Özellikle telomeraz enziminin bir alt birimi olan TERT’in (Telomerase Reverse Transcriptase) yeniden aktive edilmesinin yaşlanmaya bağlı birçok sorunun çözümüne kapı araladığı görüldü. TERT’in yaşlılıkla birlikte azalan seviyeleri, nörolojik ve kas fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor. Ancak yapılan yeni deneysel çalışmalar, TERT aktivasyonunun yaşlılık belirtilerini azalttığını, beyin hücrelerinin yenilenmesini sağladığını ve kas gücünü artırdığını ortaya koydu. Bu yaklaşım, Alzheimer, Parkinson, kalp hastalıkları gibi yaşa bağlı hastalıkların tedavisinde de umut vadediyor.
MD Anderson Kanser Merkezi tarafından yürütülen bir araştırmada, TERT’in farmakolojik olarak aktive edilmesi, inflamasyonu azaltmanın yanı sıra nöromüsküler koordinasyonu iyileştirerek bireylerin yaşam kalitesini artırdı. Klinik aşamada başarı sağlanması halinde, bu tedavinin yalnızca yaşlanmayı yavaşlatmakla kalmayıp, kronik hastalıkların tedavisinde de kullanılabileceği belirtiliyor. Bunun yanı sıra, Nature Aging dergisinde yayımlanan araştırmalarda, epigenetik düzenlemeler ve DNA metilasyonundaki değişimlerin de yaşlanma sürecini etkilediği doğrulandı. Bu durum, gelecekte kişiselleştirilmiş yaşlanma karşıtı tedavilerin geliştirilebileceğine işaret ediyor.
(Dilvin Altıkardeş)