Bayram resepsiyonları…

Milli kurtuluş savaşımızın ardından yeniden dizayn edilen devletimizde o dönem ve sonrasında görev alan masonik yapılar, sebatay kalıntıları ve bu milletin değerlerine düşman gruplar binlerce yıldan getirdiğimiz töremizi, ananelerimizi, kültürümüzü ve medeniyetimizi adeta yok etmek için ellerinden gelen savaşı verdi.

Cephede bileği bükülmeyen milletimiz maalesef bu bürokratik ve siyasi yapıların oluşturduğu vesayet oraklarının baskılarıyla çok da baş edemedi. Edemezdi de… Millet için var olan ordu, millet için ar olan yargı, millet için var olan bürokrasi, milleti hedef aldı uzun yıllar.

Bizden olan özümüzden olan her şey yok edilirken, bizden olmayan ve töremizi kültürümüzü bozacak ne varsa bu ülkeye ve millete baskılanarak yerleştirilmek istendi.

Nefes aldırmamak için yemin etmişti bu mason ve sebataydı yapı. İngiliz kontrolünde dizayn edilen devletimizde ne Türklük adına ne İslam adına hiçbir şey kalmasın diye çok mücadele ettiler. Milletimize kan kusturdular. Ama unuttukları bir şey vardı. Binlerce yıldan gelen bir millet vardı karşılarında. Sussa da unutmazdı.



Neyse gelelim konumuza…

Cumhuriyetin ilk yıllarında millet aç bitapken, Cumhuriyet baloları düzenlemeye, haltan kopuk bayram resepsiyonları yapmaya vs ile elit bir sınıf oluşturmaya, daha doğrusu halkla rejimin arasında sınıf farkını ortaya koyma projesine startı verdiler.

Batıda özellikle Fransa ve İngiltere’de olan kültür ne ise onu Türkiye’de çağdaşlık olarak satmaya, tarihi bozarak kendilerine göre bir tarih. Kültür, sanat oluşturmaya çaba harcadılar. Uzun yıllarda bunda başarılı oldular.

Öyle ki balo dedikleri kepazeliği hala daha direnen az da olsa belli kuruluşlar devam ettiriyor. Yine milletin olan cumhuriyetin kutlaması için hala Valilikler ve kaymakamlıklar aracılığıyla resepsiyon düzenleniyor.

Anlamı nedir? Niçin halktan uzak bir kısım bürokrat lions ve masonun gönlünü yapmak için bu anlamsız organizasyonlar yapılıyor? Milletinse cumhuriyet, meydanlarda kutlamak yetmiyor mu? Milletin parasıyla birileri kendilerini tatmin ediyor?

Mason geleneklerinden gelen bu tür organizasyonların derhal kaldırılması ve tarihin karanlıklarına gömülmesi gerekmez mi? Bizim kültürümüzden gelen bize özgü bizden olan gelenekleri yürütmek varken, niye bunlara saplanıp kalıyoruz ki?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde her geçen yıl işin rengini değiştiriyor. Artık orada resepsiyon bildiğimiz anlamda resepsiyon olmaktan çıkarak Kur’an okunan dua edilen bir hal alıyor. Umarız seneye Külliye’nin bahçesi açılarak milletle yapılır bu kutlamalar.

Bizim hem millet olarak geleneklerimiz hem de İslam medeniyeti geleneklerimizi sahiplenmek görevimiz var. Var olacaksak onlarla olacağız.

Mason ve Sebatay kalıntısı bu vesayet ve baskı uygulamalarına artık bir son vermenin zamanı geldi de geçiyor bile…

Erdönmez işe el koyunca…

Osmangazi Belediyesi’nde son yıllarda yaşanan olumsuzluklar, özellikle son aylarda adeta çığırından çıkmış durumdaydı. Belediyede otoritenin zayıflamasıyla birlikte belediyede üst üste skandallar patlamaya, kurum dağınık bir görüntü vermeye başlamıştı.

İşte tam bu noktada Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar çevresindeki vasıfsız tayfanın yönlendirmeleriyle gerçekten zaman zaman oldukça sıkıntılı durumlara düştü düşüyor.

Dündar en sonunda doğru adımı attı ve yardımcısı Hasan Hüseyin Erdönmez’i tam yetki ile donatarak ipleri onun eline verdi. Erdönmez’in işi ele almasıyla birlikte belediyede düzelmeler yaşandığını ifade edelim.

Özellikle laçka bir hale gelen Zabıta, artık daha ciddi işini yapmaya başladı.

