Futbol diye bir şey yok!

Bu rezilliği daha ne kadar çekeceğiz. Milyon avrolar yatırıp topçular alan, boy boy fotoğraflar verip vatan kurtarmış kahraman gibi dolanan, beş para etmez takımlarla kulüplerini batıran yöneticilerle dibi bulmuş bir sektör futbol.

Bakmayın öyle Türk futboluna marka değeri falan filan palavralarına. 

5 para etmez bir futboldan bahsediyoruz. Lafa geldi mi 100 milyon avroluk takımlardan bilmem ne kadar transfer harcamasından bahsediyorum. 

Edirne’yi geçinde kaç paralık futbolumuz var net bir şekilde görüyoruz. Bu ülkenin evlatlarının oynadığı milli takımımızı bir kenara bırakırsak, kulüplerimizin ne kadar vahim bir durumda olduğunu bu hafta gördük. 

Galatasaray ile şampiyonlar ligi sahnesine çıktı Türkiye. Belçika’nın sıradan bir takımı olan Club Brugge ile yenişemedi. Oysa Galatasaray’ın maliyeti o kulübü defalarca katlar.  

Galatasaray’ın hocası da yöneticileri de attı mı mangalda kül bırakmıyor ama grupta kağıt üzerinde yenebilmeye en yakın oldukları takıma karşı doğru düzgün bir atak bile yapabilmiş değiller.

Bir sonraki akşam tam 3 katımımız sahne aldı Avrupa Ligi’nde. Her üçü de mağlup döndü ülkeye. Beşiktaş, Trabzon ve Başakşehir… 

Sıradan takımlarla oynadılar. Kendi liglerinde dahi orta sıralarda kendilerine yer bulabilen takımlar. Oysa bizim takımlarımızın harcadığının onda birini bile harcamıyor o takımlar.

Türkiye’nin parası deniz yemeyen neyse. Bu ülke döviz diye kıvranırken bu kulüpler çuvalla dövizi kıçı kırık birkaç topçunun ayağına seriyor. Utanmadan gidip bir de getirmek için onlarca takla atıyorlar bu futbol züppelerine. 

Borçlanıyorlar devlet vergi affı yapıyor. Yine borçlanıyorlar devlet borçlarını yapılandırıyor. Yani kredi veriyor düşük faizle borç üstleniyor devlet.

Rahatlıyorlar yine gidip borçlanıyorlar.

Başarı yok. Ülkeye bir katkı yok. Spora bir katkıları yok. Sadece memleketin popüler olmak isteyen adamları gidip yönetici olup hava atıyor. 

Yazık kardeşim bu ülkeye.

Türkiye’de futbol derhal amatöre dönüştürülmelidir. 

Milletin kaynakları bu zibidilere aktarılmamalı. Çok seven gidip cebinden harcamalı. 

Bu kepazeliğe birileri dur demeli. 

Sevsinler futbolunuzu da markanızı da bilmem neyinizi de…

Devlet futboldan her türlü desteğini çekip, asıl destek vermesi gereken evlatlarımızın başarıya ulaştığı spor dallarına ve amatör spora yönelmeli…

Yoksa körler sağırlar birbirini ağırlar misali milli kaynaklar üç beş kişi tatmin olsun diye heba olup gitmeye devam eder.

Bravo Yıldırım Kent Konseyi’ne

Günlerdir hatta haftalardır buradan yazıyor ve bekliyoruz. Diyarbakır’da evlatlarını kurtarmak için HDP önünde nöbet tutan anneler için sivil toplum kuruluşları harekete geçmeli diye.  Özellikle Güneydoğu derneklerinin inisiyatif alarak anaların bu büyük başkaldırısına destek vermelerini bekledik. 

Sadece onları değil tabi derneklerin vakıfların hepsini. Siyasete gelince, ranta gelince en önde koşanların asıl sivil toplumun ruhuna en iyi uyan bu tür toplumsal olaylarda önde yürümesini bekledik. Nafile. Kimseden tık yok.

