Bu işin şakası yok, adam öldürmekten yargılanabilirler

Bir ay önce 21 Mart 2020 tarihli köşe yazımda Karantina tedbirlerine uymamanın cezai sonuçlarını konu alan bir yazı yazmıştım. Ancak kimse, hukuk kurallarına uymamanın yaptırımları ile karşılaşmaması ya da az bir cezaya muhatap olunması veya infazın yetersiz kalması, kanunların toplum üzerindeki etkisini azaltmaktadır.
Ancak o yazımdan bugüne kadar sık sık haberlerde hastaneden kaçan Kovid-19 hastası, hastalığı haber vermeyerek gizleyen mahalle muhtarı gibi haberlerden anlaşılıyor ki vatandaşların en azından bazısı bu işin ciddiyetinin farkında değil.
Türk Ceza Kanunu’nun 195. Maddesinde düzenlenmiş olan “Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma” başlığı altında şu düzenlemeye yer vermiştir.
“Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 
Yaptırımın uygulanması için, kuralların ihlali yeterlidir, ayrıca bu ihlal sonucu bir zararın meydana gelip gelmemesinin bir önemi yoktur. 
Ayrıca; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 65, 66 ve 67. maddeleri ile 282 ve 284. maddeleri bu hususta düzenlemeler getirmiştir.
Bu hususların açık ve anlaşılır olduğu ortadadır, ama mesele bu kadar değildir. Ancak göz ardı edilen veya akla gelmeyen bir başka husus var ki bunun sonuçları daha ağır olup, failleri Ağır Ceza Mahkemesinde adam öldürmekten yargılanabilirler.
Yani karantina tedbirlerine uymayan, hastaneden kaçan, hastayı gizleyen ilgili yere haber vermeyen muhtar; hasta virüsü bir başka bir kişiye bulaştırır ve o kişinin ölümüne sebep olursa eylemi TCK açısından adam öldürme fiili olarak değerlendirilip adam öldürmekten yargılanacaktır. Muhtar da ölüme sebep olmaktan yargılanacaktır.
Kişinin bu fiili doğrudan kast altında işlenmiş bir suç değildir ama TCK’nun 21. maddesi 2. fıkrası altında düzenlenen “Olası Kast” işlenen bir adam öldürme eylemidir. “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır”
Yani bilerek karşısındaki kişinin yüzüne tüküren, hastaneden kaçan, hastayı gizleyen bu ve benzer fiilleri işleyenler; kendisinde bulunan hastalığı (Virüsü) sağlıklı bir veya birden fazla kişiye bulaştırarak bu eyleminden dolayı kişinin hastalanıp ölebileceğini öngörmektedir. Buna rağmen bu fiili işlemektedir. Bu Doğrudan Kast ile işlenen bir fiil değil ama o kişi Olası Kast ile adam öldürme fiilinin failidir. 
Olası Kastla İşlenen Suçun Cezası ise: Doğrudan kast halinde fail, ilgili suçun kanundaki cezası ile cezalandırılır. Olası kast ile işlenen fiillerde fail; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda; müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda; 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur, diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Kısacası bu işler bazı vurdumduymazların akılsızlıkları kadar basit değildir. Hele mukaddes toprakları turistik ziyaretten dönenler daha çok dikkat etsinler. Bu işin günahı da cezası da büyük olabilir.

 

YORUM EKLE

banner19