Cadde ve kaldırımlardaki işgalleri sona erdirmek için kararlı bir şekilde müdahalelerini yapmaya başlayan zabıta ekipleri, seyyarlarla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın belediye başkanlarını toplayarak aldığı kararları da ciddi bir şekilde uygulamaya başladı.

Müftülük önü, Fevzi Çakmak Caddesi Osmangazi Metro istasyonu çevresinde artık seyyar satıcı görmüyoruz.

Yine zincir marketlerin özellikle manav reyonlarını cadde ve sokaklara yaymalarının da önüne geçildi. Marketler cadde ve sokaklara taşmıyor, manav reyonlarını da market içine alıyorlar.

Tam bir disiplin sağlandı diyebilir miyiz? Hayır ama ciddi bir toparlanma olduğunu söyleyebiliriz.

Yine yapı kontrol noktasında da Erdönmez’in duruma el koymasıyla birlikte bir kısım düzelmeler olduğunu görüyoruz. Daha birkaç gün önce 6 katlı kaçak bir bina Osmangazi ekipleri tarafından yıkıldı. Erdönmez öncesi ile sonrası arasındaki en önemli fark burada gözler önüne serildi.

Erdönmez’den önce o yapı kontrol ekipleri göz yummuş ve 6 kat kaçak bina yapılmış. Erdönmez el koyunca o bina yerle bir edilmiş oldu.

Erdönmez’in kurum içindeki müdahaleleri ile de belediyede bir disiplinin oluştuğu ifade ediliyor. Kuruma asalak gibi yapışan belli firmaların Erdönmez tarafından takibe alınarak ilişkilerinin kesildiği ifade edilirken, artık Osmangazi’den beslenen belli firma ve kişilerin de belediyeden ayağının kesildiği vurgulanıyor.

Bu da net bir gerçeği ortaya koyuyor. İş ehil elleri verildiğinde doğru adımlar atılırken, taklacı, liyakatsiz, yalaka tayfasının elinde ise rezil oluyor.

Şu kepazeliği etkinlik diye satıyorlar…

Mail adresimizde Parkora’dan gelen bir iletiye gözümüz takıldı. Cadılar Bayramı, Parkora Crazy Flakes’te çılgınca kutlanmış…

Ne büyük bir iş görmüş ve ne kadar önemli bir etkinliğe imza atmışlar. Tam bir kepazelik…

Neymiş bu cadılar bayramı diye girdik internete…

Bakın pagan kültüründen gelen ve Hıristiyanlık aleminde kabul gören bu kepazeliğin açılımına…

“Cadılar Bayramı; Anglosakson dünyasında ve başlıca Batılı ülkelerde "Halloween" olarak adlandırılır. Bu sözcük All Hallow's Eve (Azizler Günü'nün arifesi) kavramından kısaltarak, oluşturulmuştur. Cadılar Bayramı bazı belli başlı Batı dünyası ülkelerinde kutlanır. Amerika'da oldukça büyük ve görkemli bir festival olan Cadılar Bayramı, Amerikan kültürünün etkisiyle diğer Batılı ülkelerde de yaygınlaşmaktadır.”

Buyurun buradan yakın.

Bildiğin Hristiyan propagandası pompalanıyor gençlerimize. Bunu da bir haltmış gibi satıyor Parkora…

Hemen Parkora’dan gelen maili noktasına virgülüne dokunmadan okuyalım; “

PARKORA CRAZY FLAKES'TE ÇILGIN HALLOWEN PARTİSİ

Her yıl 31 Ekim’de kutlanan ve kışın habercisi olarak bilinen Cadılar Bayramı, Parkora Crazy Flakes’te çılgınca kutlandı.

Kostümleriyle ve farklı makyajlarıyla ilginç karakterlere bürünen katılımcılar, Crazy Flakes’te düzenlenen Hallowen Partisi’nde çılgınca eğlendi.

Korku, eğlence ve sürprizlerin yer aldığı partide ilgi çekici kostümler birbiriyle yarışırken en çok beğenilen kostüm Moana oldu. Müzik ve dansın gece boyu hâkim olduğu keyifli partide Crazy Flakes tarafından sürpriz hediye çekilişleri de yapıldı.”

İşte Türkiye’de batı yalaması belli kesimlerdin çapı budur. Utanmaları gereken bir durumu iş görmüş gibi bir de reklam ediyorlar.

Parkora ile ilgili yazacağımız ciddi iddialar var heybede, Şimdilik bununla başlamış olalım.

Parkora şu rezillik için çıksın özür dilesin bence…

 
YORUM EKLE

banner19

banner8