Her organizasyonun her sofranın en ön sırasında yer alanlar bu konu gündeme geldiğinden beri ortada yok. Tık çıkmıyor. Sesleri kesilmiş cisimleri kaybolmuş sanki. 

Ve sonunda Yıldırım Kent Konseyi inisiyatif alarak sesini yükseltti. 

Yıldırım Belediyesi Kent Konseyi, çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutarak Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan annelere destek verdi.

Düzenlenen basın toplantısında Türkiye’de yıllardır devam eden terör meselesinin cesur ve kararlı annelerin attığı adımla farklı bir safhaya taşındığı belirtilerek, toplumsal barışı, huzuru ve güvenliği dinamitleyen terör örgütü PKK ve iş birlikçilerinin kirli düzenlerine çekmek istediği çocukların ailelerinin, bu yapının karşısında canları pahasına kahramanca durduğu vurgulandı. 

Yıldırım Belediyesi Kent Konseyi Başkanı, Mehmet Akif Bingöl, herşeyi göze alarak oturma eylemini sürdüren annelere sonuna kadar destek vereceklerini belirterek, ”Hacire Akar annemiz, 21 Ağustosta ortadan yok olan oğlunun dağa kaçırıldığını ifade ederek oturma eylemi başlattı. Oğlu Mehmet Akar’a ve akabinde tüm acılı ailelere çağrıda bulunarak evlatlarına sahip çıkmalarını istedi. Elliye yakın ailenin 20’nci güne ulaşan soylu ve onurlu direnişi bunun en güçlü kanıtıdır. Bu annelerin ortaya koyduğu yaklaşım, aslında tüm dünya üzerinde de teröre karşı yükselen en güçlü sestir. Onlar sadece kendi çocukları için değil, bütün Türkiye’nin çocukları için, onurlu bir gelecek için bunu ortaya koyuyorlar. Bu saygın mücadeleyi, en kıymetli varlıkları için her şeyi göze alarak oturma eylemi yapan bu annelere sonuna kadar destek veriyoruz” dedi.

Yıldırım ilk adımı attı. Şimdi tekrar sivil toplum kuruluşlarına ve özellikle hemşehri derneklerine dikkatimizi çeviriyoruz. Bakalım cesaretle annelere destek açıklaması yapacak bir dernek çıkacak mı?

Bursa’ya Aslan gibi bir müdür 

Bursa Emniyet Müdürlüğü koltuğu aylar sonra yapılan atama ile doldu. Dün yayımlanan emniyet müdürleri kararnamesiyle Diyarbakır Emniyet Müdürü Tacettin Aslan Bursa’ya atandı. 

Tacettin Aslan daha önce Bursa’da güvenlik şube müdürlüğü yapmış bir isim. 

Tacettin Aslan’ın ismini Türkiye Şemdinli’de Umut Kitabevine yapılan bombalı saldırıda çok duydu. O dönem Şemdinli Emniyet Müdürü olan Aslan, olaylar sırasında yerinde müdahalelerle olası bir linçi önlemiş, olayların sakinleşmesinde de önemli bir rol oynamıştı. 

Onlarca polisi linçten kurtaran Aslan, görev yaptığı her yerde sevilen bir isim olarak biliniyor. Aslan’ın Bursa ile ilgili bir de bağı var. 

Eşinin İnegöllü olması bir anlamda Bursa’nın damadı olarak da kendisini nitelendirmemişe imkân tanıyor. 

Aylardır müdürsüz olan Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde de Aslan’ın atanmasının ardından tatlı bir telaş yaşanıyor.  İyi bir vatansever ve millet sevdalısı olan Aslan’a hayırlı olsun dileklerimizi iletelim. 

 

İlginizi Çekebilir

Korkut Ata’nın mirasına Bursa sahip çıktı

Türkiyat sahasının kurucu ismi Ord. Prof. Dr. Mehmed Fuad Köprülü’nün “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir