracak. Bu sayede gençlerimiz İslama ve doğduğu topraklara hizmet etme hedefini tekrar kazanacak.

İlginizi Çekebilir

Marmarabirlik avans fiyatla alım yapacak

2019-2020 Ürün alım kampanya öncesi Marmarabirlik’te 81 bin ton rekolte beyanı bekleniyor. Kooperatifler Koordinasyon toplantısında ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir