Büşra Zorci

Her ‘fark’ engel değildir

Üniversitedeyken sınıfta garip bir öğrenci vardı, kimseyle konuşmaz, kimsenin suratına bile bakmaz, derslerde söz almaz ama hiçbir dersi de kaçırmazdı. Notları da epey iyiydi. Kötü bir günümde –onun da şanssız bir günüydü sanırım- benimle konuşmaya karar verdi. Fakat bunu yaparken yüzüme bakmıyordu ve çok sessiz, çekingen ve anlaşılmayacak şekilde bana bir şey soruyordu. O gün kişisel problemlerim ve her şeyin ...

Devamını Oku »

Kurban edilemeyen kurbanlar

Malum önümüz bayram. Çocukların tatlı tatlı giydirildiği, erken saatte kalkılıp büyüklere el öpmeye gidildiği ya da Akdeniz, Ege taraflarında lüks otellere yerleşilip, deniz-kum-güneş üçlüsüyle bayramın ‘tatil’e indirgendiği bir dört gün bizi bekliyor. Fakat Önümüzdeki bayramın en büyük çelişkisi ‘bayram mı tatil mi’ değil, ‘kurban mı değil mi’ çelişkisi olacak. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’den bizlere miras kalan kurban, “Kendilerine rızık ...

Devamını Oku »

Baş belası tütün

Zamanında rahmetli Kristof Kolomb’un Amerika kıtasını keşfetmesiyle Avrupa’ya getirdiği tütün tohumlarının başımıza bu denli büyük bir bela olacağını kim bilebilirdi ki. Tabii tek suçlu Kolomb olamaz, 1556 yılında Fransa’da tütün kullanımını popüler hale getiren Jean Nicot, daha sonra bilim insanları tarafından nikotin maddesinin isim babası olarak atandı. Ne büyük şeref (!) 1565 yılında gelindiğinde tüm Avrupa’da şairlerden aristokratlara elit kesimin ...

Devamını Oku »

Modern çağın hastalığı anksiyete bozukluğu

Yüksek teknolojileri temele yerleştirerek ağaçlar yerine yüksek yüksek beton binalar diktiğimiz, çimenlere basmanın yasak olduğu ve ayaklarımızın yalnız kurumuş ziftle temas ettiği bu aşırı modern dünyamızın baş etmek zorunda olduğu çokça sorundan biri de anksiyete bozukluğu. Yüksek teknolojinin büyük evladı sosyal medyanın her eve, her bireyin eline, cebine yerleşmesiyle anksiyete bozuklukları da yayılmacı politikasını istikrarlı bir şekilde ilerletti. Öncelikle anksiyete ...

Devamını Oku »

Çıkmadı mı hala çivisi?

Her ebeveyn çocuklarının üzerine titrer ve onun için en iyisini ister diye bir girizgah yapmak isterdim. Demek isterdim ki her anne baba evladının güvenliği için canını verir. Onun saçının teline zarar gelse gözünden yaş gelir. Bu büyük çoğunluk için neyse ki hala böyle ama internette 12 yaşındaki kızını başkalarıyla ‘paylaşmak’ istediği belirtip kızının bir takım görsellerini yayınlayan mahlukatlar da var. ...

Devamını Oku »

Çocukları kurtaralım hastane koridorlarından

Hastanelerin kasvetli atmosferini hepimiz biliriz, değişik bir ilaç kokusu, hasta yüzler, endişeli hasta yakınları… Ancak en boğucu hastane koridorları şüphesiz çocuk onkoloji bölümüne aittir. Saçları ve kaşları dökülmüş bez bebek gibi görünen minik çocuklarla doludur odaları. Ailelerinin acaba büyüyebilecekler mi diye düşünerek gecelerini geçirdiği bu koridorlarda halsiz gülümsemeleriyle dolaşır bir sürü çocuk ve beklerler, yaşıtları gibi okula gidebilecekleri günü… Onlara ...

Devamını Oku »

İsraf ve açlık

İnsanoğlu çok garip, elindeyken kıymetini bilmediği çoğu şeyi kaybedince dünyası başına yıkılıyor ama maalesef iş işten geçmiş oluyor. Bugün dünyanın yarısı kaybetmeden asla değerini anlayamayacağı şeyleri yarın yokmuşçasına israf ediyor. Mesela zaman. Hangimiz zamanı israf etmeden 24 saatin 24’ünü de verimli kullandığını söyleyebilir? Mesela sağlık. Bu öyle bir şey ki, var ama yok gibi. Nefes almak mesela her saniye nefes ...

Devamını Oku »

Felaket tellalı olmak istemem ama…

17 Ağustos 1999. Türkiye tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri 1999 Marmara depremi. Gecenin tam ortasında hazırlıksız ve uykuda yakalayan 7,4 şiddetindeki bu deprem, 17 bin 480 insanın ölümüne sebebiyet vermiş depremde 23 bin 781 kişi yaralanmış ve toplamda 285 bin 211 konut hasar görmüştü. Bugün binalarımız kendi kendine dahi çökerken –bknz; İstanbul Kartal ve İstanbul Fatih- yeni bir depreme ...

Devamını Oku »

Hiçbir şey dünyanın sonu değil, ölmediğimiz sürece…

Bu yıl ki Yükseköğretim Kurumları Sınavı TYT ve AYT sınavlarına yaklaşık 2,5 milyon öğrenci girdi. Geleceklerini eğitimle inşa etmek isteyen bu öğrenciler, ter döktükleri sınavların ardından sonuçların da açıklanmasıyla tercih sürecine girdiler. 23 Temmuz’da hayatlarını şekillendirecek olan üniversite tercihlerini yapmaya başlayabilecekler. Öncelikle şunu söylemeliyim ki üniversite oldukça önemlidir, iş yaşantımızı ve sosyal statümüzü derinden etkiler. Fakat üniversiteyi kazanamayan öğrencilerin dünyanın ...

Devamını Oku »

Görüyor musunuz prangalarınızı?

İnsanlık tarihinin en karanlık olgularından biridir kölelik. Bir insanın diğerini malı haline getirerek iliklerine kadar sömürdüğü bu olgu, elbette insanlığın ilk çağlarından beri süre gelmedi. Avcı-toplayıcı toplulukların ya da kendine yetecek kadar yetiştiren kesimin bir köleye ihtiyacı yoktu. Ne zaman ki üretim, daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyacak şekilde arttı işte o zaman insanlar bedava denecek kadar az maliyetli istihdam ...

Devamını Oku »