CHP Bursa’da HDP siyaseti!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde hakimiyet kuran 10 Aralık grubunun etkisiyle Bursa siyasetinde de mezhepçi ve etnikçi siyaset anlayışı hakimiyet kuruyor. Bir yanda partinin önceki dönem PM üyesi Gamze Pamuk Ateşli, Edirne Cezaevi’nde terörist Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ederken, Orhan Sarıbal ile Kamer Gencin mezarı başında Dersim diyerek istismarda bulunurken, Sosyal medyasında Tunceli ismini kullanıyor. Ulusalcılık ve Atatürkçülük CHP siyasetinde hızla dışlanırken, HDP’nin bölücü siyasetine olan ilgi de giderek artıyor.

CHP Bursa’da HDP siyaseti!

CHP’ye hakim olan bölücü ve yıkıcı siyaset anlayışı, Bursa örgütünde de hızla etkisini gösteriyor. CHP’de önceki dönem PM üyesi olan ancak bu dönem gereken desteği bulamadığı için seçilemeyen Avukat Gamze Pamuk Ateşli, Edirne Cezaevi’nde yatan HDP Genel Başkanı terörist Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti.

TUTSAK DEĞİL TUTUKLU

Gerek 6-8 Ekim Kobani olayları gerekse Sur-Hendek olaylarının sorumlusu olan ve bu nedenle cezaevinde yatan Selahattin Demirtaş’ı siyasi tutsak olarak göstermeye kalkan Ateşli, Sosyal medya hesabından duyurduğu ziyaretinde, “Herkese iyi pazarlar. Bugün Edirne F Tipi Cezaevi’nde uzun suredir siyasi tutsak olan Selahattin Demirtaş̧ ve Abdullah Zeydan’ı ziyaret ettim” ifadelerini kullandı.

DEMİRTAŞ’LA HUKUK KONUŞMUŞ!

Selahattin Demirtaş’ın geçtiğimiz hafta aralarında kendisinin de bulunduğu bir grup gazeteci ve hukukçuya gönderdiği mektubu, Türkiye’nin hukuk alanında verdiği sınavları, ekonomik zorlukları ve Türkiye’deki siyasete konuştuklarını vurgulayan Ateşli, “Hukuka ve demokrasiye inanan herkese selamları var” diyerek terörist Demirtaş’ın pr’ını yapmaktan geri durmadı.

DEMİRTAŞ MEKTUPTA KİN KUSTU

Ateşli’nin kendisine de gönderildiğini ifade ettiği Selahattin Demirtaş, mektubunda ise özellikle Ak Parti ve Cumhur İttifakına adeta kin kustu.  Hükümetin son beş yıldır kendisi ve HDP üzerinden sistematik bir şekilde iftira kampanyası yürüttüğünü ileri süren Demirtaş, “Hükümetin sistematik şekilde yürüttüğü kampanya bir eleştiri kampanyası değil, iftira ve kumpasa dayalı, medya ve yargı eliyle yürütülen bir linç kampanyasıdır. Benimle ilgili medyada yazılan, çizilen, söylenen neredeyse her şey, bariz bir yalan ve iftiraya dayanmaktadır. Biat etmiş yargıçlar, hakkımda üretilen algıya uygun şekilde yargılama yapıp bir an önce iktidarın beklediği ağır cezaları vermeye çalışıyor ve bunu yaparken Anayasa’yı, yasaları yerle bir ediyorlar. Birazcık hukuk vicdanı taşıyanlar ise korkudan ne yapacakları bilemez durumdalar. Çünkü koskoca Cumhurbaşkanı’nı yalancı çıkaracak bir karar vermenin maliyetine katlanmaktan çekiniyorlar. Ve elbette bütün bunlar seçim kazanmak uğruna yapılıyor” dedi.

DOĞU’DA DERSİM BATIDA TUNCELİ

CHP’deki ikircikli siyasetin Bursa’daki bir başka temsilcisi olan ve sık sık HDP’yi ziyaret edip, destek veren Orhan Sarıbal da mezhepsel ve etnik siyasi hamlelerini sürdürüyor. Siyasette var olabilmek için HDP’lilere sarılan ve mezhepçi ayrılıkçı siyaseti benimseyen Sarıbal, geçen hafta Tunceli’de eski milletvekillerinden Kamer Genç’in anma törenine katıldı. Özgür Özel’in de katıldığı törende konuşma yapan Sarıbal, bölgeyi Dersim olarak nitelendirdi. Oysa Kamer Genç bile TBMM’de bölgenin isminin Tunceli olduğunu üstüne basa basa kayıtlara geçirmiş ve Dersim diyenlere sık sık tepki göstermiş bir isim olarak biliniyor. Sarıbal, konuşurken orada olan halkı Dersim diyerek tavlamaya çalışırken, ziyaretini sosyal medyasında paylaşırken Tunceli olarak paylaştı. Batıda Dersim söylemenin tepki alacağını bilen Sarıbal, yerine ve nabza göre şerbet tekniğini kullandı. Sarıbal, konuşmasında Genç için “Dersim topraklarının mücadeleci insanı” tanımını yaparken, sosyal medya hesabından “Değerli siyaset büyüğümüz, cesur Cumhuriyet sevdalısı Kamer Genç'i, ölümünün 5. yıl dönümünde Tunceli Nazımiye Ramazan Köyü'ndeki mezarı başında saygı ve özlemle andık” ifadelerini kullandı.

ULUSALCILIK VE ATATÜRKÇÜLÜK GEÇER AKÇE DEĞİL

CHP’de 10 Aralıkçıların hâkimiyeti ile birlikte ulusalcılık ve Atatürkçülük geçer akçe olmaktan çıktı. Artık CHP’deki Kemalistler ve ulusalcılar hızla tasfiye olurken, CHP siyasetinde var olmak isteyenler de DHKP-C ve HDP çizgisinde siyaseti sürdürüyor. Gerek Ateşli gerekse Sarıbal’ın attığı adımlar ve yaptıkları açıklamalar da Canan Kaftancıoğlu ve 10 Aralıkçılara mesaj verme kaygısı olarak değerlendiriliyor.

(Alpaslan YILDIZ)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24