Atatürk tüccarı!

Yılmaz Özdil beheri 2 bin 500 liralık ama içinde “Yorulduğunda dinlenirdi.” gibi çok faydalı bilgiler! içeren kitabıyla “indıragandi” rekorları kırdı ama doymamış anlaşılan. Şimdi de çocukların harçlıklarına göz dikmiş. Daha önce 32 sahifelik “Atatürk ve Çocuk” adlı kitabı çıkartmış bundan da biraz nemalanmıştı. Kesmiyor zahir. Şimdi de her biri 32 sayfa olan on adet kitap yayınlatmış. Yani toplasanız bir normal kitap ancak ediyor ama on adet diye savuruyor. 
Çocukların cep harçlığına dikti gözü ünlü Atatürk tüccarımız bu defa. 33 liraya indirimli! sattığı kitap başka yayıncılarda toplamda 99 liraya satılırken Sözcü kitapevi büyük indirim yapıp seti 33 liraya satıyor. Bu sitenin verilerine göre 17 bin 371 adet satılmış. Kitapyurdu sitesinde görülen satış miktarı ise 9 bin 604 seti 99 liradan, ayrıca tükenmiş, satışa kapalı…
hoop… İndirrr…
Dünyadaki teknolojik gelişmelerle Diyanet İşleri Başkanını kıyaslayıp, aklınca dinin gericilik olduğunu iddia etmeye çalışan bu Atatürk tüccarı şimdi de erken seçim diye tutturdu. Sayın başkanımızı duygulanmasından yola çıkarak temcit pilavı gibi ortaya sürdükleri erken seçim geliyor teranesini sürüyor piyasaya.
Yılmaz, iha, siha, tiha nedir duydun mu hiç canım?
Öyle bir okuru var ki, daha bu yazmadan yazacaklarını onaylıyor, okumadan “Çok güzel yazmış” diyebiliyor. Geçen birine sordum, “Nasıldı Yılmaz’ın bugünkü yazısı?” diye. Şöyle bir doğruldu, “Muhteşem yazmış valla, bravo adama.” dedi. Ben de, “Yahu ben okuyamadım, ne konuda yazmış?” diye sordum. Bizimki, “Şimdi hatırlayamadım birden ama muhteşemdi.” cevabını verdi…
Başka söze ne hacet.
Yüzde 20’lik kesim günlük kutsal yayınları alanlar başlıklara bakıp kızartma yaparken ocağın altına seriyorlar gazeteyi yağ etrafa sıçramasın diye… Ondan sonra da “Okuduk” diyorlar.
Bu Yılmaz Atatürk tüccarlığından parayı götürünce bir yayıncı ile aramızda şöyle bir konuşma geçmişti;
-Sevgili yayıncım, bu Atatürk konulu kitaplar iyi satıyor. Yazayım mı ben de bir tane?
-Yok, Ahmet bey. O iş öyle olmuyor. Bunlardan biri olman gerek yoksa kimse almaz. Yani önce Sayın Cumhurbaşkanımıza verip veriştireceksin, sonra memleket batıyor, millet aç diye bas bas bağıracaksın, bunlar da seni kucaklayacak. Ondan sonra belki ama bu konu Yılmaz’ın tekelinde. Yine de okumazlar seni. Boş ver…
Beh be kardeşim! 
Bu işin de mafyası mı var yani?

YORUM EKLE

banner19

banner24