Öğretmen olmak…

Toplumda her meslek önemlidir ama öğretmenlik mesleğinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Çünkü öğretmenler her mesleğin yetiştiricileridir. Valileri, doktorları, mühendisleri, polisleri, pilotları, sürücüleri, sanatçıları yetiştirenler öğretmenlerdir.

Üniversiteye hazırlanırken aklımın ucundan bile geçmedi öğretmenlik yapmak. Eğitim hayatım boyunca hep iyi bir gazeteci olmanın hayalini kurarken, üniversite bitince kendimi Sivas’ın bir köyünde öğretmenlik yapıyor buldum.

Hayatımın en güzel günleriydi diyebildiğim günlerdi o günler.

Öğrencim Ahmet’in yemeğe gittiğinde beni de unutmayıp kendi yediği ekmek arası patatesi getirdiği, hiç doğru düzgün 23 Nisan kutlamamış öğrencilerimi merkezde bir okula götürüp orada gösteri yaptığımız günü…

Pikniğe gittiğimizde muhtarın arabasının bir anda alev alması ve öğrencilerimin korku dolu bakışları.

Okula ilk başladığım gün yanması için boruya vurduğum ve islerin üzerime düştüğü günü. Velileri isli kıyafetlerimle karşıladığım ilk gün…

Bana bu anılarımı hatırlatan sosyal medyada gezinirken Ahmet Şerif İzgören’in bir konuşmasında bahsettiği hikayeydi. Bende buna köşemde yer vermek istedim.

Hikâyesinde Diyarbakır’ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan bir öğretmenden bahsediyordu. “Yeni öğretmen olmuştu, Ahmet. Diyarbakır’ın bir dağ köyüne tayini çıktı. Bir gün derste öğrencilerine sordu. -Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Öğrenciler, “Çilek nedir öğretmenim” diye sordu. Ahmet öğretmen şaşırdı. “Çilek çocuklar, çilek” dedi. Anlamadılar. Anlatmaya çalıştı, anlatamadı. Ertesi gün sınıfa bir çilek fotoğrafı götürdü. -İşte çocuklar çilek bu. Bu kez öğrenciler şaşırdı. -Biz hiç çilek görmedik ve yemedik öğretmenim. Bu olay Ahmet öğretmeni çok etkilemişti. Uzun bir araştırma sonunda Bursa’da bir tarım firmasıyla temas kurdu. Onlara bulunduğu köyden toprak numunesi yolladı. Ve sordu. -Bu toprakta çilek yetişir mi? Gelen cevap olumluydu. -Evet Diyarbakır’ın iklim şartlarında, bu toprakta çilek yetişir. Bursa’daki tarım firması cevap vermekle kalmamış, bir de mektubun yanında çilek fideleri ile nasıl yetiştirileceğine ilişkin bilgiler yollamıştı. Ahmet öğretmen ilk derste Bursa’dan gelen bilgileri öğrencilerine okudu. Ardından şu açıklamayı yaptı. – Bu sene size matematikten sınav yok. Öğrenciler sordu, – Peki biz nasıl not alacağız öğretmenim? Ahmet öğretmen öğrencilerine “çıkın bahçeye” dedi. Birlikte çıktılar. Bursa’dan tarım firmasından gelen bilgileri tek tek uyguladılar. Çicek fidelerini tek tek diktiler. Sonra Ahmet öğretmen her öğrencisine dörder fidan verdi. – Şimdi evinize gideceksiniz, ben size nasıl öğrettiysem siz de anne ve babalarınıza öyle öğreteceksiniz… Sonra getirdiğiniz her 10 çilek için benden bir not alacaksınız. Aradan 2-3 ay geçti. Çocuklar ellerinde tabak tabak çileklerle döndü. Ahmet hoca eksik olanlara bile tam not verdi. Sonra sordu. -Çocuklar çileğin tadı nasılmış? -Not alacağız diye hiç yemedik ki öğretmenim. -O zaman şimdi yiyin hadi, afiyet olsun! Diyarbakır’ın dağlarında tarih boyu çilek görmemiş köylüler şimdi Diyarbakır pazarında çilek satıyor. En önemli gelir kaynakları çilek.”

Öğretmen olmak bu olmalı…

İlginizi Çekebilir

Yenişehir’de Mehmetçik Vakfı için kermes

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, İlhan Oğuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, TSK Mehmetçik Vakfı yararına kermes ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir