Minimalist yaşam nedir?

Minimalizm son zamanlarda ABD başta olmak üzere Batı dünyasını etkisi altına alan bir düşünce biçimi olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm izmler gibi bir felsefeye sahip olan minimalizm özet olarak hayatımızdaki yüklerden kurtulmamızı istiyor.

Bunu da yapmak için birinci kural tüm fazla eşyalarımızı, kullanmadığımız ayakkabılarımızı ve ihtiyacımız olmayan eşyaları bağışlamak.

Ve evimizi yaşam alanımızı sadeleştirmek. Eminim ki hepimizin gardırobu ağzına kadar kıyafet ile doludur, evimizde adım atılmayacak kadar fazla eşya vardır.

Bunların hepsine bir son vermek minimalistlerin birinci kuralı.

İkinci kural nedir diye sorabilirsiniz hemen söyleyeyim. Büyük evlerden ve pahallı arabalardan uzak durmak. Şu cümleleri duyar gibiyim “3+1 ev bize anca yetiyor.” 3 çocuğum var, büyük bir ev olmazsa sığamam.” İşte minimalistler de tam da bunu söylüyor.

Hayatımızı eşyalar, kıyafetler ve gereksiz mobilyalar ele geçirmiş. Evimizde yürüyemiyoruz gezemiyoruz. Çocuklarımız rahat oynayamıyor. Çocuklarımıza oyun odası ayırıyoruz, eşyalardan anca kapının önü kalıyor oyun oynamak için.

Oysaki bomboş bir oda ve oyuncaklar çocuğumuzun hayal dünyasını daha fazla geliştirmez mi? O ne der bu ne der diye neredeyse her gün yeni bir kıyafet alıyoruz sizce bu biraz fazla değil mi. Temiz ve düzenli olmak yeni kıyafetten geçmediği gibi hep temiz ve düzenli olmak aynı kıyafetle de olabilecek bir şey.

“ARABAYI DEĞİŞTİRİCEM HACI”

Çevremizde neredeyse her yıl araba değiştirmeyi hobi olarak gören yakınlarımız var. Araba değiştirmek, daha iyisi, daha yenisi, bu en az yakanı gibi cümleler bu eylemi maruz gösterebilir ancak yapılan bir araştırmaya göre aldığı eşyalardan hemen sıkılan ve sürekli ev ve araba alan değiştiren ve alan insanlarda psikolojik sorunlar baş gösterebilir.

Yaşadığı sıkıntıları eşya almak veya çalmak gibi eylemlerle kapatmaya çalışan insanlarda şizofren başlangıcı görülme olasılığı yüksek.

Minimalizimin buna da bir çözümü var. Size yeten bir araba alın ve arabanın ömrü bitinceye kadar kullanın.

Bu en eski arabayı alın ve ömrü gelene kadar kullanın anlamına gelmesin. Sizin ve aileniz için özellikleri en iyi olan ve özellikle bütçenize uygun olan bir araba alın ve kullanın.

Örneğin 5 kişilik bir aile iseniz bir aile arabası alınabilir. Aynı koşullarda son model bir spor araba almanın mantığı elbette ki yok. Örneğin yeni evlendiniz illaki kredi çekip bir “mini cooper” almanıza gerek yok. Ki çok paranız olsa dahi almanıza gerek yok.

İnsan özüyle kendi benliğini bulabilir ve hayata daha sağlam tutunabilir. Çevre faktörlere yaslanmış bir hayat en ufak darbede tuzla buz olabilir. Allah insanı en güzel biçimde yaratmış. Aklını kullanan insan hem bu hayatta hem de öbür hayatta başarılı olabilir. Ancak paranın kölesi olmuş, çevresindeki insanları düşünmeyen yalnız “Ben, ben” diyerek egosunun esiri olmuş insanoğlu, arabası elinden gidince kara kara düşünür. Evi elinden giderse alkole ve sigaraya teslim eder kendini en sonunda ailesi de terk ederse en son çareyi ölüm olarak görebilir. Bu yüzden benlik özellikle akıl ile harman olmuş benlik son derece önemlidir…

MİNİMALİZM-ANLAMLI BİR YAŞAM

Bu kitap ile anlatmak istediklerimi daha iyi anlayacaksınız. İki başarılı insan hayatlarının ve kariyerlerinin zirvesindeyken her şeyi bir kenara bırakarak yeni bir mücadeleye girişmişler. Bu mücadele ise insanları yüklerinden kurtarmak ve daha özgür hale getirmek. Kimlerden bahsediyorum Joshua Fields Millburn, Ryan Nicodemus’tan. Minimalizm-Anlamlı Bir Yaşam isimli kitabı yazarak önemli bir farkındalık oluşturmuşlar.

İlginizi Çekebilir

Marmarabirlik avans fiyatla alım yapacak

2019-2020 Ürün alım kampanya öncesi Marmarabirlik’te 81 bin ton rekolte beyanı bekleniyor. Kooperatifler Koordinasyon toplantısında ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir