Rabia Çetinkaya

Şehirli bir tekir olmak

Arkadaşım bir saat boyunca kedisiyle olan ilişkisini anlattı. Mamasını, hastalıklarını, yeme düzenini, doğum gününü, yemediği halde ona pasta kesişini, giydirdiği kıyafetleri, tatile gidişlerini hatta beraber gidebilmek için otobüs yerine kendi arabasıyla uzun yolu göze aldığını… Dinlediğim her ayrıntıyla bu insanlaşmış kediyi kıskansam mı, yoksa fıtratını yaşayamadığı için üzülsem mi  bilemedim. Dayanamadım kızdım arkadaşıma; “madem bu kadar seviyorsun da ne demeye güzelim hayvanı ...

Devamını Oku »

Bingöl yolcusu kalmasın…

İyi şeyler dalgalar oluşturur, durgun bir suya taş attığınızda oluşan dalgalar gibi, büyüyerek yayılır bu dalgalar. Bir bakmışsınız ki koca koca dalgalar bembeyaz köpükler saçarak bambaşka kıyıları dövüyor. Her şey öğretmen bir arkadaşımın, okul kütüphanesinin fotoğrafını göndermesiyle başladı. Çocukların çok başarılı ve kitaba hasret olduklarını anlattı. Bingöl’de taşımalı eğitim alan bu gençlere, kitap göndersek ne kadar mutlu olacaklarını söyledi. Kitapsız ...

Devamını Oku »

CEHALET MUTLULUKTUR… 

Matrix filmini izleyenler bilir, bir sahnede aktör önündeki az pişmiş kanlı bifteği bıçakla parçalayıp iştahla çiğnerken der ki; “Biliyor musun? bu bifteğin var olmadığını biliyorum. Bunu ağzıma koyduğumda, Matrix’in beynime bunun sulu ve lezzetli olduğunu söylediğini biliyorum. Dokuz yıldan sonra, ne fark ettiğimi biliyor musun? Cehalet mutluluktur.” Ben bugün (plastikten bir karbon eksik) margarinle tatlandırılmış, beyazlatıcı ve koruyucu ile doğallığını ...

Devamını Oku »

Evinin hanımı, işinin kadını olmak;

Ta 90’lı yıllarda henüz bir şeyin farkında olmayan bir çocuk olarak bile hatırlıyorum, çalışan kadın ve ev hanımı tartışmalarını. İşin ilginç yanı en çok erkekler konuşurdu bu konuyu, hala da öyle. Tek tük kadın sesleri de çıkıyor elbet. Bu kadınların bir kısmı kendilerini erkek gözüyle görmeye alışmış kadınlar, bu yüzden farklı bir şey söyleyemiyorlar. Bir diğer kısım ise bu ataerkil ...

Devamını Oku »