Unutma! Mustafa Dündar ninenin de bir sahibi var

Osmangazi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin Tahtakale’de 80’lik ninelere yaptığı zulüm Türkiye gündemine oturdu. Aylardır kamuoyunda tepki çekmesine rağmen masaj salonları için kılını kıpırdatmayan Dündar ve ekibinin bahçesinde yetiştirdiği ürünleri satmaya getiren ninelere yaptığı zulüm büyük tepki çekti.

Alpaslan YILDIZ

Osmangazi Belediyesi yine akıllara durgunluk veren bir skandalla Türkiye gündemine oturdu. Tahtakale Meydanı’nda tezgah açan köylülerin ürünleri zabıta ekipleri tarafından toplandı. Kamyonete yüklenen eşyalar ekiplerce götürüldü. 80 yaşındaki teyzenin görüntüsü Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Bursa’nın en eski köylü pazarı olan Tahtakale’de köyünden getirdiği meyveyi pazarda satan 80 yaşındaki ninenin ürünlerine Osmangazi zabıtasının el koyduğu sırada yaşananlar yürekleri dağladı. Osmangazi’nin her tarafı işgal altında, cadde ve sokaklara girilemezken, tarihi boyunca köylülerin ürünlerini getirip sattıkları pazara müdahale eden ve gücünü garibanlar üzerinde sınayan Osmangazi Belediyesi’ne Türkiye’nin dört yanından tepki yağdı.

DAĞ YÖRESİNDEN GELİYORLAR

Bursa kültürünün önemli parçalarından biri olan Tahtakale Köylü Pazarı, geçmişten bugüne özellikle dağ yöresinde yaşayan köylülerin kendi ürettikleri sebze ve meyveleri getirip sattıkları, Bursalıların organik ürün alabilmek için gittikleri bir mekan. Buraya köylü kadınlar emekleriyle ürettikleri ürünleri getirerek satıyor. Bir iki kasa ürününü satıp evinin rızkını alıp köyüne dönüyor kadınlar.

HER TARAF SEYYAR AMA…

Tahtakale’de satış yapan kadınlar üretici. Oysa Osmangazi’nin dört yanında seyyarlar adeta cirit atıyor. Bugün her sokak her caddede onlarca seyyara rastlamak mümkün. Ancak Mustafa Dündar yönetimindeki Osmangazi Belediyesi bunları görmüyor. Müdahale edemiyor ya da etmiyor. Geriye köyünden ürettiği ürünü getirip satan gariban köylüler üzerinde gücünü göstermeye kalkıyor.

GÖRÜNTÜLER PAYLAŞILINCA…

Tahtakale’ne 80 yaşındaki ninelerin mallarına el koyan ve onları ağlatan zabıtaların yaptığı zulmü orada olan vatandaşlar kaydederek sosyal medyaya attı. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Türkiye’nin dört yanından Osmangazi Belediyesi zabıtalarına büyük tepki yağdı. Yayınlanan görüntüler yüzbinlerce erişime ulaşırken, on binlerce yorum yapıldı ve vatandaşlar zulme büyük tepki gösterdi.

MASAJ SALONLARINA RUHSAT DAĞIT…

Bursa’da aylardır gündemde olan masaj salonları ile ilgili kılını kıpırdatmayan, ruhsatsız kafelerde yapılan rezilliklere ses çıkarmayan, resmi pazarda kaçak sigara satışına göz yuman Osmangazi Belediyesi, yüzlerce yıldır ürünlerini getirip sattığı Pazar yerini köylüye yasakladı.

MERD-İ KIPTİ ŞECAAT ARZ EDERKEN SİRKATİN SÖYLER

Türkiye gündemine oturan zabıta zulmü skandalının ardından durumu düzelmek için açıklama yapan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar,  dağ yöresindeki üreticilerin ürünlerini satabilmesi için meydanda alan oluşturduklarını, saat 13.00’e kadar izin verdiklerini söyledi. Buradaki trafik düzeni ve esnafın rahatlığı için böyle bir karar aldıklarını dile getiren Dündar’ın açıklamaları kamuoyunu tatmin etmedi. Dündar’ın yaptığı açıklamada Tahtakale’ye yaptığı icraatları anlatması ise tam bir kara mizah olarak değerlendirildi. Tüm bunların ardından Başkan Dündar’ın yaptığı “Zabıtanın geçici olarak el koyduğu ürünlerin ise sahiplerine tutanakla teslim edildiği, üreticilerin mağdur edilmedi” sözleri de “merd-i kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler” deyimini akıllara getirdi.

YA O GÜCENDİYSE…

Vaktiyle bir derviş berbere gidip: – Vur usturayı berber efendi, der. Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Tam bir tarafı bitirip usturayı diğer yana vuracakken, mahallenin kabadayısı içeri girer. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir tokat atarak: – Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye bağırır. ‘Dövene elsiz, sövene dilsiz’ olan, halktan gelen her şeyin Hak’tan geldiğine inanan derviş, sabreder. Fakat kabadayının tıraş esnasında da dili durmaz, sürekli alay eder dervişle. Kabak aşağı, kabak yukarı! Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz bir kaç metre gitmiştir ki, kontrolden çıkan bir at arabası yokuştan aşağı hızla gelerek kabadayıyı altına alıp sürükler. Kabadayı, başı taşlara vura vura can verir. Berber dervişe bakar, sorar: – Bu ceza biraz ağır olmadı mı derviş efendi? Derviş düşünceli bir şekilde cevap verir: – Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, bu kabağın da bir sahibi var. Eğer o gücendiyse, bilemem.

 

İlginizi Çekebilir

Bursa’dan Bosna’ya tekerlekli sandalye desteği

Bursa’daki Makedonya Arnavutluk Kosova Göçmenleri Derneği (MAKDER) ile Namık Kemal Spor Kulübü’nün ortak organizasyonuyla Bosna ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir