Benim psikiyatriste ihtiyacım yok!

Hayatta zor anlarla karşılaştığımızda ne kadar büyük sıkıntılarla boğuşuyor olursak olalım, uzman desteğini reddeder ve bu cümleyi söyleriz; “Benim psikiyatriste ihtiyacım yok!”

Oysa, zaman zaman altından kalkamayacağımız yüklerle boğuştuğumuzda hepimizin gerek terapi gerek ilaç desteği ile bir uzman görüşü almamız gerek. Peki, neden böyle bir desteğe ihtiyaç duyarız ve destek almamız gerektiğini nasıl anlayacağız?

Bu sorularımızın en güzel yanıtı bir uzman görüşü olacaktır diye düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, psikiyatrik hastalıkların beyin kaynaklı hastalıklar olduğunu belirtiyor: Sorunların ihmal edilmesinin gelecekte daha büyük problemlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Psikiyatrik hastalıkların tedavi edilmediği zaman işlev kaybına, toplum içerisinde sorunlara, mutsuzluğa, ailelerin bölünmesine, kişilerin akademik ve mesleki kariyerlerinin bozulmasına neden olduğunu belirten uzmanlar, sorunlara zamanında müdahalenin önemine işaret etti.

Beynin yaşadığı sorunlara psikiyatrinin çözüm bulacağını vurgulayan Ünsalver, bu konuda alan uzmanlarına güvenmek gerektiğini anlattı: “Psikiyatrik hastalıklar, beyin kaynaklı hastalıklarıdır. Beyin ve bedeni tabii ki bir bütün olarak görmeliyiz. Beynin işlevleri davranışlarımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi yönlendirirken, bunları anlarken, bunları çözümlerken bedenle bir bütün halinde yerine getiriyor. Bu işlevlerde bir sorun olduğunda, bunun birçok sebebi olabilir, genetik, biyolojik, psikolojik, sosyal, sonradan ortaya çıkan tramvatik sebepler. Bu işleyiş aksadığı zaman psikiyatrik belirtiler ortaya çıkar. Dolayısıyla bir bilim insanı olan psikiyatri uzmanı, kişinin yaşadığı öznel acının; uykusuzluk, iştah kaybı, kas ağrıları, hayattan zevk almama, hayata karşı isteksizlik, insanlara öfke duyma gibi durumların sebebini ayırt eden kişidir.”

Beynimizin bir organ olarak işlevlerinde sorun olduğunda, kendini unutkanlık, dikkat dağınıklığı, karar verme güçlüğü, sebepsiz yere üzülme, sebepsiz yere sevinme, uyku düzensizliği, iştah düzensizliği, ikili ilişkilerde sorun yaşama şeklinde gösterdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, bu sorunların fark edilmesinin önemine işaret etti: “Beynimiz bizim aynı zamanda hasta olduğumuzu ya da hasta olmadığımızı, bir sıkıntımız olup olmadığını belirleyen organımız olduğundan çoğu zaman psikiyatrik hastalıkları kendiliğimizden fark etmemiz çok kolay olmuyor. Kişi kendisini organına yabancılaştırıp akciğerimde bir problem var diyebiliyor ama kendini biraz üzgün hissettiğinde ya da uykusu bozulduğunda beynimde bir sorun var, işte ben acaba sebepsiz yere mi üzülüyorum diyemiyor. Ve bazı kişiler mesela sıklıkla kaygı bozuklukları veya depresyon olgularında kendi kendilerini suçlamaya başlıyorlar. İşte ben bir şeyleri yanlış algılıyorum, ben bir şeyleri yanlış yapıyorum ya da ben kusurluyum, ben tembelim, ben beceriksizim, ben şükürsüzüm. Yani kişinin kendisinin bir kusuru olduğunu ve bu yüzden bu sıkıntıları çektiğini ya da sevilmediği için bazı problemler yaşadığını söylüyorlar.”

“Çoğunlukla psikiyatrik hastalıklar, beynin hücrelerinin hastalıklarıdır. Bazı kimyasallarda dengesizlik olur, bazı hücreler arasında bağlantılarda yavaşlama ya da hızlanma olur, bazı beyin bölgeleri daha fazla bazıları daha yavaş çalışır ve böyle olduğu zamanda biz psikiyatrik belirtilerle karşılaşırız. Biz psikiyatri pratiğinde öncelikle bu problemi anlamaya çalışırız” diyen Ünsalver,  hasta mahremiyetinin önemini de vurguladı: “Burası mahrem bir yer. Nasıl bir göğüs hastalıkları uzmanı kişinin bluzunu çıkarttırıyor ve o kişiyi çıplak muayene etmesi gerekiyorsa, biz de insanların en mahrem konularını anlatmasını isteyerek bir nevi ruhlarına soymalarını isteriz. Böyle olunca, bu çok büyük özen göstermeniz gereken bir şeydir. Bize en acı ve en yaralı en kırılgan tarafını açan kişilerin bu özel bilgilerini saklamak bir psikiyatristin namusudur”

Psikiyatrik sorunlara zamanında müdahalenin önemini anlatan Ünsalver, bu konuda da açıklamasında şu bilgileri aktarıyor: “Psikiyatri uzmanlarının sayısı arttıkça artık biz bu hastalıkları daha fazla tanıyabiliyoruz ve görüyoruz ki psikiyatrik hastalıklar tanınmadığı ve tedavi edilmediği zaman işlev kaybına, toplum içerisinde sorunlara, mutsuzluğa, ailelerin bölünmesine, kişilerin akademik kariyerlerinin, mesleki kariyerlerinin bozulmasına neden oluyor. Nasıl sırtınız ağrıdığında ya da başınız ağrıdığında başka bir tıp doktoruna gidiyorsanız, gene bir tıp doktoru olan psikiyatri uzmanına aynı özenle gitmeniz tüm sağlığınız ve sevdiklerinizin sağlığı açısından önemlidir.”

Artık bu noktadan sonra, şuna karar vermek gerek: Yaşadığınız sorunlarla ilgili bir uzman desteği almak konusunda önyargılı bir reddetme yerine profesyonel görüşe başvurmak önemlidir.

YORUM EKLE

banner22

banner19

banner24