Unutuyorum Öyleyse Varım!

Geçenlerde bir mimar meslektaşımın vefat haberini aldım. Çok yakın değildik ama birbirimizi fotoğrafçılık kursundan bilirdik. 55 yaşında kalp krizine yenik düştüğünü öğrendiğimde bir hüzün çöktü kalbime. Bekâr olduğunu biliyordum, henüz bir aile kurmadan, bir eş ve çocuk sıcaklığını yaşamadan çekip gitmişti. Kendimle özleştirdim elimde olmadan. Anne ve babamla yaşamanın nimetine her daim şükretsem de orta yaşlarda bir bekâr olmak, zaman zaman bir parçan eksik ve tamamlanmamış hissetmek demek. Bu yüzden şükrettiğim bir yaşamım olmasına rağmen, yarım kalmış bir hikâyenin kahramanı olma düşüncesi hüzünlendirdi.

Sonra her acı haberde olduğu gibi, dosyaya kaldırıp bir kenara koyduk ve işlerimizin başına döndük. Henüz öğlen olmadan öğrendim ki bir arkadaşımın işyerinde aşçılık yapan iş arkadaşı trafik kazasında hayatını kaybetmiş. Bu abimiz arkasında acılı bir eş ve 3 çocuk bırakmış, büyük oğlan tıp fakültesine devam ediyormuş. Az önce mimar arkadaşının yalnızlığına kalbi burulan ben, bu sefer kalanların derdine düştüm. Gidenin ardında yarım kalan dört can. Meğer kolay ölüm yokmuş.

Küçük çocuk yaşına özgü masumiyetiyle önceleri pek anlayamayacak neyi kaybettiğini ama hayatının geri kalanında hep bir baba özlemi olacak. Peki ya üç çocuğunu nasıl yetiştireceğinin derdine düşen sevgili eşi, çocukları avutmaktan kendi acısını yaşayamayacak belki de.

Aynı günün devamında bir iş arkadaşımız annesini kaybetti, ertesi gün bir diğer arkadaşımızın ablasıydı çekip giden. Neler oluyor demeye kalmadı 15 Mart 2019 Cuma günü Yeni Zellanda’da iki camide cuma vaktini bekleyen müslümanlara katliam yapıldı. Tüm dünya iki cani katilin ellerinde otomatik tüfeklerle camilere girip, 49 masum insanı katledişini sosyal medya üzerinden canlı bir şekilde izledi. Elimizden gözyaşlarımız ve dualarımızdan başka bir şey gelmedi.

Acıları yarıştıramıyor insan çünkü her biri kendine özgü ve her insan farklı tutuyor yasını. Yine de inanan bir insan olarak şükrettiğim iki şey var. Birincisi Allah’ın bize unutma becerisini vermesi, beceri diyorum çünkü varlığını önemsiyorum. Unutabilmek sayesinde büyük acıları, sıkıntıları ve dünya hayatına dair nice kötü duygu ve hissiyatın en azından bir kısmını çekmecelere koyup kaldırabiliyoruz. Eğer unutamasaydık ve acılarımız sürekli zihnimizde yer etseydi, yaşayacağımız ağır ızdırap psikolojik problemlere neden olurdu (ki bazen oluyor da). Gündelik işlerimizi yapamaz duruma gelirdik. Dillendirmek bile doğru değil ama intihar, vaka-ı adiyeden bir olaya döner, yaşamımızın bir parçası olurdu.

Şükrettiğim ikinci mevzu ise ahirete inanıyor oluşumuz. Nasıl yani diyebilirsiniz. Şu dünya hayatında belki de canımızdan çok sevdiğimiz ailemiz, eşlerimiz, çocuklarımız hayatımıza anlam veren o insanlardan birini, hiç beklemediğimiz bir anda kaybediveriyoruz bazen.

Tık diye duruveriyor saat, birileri konuşuyor, ağlıyor, sarılıyorlar ama duyamıyorsun sesleri, hissedemiyorsun sarılmaları. Birisi kalbini ellerinin arasına almış da sıkmış gibi, nefes alsan ne, almasan ne? Saatin durmuş bir kere.

Bundan büyük bir acı olamaz, nasıl gider? Seni nasıl bırakır? Düşündükçe delirecek gibi hissedersin de kokusu gelir birden burnunun ucuna, cennete uğurladığın süt kokan bebeğinin tarifsiz kokusu, pirüpak sabun kokan annen, camiye gitmeye hazırlanırken karanfili ağzına atıvermiş babanın kokusu… Kurumuş gözyaşların tekrar hıçkırıklara yol olur. Bir noktada artık ağlayamaz olursun, tıkanırsın sen de gidenle gitmek istersin. Aldığın nefes canını yakar, yaşayacak neden bulamazsın. Geldiğin noktada gözün kararır da Allah yine de bırakmaz tutar çekiverir seni. Yeise kapılmış hüzünlü yüreciğine ahirette sevdikleriyle buluşacağı müjdesini verir…

“O güzel son, babalarından, eşlerinden ve çocuklarından lâyık olanlarla birlikte girecekleri adn cennetleridir; melekler de “Sabretmenize karşılık elde ettiğiniz esenlik daim olsun! Dünya yurdunun ardından ulaştığınız sonuç ne güzel oldu!” diyerek her kapıdan onların yanına girerler.”

(Rad Suresi 23-24)

İlginizi Çekebilir

Marmarabirlik avans fiyatla alım yapacak

2019-2020 Ürün alım kampanya öncesi Marmarabirlik’te 81 bin ton rekolte beyanı bekleniyor. Kooperatifler Koordinasyon toplantısında ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir