Azrail değil Cebrail

Yine iç politikadan uzak kalıp tüm enerjimi Doğu Akdeniz başta olmak üzere dış politika sorunlarına harcamak isterdim ama kendimi Pazar günü izlediğim program sonrası tutamadım bu yazıyı kaleme aldım.

Pazar günü izlediğim program bana bir fıkrayı hatırlattı.

Adamın biri "Kurban" konusunu anlatıyormuş:

"Çocuğu olmayan Hazreti Davut, Allah’a dua etmiş ve ’Yarabbim bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim’ demiş... Dua tutmuş; Davut, kızının adını Ayşe koymuş... Gel zaman git zaman, çocuğun kurban edileceği zaman gelmiş. Hz. Davut kızı yatırmış, tam boğazını kesip kurban edecekken Azrail gökten bir keçiyle çıkagelmiş ve ’Kızı bırak, al bu keçiyi kurban et’ demiş..."

Dinleyenlerden biri dayanamamış:

"Yahu bunun neresini düzelteyim... Hz. Davut değil Hz. İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, kurban edilen de keçi değil koç olacaktı!"

Danışmanları Ekrem Bey'e tuzak mı kuruyor?

Sayın Ekrem İmamoğlu;

TRT Karadeniz ziyaretimi yayınlamadı dedi, yayınladığı ortaya çıktı,

Tevfik Göksu'nun 'Siz anladınız onu' diye bir söylemde bulunduğunu iddia etti. Video da öyle bir söylem yok,

Biz oyların yeniden sayımını istedik dedi, itiraz eden CHP'ydi,

Oylar 29 binden 13 bine felan gerilemedi benim böyle bir ifadem yok dedi. 01.04.2019'da aradaki farkın 29 bin küsur olduğunu kendi söyledi,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreterinin 3 arabası var dedi, böyle bir şeyin olmadığı ortaya çıktı,

CNNTÜRK'te 4 kameramanın işten kovulduğunu söyledi CNN açıklamayla olayı yalanladı,

İBB'de astığı Atatürk portresinin kendisine geri gönderildiğini söyledi ama portrenin kendi danışmanları tarafından alındığı kamera kayıtları ile ortaya çıktı,

Şehit itfaiye onbaşı Taner Çebi'yi anma törenlerine katıldığı haberlerinin İBB'nin sitesinden kaldırıldığını iddia etti. Haberin siteden kaldırılmadığı ortaya çıktı,

Google’a ismimi yazınca AK Parti reklamı çıkıyor dedi, onun da doğru olmadığı ortaya çıktı,

Beyan esastır ama Valiye o kötü ifadeyi kullanmadığını söyledi ama kendi samimi arkadaşı dahil video kayıtları olayın doğruluğunu gösteriyor,

Ve son olarak Binali YILDIRIM'ın soruları aldığını iddia etti onun da yalan olduğu ortaya çıktı.

Bunlar yaşanan süreçte aklıma gelen söylemler. Bu söylemleri gördükçe aklıma yazının başında anlattığım fıkra geldi. Nerden bakarsan bak nerden düzeltirsen düzelt yama belli oluyor.

Tabi program bitti herkes atılacak bir son dakika golünün telafisi olmayacağını bildiğinden olabildiğince temkinli davrandı. Ama yine de birinin kaybettiği söylenmesi gerekiyorsa kaybeden İsmail Küçükkaya oldu. Elbette uzun yıllar sonra yapılmış böyle bir program dönüm noktası ve ülke demokrasisine katkı vermiş olsa da cevapların 3 er dakika ile sınırlandırılması, seçim vaatlerinin geri planda bırakılması, Binali Yıldırım'ın konuştuğu esnada moderatörün ısrarla araya girmesi gibi durumlar programa gölge düşürdüğünü söyleyebiliriz.

Yine de ülke demokrasimizin geliştiği, farklılıkların hoşgörü ile karşılandığı bir döneme gireceğimizi düşünüyor ve İstanbul seçimlerini samimiyetin kazanmasını temenni ediyorum.

Sağlıcakla.
YORUM EKLE

banner19

banner8