Bazen insan kendine had bildirir!

Malum AK Parti’nin başbakanlık makamı verdiği Ahmet Davutoğlu, yeni parti kurmak için partiden istifa etti. Davutoğlu’nun arkasından bir kaz eski AK Partili vekil de istifa etti.

Bir partiye girmek kadar istifa etmek te hak tabi. Ancak bazıları var ki gerçekten insan şaşırmadan edemiyor.

Geçen hafta AK Parti Bursa eski Milletvekili Mustafa Öztürk, bir basın toplantısı yaparak partiden istifa etti. Basın toplantısında gazeteciler ve bir de Öztürk vardı. Kimse yoktu yanında anlayacağınız.

Mustafa Öztürk, milletvekili olurken de son anda listeye iliştirilmişti. 5 yıllık vekilliği döneminde hatırda kalan yaptığı tek bir iş yok.

AK Parti kendisini milletvekilliğinden önce Bursa PTT Başmüdürü yapmış, ancak görevden alınan başmüdür mahkemeyi kazanıp geri dönünce, Öztürk için İnternet ofisi oluşturularak oraya müdür yapılmıştı.

Bunları hatırladıktan sonra dönelim Mustafa Öztürk’e… Bakın ne diyor istifa açıklamasında: “Kuruluşunda ağır bedeller ödediğim partimden istifa ediyorum." Yukarıda anlattım sayın eski vekilin ödediği bedelleri.

Partisi onu bir çok makama getirdi. Liyakate falan bakmadı bile.  Listeye konulduğunu kendisi bile liste açıklandıktan sonra öğrendi ve milletvekili oldu. Bugüne kadar öyle akıllarda kalır bir mücadelesine en azından biz şahit olmadık.

Ama bakın kendisine o makamları layık gören AK Parti için, "Partimin yetkili organlarının gelinen bu noktada öz eleştiriye açık olmadığını gördüm" sözlerini ederek istifa etti.

Oysa Mustafa Öztürk geçen yıl bu zamanlar Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı olmuştu. Aradan bir yıl bile geçmedi. Ne ara partisi anlattığı kadar despot hale geldi?

Mustafa Öztürk, bu basın toplantısını bile AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan nedeniyle yapabildi. Yoksa Türk Telekom’da emekliliğini bekleyen bir mühendis olarak bugüne gelecekti çok büyük ihtimal.

Mustafa Öztürk’ün AK Parti’ye ya da onun liderine tek Allah parası faydası yokken, onların sırtından az insana nasip olan milletvekili olma imkânını yakaladı.

Ve bu Mustafa Öztürk sanki kamuoyunda bir etkisi, sanki arkasında bir kitlesi varmış gibi istifa ediyor. En büyük dersi de aslında istifa ederken alıyordu. Bir tek kişi yoktu yanında. Tek ve yapayalnız terk etti partisini.

Milletvekili olarak görev yapmış birisi olarak gittiği yerde bir ağırlık oluşmamış, doğal olarak geldiği yerde de bir ağırlığının olmadığı tek başına yaptığı istifa açıklamasıyla net bir şekilde göründü.

Türkiye’nin siyasi tarihi boyunca birçok kişi kendisini bir yere getiren siyasi hareketten ayrılarak, partiler kurdu ve sandığa gömüldü. Birçoğunun sandığa bile mecali olmadı.

Yakın geçmişte Bülent Ecevit’in gölgesinde büyüyen Hüsamettin Özkan, İsmail Cem ve Kemal Derviş hareketi bunların en önemli örneklerinden biri.

Hasılı Mustafa Öztürk, sessiz sedasız milletvekili olduğu AK Parti’den yapayalnız bir şekilde gitti. Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı partide şansını deneyecek. Ne kadar şansı olacak onu da hep birlikte bekleyip göreceğiz…

İnci Söğütlü’yü hedef almak!

AK Parti’nin en genç kadın ilçe başkanı olarak Mudanya’ya geçen yıl atanmıştı İnci Söğütlü…

Aşağı yukarı bir yıldır görevde ve kamuoyunda sadece partililerinin değil farklı kesimlerinde ilgisini çekmeyi başaran, insanların sempatiyle baktığı bir isim. Kalıplaşmış ilçe başkanlarından fraklı hareket ediyor. Çocukla çocuk yaşlı ile yaşlı gençle genç oluyor. Kıpır kıpır… Enerji dolu ve çevresine pozitif enerji saçıyor.

Söğütlü, şu sıralar ikiz bebek bekliyor ve artık bebeklerini kucağına almak için 2 ayı var. Ağır bir hamilelik dönemi geçirmesine rağmen mümkün olduğunca programlara katılıyor. Ancak bir çoğuna da katılamıyor normal olarak.

Mudanya siyasetinde gücü elde etmek isteyen bir kesim sağlı sollu İnci Söğütlü’ye yürüyor. Özel durumu bilinmesine rağmen katılmadığı programlar sorgulanıyor. Siyaseten yıpratılmaya, oturduğu koltuktan kaldırılmaya çalışılıyor. İnci Söğütlü, eğitimli donanımlı ve de oturduğu koltuğu hak eden bir isim. Gücünü koltuktan almıyor ve bilakis oturduğu koltuğun hakkını vermeye çalışıyor.

Uyduruk kıytırıp dedikodularla, saçma sapan iddialarla sözüm ona yıpratılıyor. İnci Söğütlü, ilçe başkanlığı için ısrar eder mi bilmem. Devam etmek ister mi onu da bilmem. Ancak gerek İnci Söğütlü gerekse eşi kardeşim Esad Söğütlü’nün ismini gelecekte çok sık duyacağız.

Bursa siyasetinin geleceğinde mutlaka yer alacak ve söz sahibi olacaklar. O dananım o beceri her ikisinde de var.

Eğer İnci Söğütlü, ilçe başkanlığına devam etmeyecekse, oraya yıpranmamış, koltuğu dolduracak, aldığı görevi layıkıyla yerine getirip siyaset üretecek bir isim gelmeli. O isimde altını çizerek söyleyelim kasaba siyasetçisi olmamalı.

Mudanya kasaba zihniyetine teslim edilmemeli. Edilmeyeceğine şüphemiz yok ancak hem kasaba siyaseti yapıp hem de o koltuğa talip olanların bugün yaptıkları nedeniyle yarın utanç duyabileceklerini hatırlatalım.

 

 
YORUM EKLE

banner19

banner8