Bu ne yaman çelişkidir?

Kapanma kararı alındı ama uygulama adeta bir komediyi sergiliyor. Kararın açıklanmasıyla birlikte binlerce, on binlerce insan İstanbul’u terk etti. Yayıldılar Türkiye’nin her bir yanına. Parası olmayan memleketine gitti, olanlar tatil beldelerine. Oralarda yayacaklar koronayı. Sonra dönüş başlayacak… O da ikinci bir furya. Gittiği yerde kapan da İstanbul’a geri getirecek salgını. 


Tatil beldelerine gelince, orada insanların kuzu kuzu otellerinde oturup, efendi gibi yemeğini yiyip odalarına çekilecek mi zannediyorsunuz? Kaçak göçek eğlenceler, barlar diskolar… İnsanlar sıkış tepiş eğlenecek ve maalesef bu engellenemeyecek… Kim ne derse desin engellenemeyecek. Bunlar da orada yayacak ya da geri getirecek musibeti.


Bir başka çelişki de kısıtlama süresince yaşanacak. Belli saatlerde bakkala, kasaba ve manava gidebileceğiz bu kısıtlama sırasında. Diyelim bakkal aşağı yukarı her yerde var. Kasap ve manav her yerde yok ki… Bazılarına en yakın manav 5-6 kilometre veya daha uzak. Diyelim etini aldı attı buzluğa ama meyve sebze dayanır mı ki bu sürede, ıspanak pörsür, patlıcan yumuşar ve çürür. Muzlar simsiyah olur, çilekler ezme… Bir tek umut avokadoda var o olgunlaşır. Adam nasıl gidip sebze alacak yürüme mesafesi olmayan yerden?


Hangi mantığa sığar bu?
Bankalar açık olacakmış. Maaşını çekecek ama yürüme mesafesinde banka veya bankamatik yok. Herkesin kartı yok, olsa da yürüme mesafesinde olmayınca gidemeyecek. Ne olacak, nasıl olacak bu milletin hali? Hiç düşünülmemişe benziyor bu ayrıntılar.
Bir ilaç lazım oldu diyelim. Ya da süresi yasak sırasında biten ilacını alacak adam. Nasıl gidecek o eczaneye? Sakın taksiyle demeyin. O taksi parasını bulamayacak olanlar var. Yürümeye takati olsa kurallara takılır. Kurallara takılmasa o yolu yürüyecek takatteyse zaten gitmez ilacı sonraya bırakır adam. 
Eczanede soruyordu bir vatandaş, “Taksi param yoksa nasıl geleceğim?” Diye. Eczacı “Vefa sosyal desteği ararsınız.” diyecek oldu. Adamın cevabı ilginçti, “Ben o vefa’ya erişene kadar vefat ederim be!”


İyi bir hiciv yazarı bu olay olmadan akıl edip yazsa Nobel Edebiyat ödülünü alırdı…
Birileri de takmış içkiye, “Şeriat geliyor.” diye bağırıyor. Senin iki üç hafta içki içmemen immün sistemini korur. Merak etme şeriat falan geldiği yok. İçkisini stoklayan stokladı bile zaten. Üç hafta sonra tıksırana kadar içersin. 
Muhalefet yapacaksanız adam gibi ve gerçeklere dayalı yapın yahu…

YORUM EKLE

banner19

banner24