Cami kürsüleri ya da din dilinin güncellenmesi

Vaktiyle bir kitap okumuştum lise yıllarında. Şimdilerde baskısı piyasada yok sanırım. Aklımda kaldığı kadarıyla, kitabın adı; Cahit Tanyol’un yazdığı “Sosyalist Dervişler”di.

Kitabın yazıldığı ve bizim okuma ihtiyacı duyduğumuz 80’li yıllarda, en çok tartışılan konuların başında, sosyalist bir sistemin kurulması ve bu sosyalist sistemin insan tabiatına en uygun ve adaletli bir sistem olup olmadığı, geliyordu. Gerçi; o günlerde sosyalist rejimin erdemlerinden söz edenler, şimdilerde hepsi kapitalist oldu, medya ve iş dünyasının köşe başlarını tuttular. On yıllardan beri de askeri ve sivil vesayetle ihtilal peşinde koştular. Bizim mahallenin çocukları ise, o günlerde, önce Türkiye’yi sonra da bütün dünyayı kurtaracaklardı ama, onlar da tıpkı sosyalist refikleri gibi ne Türkiye’yi ne dünyayı ne de kendilerini kurtarabildiler. Kimisi müteahhit oldu, kimi de her şeye müsait hale geldiler.

Şimdilerde ise ağzını açan; yeni neslin kayıplarda olduğunu, genç kuşakların savrulmaları karşısında, fil dişi kulelerinden salvolar yapmayı, bir mücadele tarzı olarak seçtiler.

Günümüzde; köşe yazarları, STK temsilcileri, din görevlileri; kes, kopyala yapıştır anaforu içinde, hiçbir yeni şey üretmeden ahkam kesmeye devam ediyorlar. Oldukça masrafsız ve zahmetsiz bir iş değil mi?

Yukarıda sözünü ettiğim kitapta, kaba taslak mealen şöyle deniyordu. ‘Sosyalizmi tabana yaymak için, engelsiz bir şekilde toplumun kılcal damarlarına girmek gerekir. Anadolu’yu karış karış gezecek ve Anadolu insanına sosyalizmi anlatacak sosyalist dervişlere ihtiyaç var. Eğer; Diyanet İşleri Başkanlığının teşkilatını bana verseler, sosyalist imam ve dervişlerle, kısa sürede bütün Anadolu’yu sosyalist yaparım.’

Diyanet Teşkilatı, Türkiye’de en organize ve en yaygın kurum olduğunu herkes bilir. Neredeyse; müftü, vaiz, imam, müezzin, kayyum olmak üzere yüzbini geçkin personeli var. Peki; bu ülkede hala nasıl oluyor da genç kuşak-din ilişkileri konusunda bu kadar ciddi problemler yaşanıyor ve bu problemler, sürekli gündemi meşgul ediyor? Meşgul etsin, sözümüz yok, etmesi de lazım. Ama; bu sözler sadece olumsuzlukları dile getirmekten başka işe yarıyor mu? Endişeliyim.

Cami kürsülerinden sürekli konuşmalar yapılıyor, vaazlar veriliyor. Yapılan vaazlar, cami müdavimleri cemaat tarafından dinleniyor mu? Çok emin değilim. Bu konuda bir çalışma yapmak gerekir. Ama bildiğim ve tanık olduğum bir şey var ki, o da, yıllardan beri aynı konular, aynı kelimelerle, aynı format içinde anlatılıyor. Sözün gelimi; vaiz kürsüde ‘güzel ahlaklı olmak gerekir’ diye anlatırken, bunu içerisini hiç doldurmaz. İmamlara bakarsanız /istisnaları dışarda tutarak/ sekiz-beş memuru gibi çalışıyor. Çünkü ataması memur gibi olmuş, bir din görevlisi nosyonu olup olmadığı  çok da göz önünde tutulmamış. Tekrar ediyorum, görevini hakkıyla yapan din görevlileri bunun dışında tutarak söylüyorum.

İşe öncelikle, nitelikli din görevlisini seçmekle başlamanın sorunun çözümünü kolaylaştıracağını düşünüyorum. Din dilinin güncellenmesi, ciddi problem teşkil ediyor. Nasıl ki; peygamberimiz, kişinin aklına göre hitap etmenin gerekli olduğunu söylüyorsa, istenen düzeyde olmasa da, dinleyen insanların kültür seviyesi değiştiği için bu konuya ağırlık vermek gerekir. Artık; cami kürsülerinden, adil bir siyasetçinin nasıl olması, dürüst bir memurun nasıl görev yapması gerektiği, çocuklara ders veren öğretmenin hangi niteliklere sahip olması, dürüst bir esnafın nelere dikkat etmesi gerektiği anlatılmalıdır. Annelik-babalı niçin ayağa düştü? Bu örnekler arttırılabilir.

Bu ve benzeri konuları, günümüz insanının anlayışına sunabilmek için de önce, kürsüye çıkan vaizin, mihraba geçen imamın, dilinin formatını değiştirmesi gerekir.

Söz söylemek bir sanatsa, bu sanata en çok din görevlisinin ihtiyacı var.

 

İlginizi Çekebilir

Bursa’da büyük panik! Yolcu otobüsü bir anda alev aldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait yolcu otobüsü, hareket halindeyken bilinmeyen bir nedenden dolayı yandı.  Yangın, saat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir