Bu nasıl bir Gelecek bu nasıl bir hoca!

Siyasette fikren dönüşler olabilir. Dün kavga edenlerin bugün barış yapmaları, dün omuz omuza olanların bugün kavga ettiği süreçleri gördük yaşadık. Siyasetin fıtratında bu var. Zaten siyaset bir anlamda çözüm üretme sanatı olmasını da buna borçlu. 
Ancak sorumluluk makamındaki insanların daha ileri gidelim başbakanlık yapmış bir ismin böylesi saçmaladığına şahitlik etmemiştik doğrusu. 
Bir dönemin Ahmet Hocası, bir dönemin dış politika teorisyeni ve bir dönemin başbakanı olarak akıl almaz açıklamalar yapıyor Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu.


Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra “AK Parti ve bu dava adına tek kötü söz söylemeyeceğim” diyen Davutoğlu,  aradan sadece birkaç yıl geçtikten sonra istifa edip yeni parti kurdu. 
Ve bir dönem başbakan ve genel başkan olarak görev aldığı AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı en sert hedef alan isim oldu. 
Öyle ki kendi döneminde yapılanlara bile muhalif oldu iyi mi? Dün altına imza attığın işlerin bugün baş eleştiricisi olursan kim inanır sana? 
Muhalif kanalları kapı kapı gezerek Recep Tayyip Erdoğan düşmanlarının sözcüsü gibi açıklamalar yapan Ahmet Davutoğlu, zaman zaman gerçekten çok komik durumlara düşüyor. 
Malum son dönemde muhalefetin ağzına sakız yaptığı ve iktidarı hedef aldığı projelerden biri Kanal İstanbul.

Kanal İstanbul üzerinden felaket senaryoları yazılıp, memleketteki her türlü olumsuzluk bile bu projeye bağlanıyor muhalefet tarafından.  İşte Davutoğlu’nun üniversitelerde tez olacak akıl almaz dönüşlerinden biri bu. 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olarak görev yaparken ve sonrasında Kanal İstanbul için, “Bütün projelerimizi taçlandıracak olan Kanal İstanbul projesiyle sadece İstanbul için değil tüm Türkiye için yeni bir dönem başlamış olacaktır.” ifadelerini kullanıyor.
Davutoğlu’nun da içinde yönetici olarak yer aldığı AK Parti’nin 2011’de açıkladığı ve üzerinde çalıştığı propaganda yaptığı Kanal İstanbul’la ilgili yaptığı bu açıklama kadar doğal bir durum olamaz. 
Sonuçta o siyasi partide siyaset yaptığı gibi hükümetlerde yer alıp Başbakanlık makamına kadar çıkan bir isim Davutoğlu.  
Ancak AK Parti’den istifa edip Gelecek Partisini kurduktan sonra Recep Tayyip Erdoğan nefretinden adeta gözleri kapanan koroya katılan aynı Davutoğlu,  şimdi Kanal İstanbul’la ilgili  “Kanal İstanbul projesi bir felakettir. Herkesi bu projeye karşı direnişe çağırıyorum. Bu proje suçtur” açıklaması yapıyor. Fazlasını da söylüyor. Uzun zamandır polemikler içine dalarak siyaset yapmaya çalışıyor ama anketler de son Afyon Güney’de yapılan seçimde de bu siyasetin halk arasında kabul görmediği gözler önüne seriliyor. 
 Yazık, çok yazık …


CHP’li Özyurt’tan Türkyılmaz’a tane tane açıklama!
Kuşkusuz her icraatı ile tartışmaların göbeğine oturan CHP’li Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’a bu kez kendi partisinden bir ses yükseldi. 
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Eski Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Özyurt, Mudanya Belediyesi'nin Giritli Mahallesindeki zemin çalışmasıyla ilgili yazdığı dilekçesiyle oluşabilecek olumsuzlukları paylaştı.

İşte Türkyılmaz’a yazılan o dilekçe; 


“MUDANYA BELEDIYE BAŞKANLIĞI'NA


İki gün önce Mudanya Halitpaşa Mahallesi Alay sokaktaki evimize geldim.  Mütareke Meydanı'ndan başlayarak yolların kazılmış olduğunu gördüm. Çalışanlardan, yol kenarındaki kaldırımın söküleceğini ve yolların kaldırım seviyesine yükseltileceğini öğrendim. Bu yapılan iki işlemin de son derece yanlış ve sakıncalı olduğunu belirtmek isterim. Özellikle ara sokaklarda kaldırımların kaldırılması ve yolun yükseltilmesi durumunda, kısa sürede yoğun yağmur yağdığı durumda, evlerin giriş katına suyun girmesi kaçınılmazdır. Ayrıca bazı evlerin kömürlük olarak kullandığı giriş katının altında kalan bölümlere, yağmur suyu ile dolacağı gün gibi açıktır. Gerçi yolun ortasına doğru verilen hafif eğimle suyun akışı kolaylaştırılmak istemiştir. Ancak birden oluşan yağışta bu eğimin selin akışına yetersiz kalacağı ortadadır. Ara yolların caddeyle kesiştiği noktalara konulan rögar giderleri, yukarı mahallelerden gelen seli taşıyamayacak ve sokaklara yayılacak ve ortalık göle dönecektir. Yıllarca Mudanya'da yaşamış biri olarak, kaldırım bulunmasına karşın birkaç kez evimizin giriş katını su bastığını yaşadık. Diğer yandan kaldırımlar araç park ederken binalara aşırı yaklaşmayı önlemektedir. Yeni yapılaşmada ara sokaklarda araçlar binalara çok yaklaşacak, pencere ve kapıların açılmasına bile engel olacaktır. Bu da sosyal sorunlara ve kargaşaya neden olacaktır. Yaşayanların görüşü alınmadan, biz yaptık oldu demekle sorun çözülmez, daha da karmaşık bir durum alır. Anıtlar Kurulu'nun olumlu görüşü alındı gibi gerekçeler gerçeği ortadan kaldırmaz. Başka tarihi şehirlerde görülenlerin birebir kopya edilmesi uygun değildir. Mudanya'nın fiziksel ve sosyal özellikleri göz önünde bulundurularak ve yaşayanların görüşleri alınarak değişim yapılması daha uygun olurdu diye düşünüyorum.

Saygılarımla.

Prof. Dr. Mustafa Özyurt CHP 22. dönem Bursa milletvekili


Daha iş felakete dönmeden tane tane anlatmış Özyurt. İnadın sonu Tirilye’de olduğu gibi büyük sıkıntılara yol açabilir. Yapmak için yapılan işlerin hepsi vatandaşa zarar veriyor. Bu sese kulak verse Mudanya Belediyesi keşke.

YORUM EKLE

banner19

banner24