Bursa'nın ufak tefek faşistleri

Suriyeli mültecilere yönelik nefret söylemi Bursa medyasına sıçradı:

Bursa'nın ufak tefek faşistleri

Suriyeli mültecilere yönelik nefret söylemi Bursa medyasına sıçradı:


Suriye’deki iç savaştan kaçarak ülkemize sığınan mültecilerle ilgili faşist yaklaşımlar devam ediyor. Bu kez Bursa’daki yerel basın kuruluşlarındaki kalemler, adeta bir yerden düğmeye basılmış gibi Suriyeli mültecileri hedef alan haber ve makaleleri ardı ardına yayımlamaya başladı.


Türkiye’ye sığınan Suriyeli mültecilere karşı uzun zamandır faşist kafaların sürdürdüğü ırkçı ve provokatör kampanyalara son günlerde Bursa yerel basını da ayak uydurdu. Özellikle CHP’lilerin yıllardır mültecilere karşı takındığı ırkçı ve çağ dışı faşist tutum devam ederken özellikle sosyal medyada provokatör ve  nefret söylemlerinin bir anda Bursa basınında da ses bulması kafaları karıştırdı.

BURSA HAKİMİYET BAŞLADI


Suriyeli mültecilerle ilgili Bursa Hakimiyet Gazetesi üst üste yayın yapmaya başladı. Gazete hem haber yaparak hem de yazarı Okan Tuna aracılığıyla Suriyeli mültecilerle ilgili algı operasyonu başlattı. Hem Çarşamba semtinde hem de sahillerden görüntüler veren gazete, mültecileri hedefe alıyor. İşin en enteresan tarafı ise kendisi de 1950’lerde Türkiye’ye sığınmış bir aile mensubu olan Celal Sönmez’in gazetesi olan Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin

“Bursa sahillerinde Suriyeli İşgali” başlığıyla nefret söylemini yayımlıyor olması.

Celal Sönmez’e iki önemli soru yöneltiyoruz: Sahillerin işgal edildiği söylemi ile gaz verilen bir kesimin yarın işgali önlemek için sahillerde Suriyeli mülteci avına çıkmasını kim önleyecek? Sorumsuzca yayınların hesabını kim verecek?

AKASOY VE PEKER DE KERVANA KATILDI


Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin başlattığı Suriyelilere karşı algı operasyonuna, dün de Yeni Dönem Gazetesi Yazarı Lale Akasoy ve Yeni Marmara Gazetesi Yazarı Ersel Peker katıldı. “Keşke Türk vatandaşı olmasaydım” başlığı ile yayımlanan makalesinde Suriyeli mültecilerin sağlık hizmetinden ücretsiz yararlandığını ve ilaçlarını da ücretsiz verildiğinden dem vuran Akasoy, son günlerde internette dolanan bir hikayeyi kendi yaşamış gibi anlatarak gazeteciye yakışmayan bir tavır sergiledi. Kim, nerede, ne zaman bilgilerine yer vermeyen Akasoy, devamında vatandaşlık hakkı kazanan Suriyeli mültecilerin ilaç ücreti ödemedikleri için bu durumdan rahatsız olduklarını aktarmış. Akasoy, ilerleyen satırlarda ise Suriyeli mültecilerin çok doğum yaptığından, hastanelerin jinekoloji ve üroloji bölümlerindeki yoğunluğun onlardan kaynaklandığını, kontrolsüz bir üremenin devam ettiğini kaleme alırken, tespit olarak sürdürdüğü yazısının sonuç bölümünde ise Suriyeli mültecilerin tek düşündükleri konunun üreme olduğunu savunuyor. Suriyeli mültecilerin toplumsal, siyasal ve ekonomik boyutları olan bir uyum sorunları olduğunu ve güvenlik sorunu haline geldiklerini ileri sürüyor. Mültecileri eğitimsiz olarak niteleyen ve buna sığınmacı politikalarının yetersizliğinin eklendiğini ileri süren Akasoy, iki toplum arasındaki tepkilerin giderek arttığını iddia etti.

PEKER’E GÖRE MÜLTECİLER ŞIMARTILMIŞ


Yeni Marmara Gazetesi Köşe Yazarı Ersel Peker’in kaleme aldığı yazı ise oldukça kışkırtıcı ve provakotif. 4 milyon Suriyeli mültecinin Türkiye tarafından 7 yıldır misafir edildiğinden dem vuran Peker, devletin mültecilerin sağlıktan vergiye kadar tüm temel ihtiyaçlarını karşıladığını ileri sürdü.

APAÇIK HEDEF GÖSTERDİ


Bursa’da 300 bin Suriyeli olduğunu ve bunun nüfusun yüzde 10’unu oluşturduğunu ifade eden Peker, bakın neler yazdı: “Türkiye'de dünyaya gelen Suriyeli çocuk sayısı 200 bin olarak belirtiliyor.Ülkemizde kontrolsüz bir şekilde nüfus artışı gösteren sözde misafir mültecilerle ilgili kentimizde neredeyse sorun çıkarmadıkları bir gün geçmiyor.

Geçtiğimiz günlerde Çarşamba Semti'nde yaşananlar ortada... Misafir kabul ettiğimiz bu insanlar neredeyse ev sahibi konumuna geldiler.Yolda, otobüste, markette, çarşıda, pazarda, sahillerde vs. duyduğumuz tek yabancı dil Arapça.Gruplar halinde gezerek hal ve hareketleriyle çevreye rahatsızlık veren bu insanları bir kısmı biraz kaba olacak ama şımartılmış durumdalar. "Savaş mağdurları, onlar da bizler gibi Allah'ın kulları, bu yaşadıklarını hak etmiyorlar" diyerek kapılarımızı ardına kadar açtığımız bu insanlara birileri geçmişini hatırlatmalıdır.Aksi halde Suriyelilere karşı müthiş bir antipati oluşmuş durumda.

Çünkü bu insanlar Türkiye'ye neden, niçin sığındıklarını çok çabuk unutmuş durumdalar.”

BU NASIL BİR NEFRETTİR?


Peker, makalesinde durmuyor ve nefret söylemini daha da ileriye taşıyor. Yazı aynen şöyle devam ediyor, “İşte son bir örnek.Dün gazeteler ve sosyal medyada görmüşünüzdür.

Bursa'nın sahillerinde adeta Suriyeli akını yaşanıyor. Günler öncesinden sahillere gelişi güzel işgal edercesine yayılıp çarşaf gererek çadır oluşturan Suriyelilerin bu umursamaz halleri yerli halkı, haklı olarak isyan ettirmiş durumda. Kendi ülkelerinde sığınmacı pozisyonuna düştüklerini söyleyen vatandaşlar, yetkililerden çözüm bekliyor.Lafa gelince, "Bu vatanın her karışında Türk Bayrağımızın rengini alan kanımızı dökerek kazandık" diyenler bu sorunu çözümlemelidir. Aksi halde tasvip edilmeyen olay yaşanabilir.”

Bir başka mecra ise Sosyal Medya. Sosyal Medya’dan yayın yapan ve zaman zaman solcu gazetecilerin da yayınına çıktığı Cep TV de önceki gün sahilden canlı yayın yaparak Suriyeli mültecileri hedef gösteren nefret dili korosuna katıldı. Bununla yetinmeyen sözüm ona yayın organı, işi insanların inançlarına kadar taşıdı. Bakalım koroya başka kimler katılacak?

 

 

 
Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2018, 21:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8