Bu milletin Ömer’leri bitmez!

Kastamonu’nun Tosya ilçesi Kaymakamı Deniz Pişkin, sıradışı bir bürokrat profili çiziyor. Her an halkın içinde kapı kapı vatandaşı dolaşıp dert dinleyen ve sıkıntılara çözüm bulmak için büyük özveri ile çalışan Pişkin, tüm çabalarına rağmen ulaşamadığı tek bir kişi bile olsa bunun vebal olduğunu belirterek, sosyal medya üzerinden tüm halka seslendi. Kimin ne derdi varsa beni bulsun diyen Kaymakam Pişkin, kendi kullandığı telefonu da yayımlayarak “Beni arayın” dedi. 

Bu milletin Ömer’leri bitmez!

Alpaslan Yıldız

Günümüzde kamu yöneticilerinin ve siyasetçilerin halktan kopuk oldukları yönündeki tartışmalar devam ederken, halkla dertlenen halkla yatıp halkla kalkan bir bürokrat örneği Kastamonu’nun Tosya ilçesinde vücut buluyor. Kış aylarıyla birlikte yoksulluk, çaresizlik ve mağduriyet içinde olan insanların bu ağır şartları çok daha derinden hissettiğini dile getiren Kaymakam Pişkin’in adeta bir manifesto olan o yürek ısıtan, umudu yaşatan, gönüllerde taht kuran açıklaması şöyle:
“ÖNEMLİ❗️
Muhterem Tosyalı Hemşehrilerim,
Her türlü yokluğu, yoksulluğu, çaresizliği ve mağduriyeti insanlarımızın her zamankinden daha derinden hissettiği soğuk ve uzun kış günlerindeyiz.
Yılın özellikle bu zamanları; zengin ile yoksulun arasındaki uçurumun her zamankinden daha can yıkıcı şekilde yaşandığı, garibanlığın siyah ve ağır bir gece gibi omuzlara çöktüğü, yalnızlığın ve kimsesizliğin yüreklerin en ince yerindeki bir sızı gibi daha derinden hissedildiği, sofrası dolu, bacası tüten, tenceresi kaynayan sıcacık evlerin bir mutluluk reçetesi gibi insana iyi geldiği zamanlar…
Bu ilçede; aç ve açıkta kalan, evsiz-barksız, çaresiz, hasta, ilacını alamayan, velhasıl bizlerin yardımına muhtaç her kim varsa ve bizler bunlardan habersiz ve gamsız bir şekilde günümüzü geçiriyor isek, bunun vebali ve günahı, herkesten önce benimdir; hizmet ettiği ümmetin en ağır mesuliyetini omuzlarında taşıyan idareci olarak, Devletimizin ve hükümetimizin buradaki temsilcisi olarak Tosya Kaymakamı Deniz Pişkin’indir.
Çarşı pazarda esnaflarımızın ve vatandaşlarımızın arasında olduğum ve onlarla hasbıhal ettiğim zamanlarda, bazen yoksul ve ihtiyaç sahibi insanlarımızın bana ulaşmakta zorlandıklarını duyuyor ve bundan büyük üzüntü duyuyorum. Sürekli halkın arasındayım. Makama gelen herkesle görüşüyor ve sosyal medya üzerinden bana ulaştırılan her türlü yardım talebi mesajlarına azami ölçüde dönmeye çalışıyor olsam da yine de içimde “acaba bana ulaşmak isteyip de ulaşamayan kimse var mıdır?” şeklinde en ufak bir şüphe kalsın istemiyorum.
Bundan mütevellit; hizmet etmekten şeref duyduğum bu güzel ilçenin mülki sınırları içinde yaşayan ve bizim ulaşamadığımız veya gözümüzden kaçan yoksullar, yetim ve öksüzler, hasta olup da ilaç bulamayanlar, yalnız başına terkedilmiş dul kadınlar, hakkını arayamayan mazlumlar, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışma takatinden kesilmiş muhtaç yaşlılar, aile efradı kalabalık olan fakir aile reisleri, çocuklarını giydirip yediremeyen anneler…
Bana ulaşın. İster görüşmek için makama gelin, ister telefonla arayın, ister sosyal medyadan bana mesaj yazın, isterse muhtarınızla veya bir ahbabınızla bana kelamınızı ulaştırın… Yasaların ve devletin bana tanıdığı imkân ve yetkileri azami ölçüde sizin için kullanarak yardımınıza koşacağımdan en ufak şüpheniz olmasın.
Bu niyetle bizzat kendimin kullandığı cep numaramı sizlerle paylaşmaktan vicdani bir huzur ve manevi bir kutsiyet duyuyor, sizleri Allah’a emanet ediyorum.

Selam ve saygılarımla.”

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2019, 14:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8