Ayasofya Camii

Ayasofya’da Fetih Suresi’nin okunması bazılarını rahatsız etti. Yunan basını yine tepki verdi. 

Ne var ki Ayasofya’da Kur’an okunması yeni bir şey değil. Yıllardır Kuran okunuyor bu camide. Statüsü gönüllerde hep cami olduğu için ben de cami olarak adlandırıyorum. 

Dünkü yazımızda Cordoba Katedrali’ni yani Kurtuba Merkez Cami-i Şerif'ini örnek olarak vermiş ve çok kısa bir geçmişini yazmıştık. Tekrar hatırlatmak babından bu defa BBC Türkçe’nin Ayasofya hakkında yazdıklarını iktibas edelim;

“1923'te cumhuriyetin ilanından sonra cami olarak kullanılmaya devam etse de, Ayasofya 1931'de kapatıldı.

1931'de Amerika Bizans Enstitüsü'nün kurucusu Amerikalı arkeolog Thomas Whittemore, Ayasofya'daki mozaiklerin tekrar ortaya çıkarılması için Türkiye'deki yeni yönetimden izin istedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği izin sonrası başlayan çalışmalar 15 yıl sürdü ve 1947'de tamamlandı.

Çalışmalara başladıktan bir süre sonra, hâlihazırda kapatılmış olan Ayasofya'nın, 24 Kasım 1934'teki Bakanlar Kurulu kararıyla müze olarak yeniden açılmasına karar verildi.

Ayasofya Müzesi, 1 Şubat 1935'te müze olarak ziyaretçilere açıldı. 1996'da Dünya Anıtları İzleme listesine alınan Ayasofya'nın kubbesi ve minareleri, Dünya Anıtları Fonu'nun da desteğiyle 1997-2002 arasında restore edildi.

Müze aynı zamanda UNESO Dünya Mirası listesinde.”

BBC durumu böyle özetlese de Amerikalı arkeoloğun bu izni ne şekilde istediği daha doğrusu aldığı hiç anlatılmamış doğal olarak. Meraklısı zaten bilir. Bilmeyenler de internette bulabilirler. Gerekirse biz de bir gün yazarız elbet. Ne diyor BBC? Diyor ki “Ayasofya'nın, 24 Kasım 1934'teki Bakanlar Kurulu kararıyla müze olarak yeniden açılmasına karar verildi.” Yani iş Bakanlar Kurulu kararına bakar. Hatta daha doğrusu Meclis’ten çıkartılacak bir kanunla tekrar hak edildiği üzere Cami olarak açılışı gerçekleştirilebilir Ayasofya’nın. Eğer bütün mesele gerçekten eski çağ sanatını korumak ise freskler modern yöntemlerle korunarak gerektiğinde açılmak üzere kapatılabilir. Böylelikle belirli gün ve saatlerde bu freskler açılıp müze gibi ziyarete de açılabilir. Maksat o fresklerin izlenebilmesiyse işte size çözüm. Bağırıp çağırmaya hiç gerek yok.

Tepkiyi veren sadece Yunan basını olsa hiç mesele yok. Gayet normaldir, onlar bunu hep yapıyor. Bırakın yapsınlar. İtalyanlar da ağızlarından “Mamma li Turchi” (Anneciğim Türkler) lafını hiç düşürmüyor, bu bir atasözü haline gelmiş ona bakarsanız. Avrupa daha doğrusu Hristiyanlar buna tepki verecek elbet. Kuyruk acıları çok ama çok büyük.

Ne var ki, içimizden bazıları da buna karşı çıkıyor. Karşı çıkmakla kalmayıp utanıp sıkılmadan televizyonlarda “Bize turist göndermezler.” ya da “Yunanistan da orada yaşayan Müslümanlara baskı yapar.” gibi şeyler saçmalıyorlar. Lafa çok dikkat “Yunanistan da Müslümanlara baskı yapar.” Ulan kopuk! Biz Hristiyanlara baskı mı yapıyoruz? Ayasofya’nın eki haline dönüp tekrar cami olarak hizmet vermesi baskı mı? O lafları nasıl ediyorsun bre gafil?

Böyle konuşmak için ya iyice cahil olmalı ya da birilerine uşaklık ediyor olmalısın.

Ayrıca sen bundan bi haber olabilirsin ama Yunanistan orada yaşayan Müslümanlara zaten hal i hazırda baskı yapıyor. Senin bu taraklarda bezin olmadığından bilemezsin.

Üstelik bu Türkiye artık o eski zaman Türkiye’si değil. Kimsenin ipleri kimsenin elinde değil burada. Türkiye artık güçlü ve dünyada söz sahibi bir memleket.

Çağ bitirip çağ açan Fatih Sultan Mehmet Han’ın cami olarak belirlediği mekân bence öyle kalmalı. Fatih’e ve diğer ecdada bu borcumuz var. Yani Ayasofya cami olmalı.

YORUM EKLE

banner19