Çocuklarımız mutsuz yetişkinler olmasın

Canan GÜLEÇ Türkiye’nin ilk masal dergisi Minimiko’nun yazarı Hayal Şahin i

Çocuklarımız mutsuz yetişkinler olmasın

Canan GÜLEÇ


Türkiye’nin ilk masal dergisi Minimiko’nun yazarı Hayal Şahin ile çocukları ve onların büyümesinde masalın etkisinin neler olduğunu konuştuk. Masallarında, çocukların gerçek hayatla bağ kurabileceği olay ve kişilere yer veren Şahin, “Masal dinlemeden büyüyen çocuklar, mutsuz yetişkinler oluyor. Çocuğa hiçbir şey dikte ederek, parmak sallayarak öğretilemez. Doğru kelimeler ve doğru cümleler kullanılarak herkese her şey söylenebilir.” diyerek masalın çocuk gelişimindeki önemini anlattı.


Daha evvel masal blok yazarı olarak okurlarına ulaşan Hayal Şahin, bu kez de Minimiko masal dergisi ile hem minikleri hem de büyükleri sayfalarında buluşturdu. 3 ayda bir basılacak olan dergi reklamcı Benan Bilek’in kurucusu olduğu Sorella Events’ten yayınlanıyor ve dergide yer alan masallar Görkem Şengüler tarafından resimleniyor. Çocukların bir yayını takip etmeyi öğrenmesi için kitap yerine dergi olarak yola çıktıklarını belirten Şahin, “Minimiko Türkiye’nin ilk masal dergisi. Çocuklara yönelik dergiler var ama masal dergisi ilk. Dergi olarak yayınlamamızın nedeni format olarak kitaptan farklı olsun istedik. Kitap kelime anlamı olarak ağır gelebilir. Ama dergi ilgisini çekiyor. Takibi öğretmek istedik, 3 aylık zaman diliminde para biriktirip almaya yöneltmek istedik.” dedi. Özel eğitim gören çocuklar için sahnelenebilir metinler yazan ve Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ile “Yaramaz Notalar” projesini hazırlayan Şahin’i masal okurları blok yazıları ile tanımıştı.


“YAŞSIZ MASALLAR YAZIYORUM”


Masallarında, çocuklara anlatıyor olsa da büyüklere de seslendiğini söyleyen Hayal Şahin şunları anlattı: “Dergimizin hitap ettiği ya da hedef kitle seçtiği yaş grubumuz yok çünkü yazdığım masalların yaş grubu yok, gözlemlerim sonucu söylüyorum bunu; 5 yaşındaki çocuk da dinliyor 12 yaşındaki de okuyor. Arkadaşlarımdan takip ettiğim büyükler de masalları merakla okuyor. Aslında çok enteresan, büyüklerin masal okuduğunu blok açtığımda fark ettim. Etkilendiklerini söylüyorlardı. Bir müddet sonra kendimle ilgili de şunu fark ettim; aslında benim büyüklere söyleyecek sözüm var. Biraz ‘sana söylüyorum kızım…’ diye başlayan atasözümüzde olduğu gibi, çocuğa okuttururken büyüğe de hitap ediyor. Masalların bir alt metni var. Yazarken kendime de bir şeyler gönderiyorum aslında.”

KARDEŞ KUMBARASI İLE MASAL BULUŞMALARI


Ege Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü mezunu olan Hayal Şahin, yaklaşık 20 yıldır düzenli olarak yazdığını söyledi. Bursa’da Nilüfer İş Okulu için her yıl sahnelenebilir metinler kaleme alan Şahin, daha sonraki yıllarda da Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası için “Yaramaz Notalar” projesini hazırlamıştı. Şahin, yolunun masaldan yana ilerleyişini şöyle anlattı: “Okuldan çıktığımdan beri hep yazıyorum, ciddi olarak 20 senedir yazıyorum. Yazma serüvenim okulla bağlantılı değil, hep yazardım ama zamanla masala ulaştı ve yazmam gereken kitlenin çocuk olduğunu ve dilimin çocuklara uygun olduğunu çok şey yazdıktan sonra fark ettim. Benan Bilek’in zorlaması ile blok açtım ve orada yazmaya başladım. Baktım çok keyif aldım ve ondan sonra yayınlamaya başladım. Gönlüm ne isterse o rotada devam ettim. Hayalimde hep kitabım olsun istiyordum ki daha çok çocuğa ulaşabileyim. Hayal edip çalıştıklarıma kavuştum. İmza günümüzde kardeş kumbarası koyduk, orada biriken paralarla da Van’ın Çaldıran ilçesinde bir köy okuluna dergi göndereceğiz.”


ÖZEL ÇOCUKLARLA ÖZEL DUYGULAR


Devlet Tiyatrosu sanatçısı Ceyhan Gölçek’in, eğitilebilir engelli öğrenciler için tiyatro metni yazmasını teklif etmesi üzerine yazı yolculuğu farklı bir noktaya doğru ilerleyen Hayal Şahin, “Özel çocuklarla daha evvel hiç ilişki içinde olmamıştım, tanımıyordum. Ne yazabilirdim ki. Diğer yandan da hassasiyetim nedeniyle üzülmemek adına kaçıyordum. Onları denize benzetip nasıl dalgalandıklarını, içlerinde rengarenk balıkların oynaştığını anlatan bir şiirsel drama yazdım. O drama bizi aldı götürdü, 17 sene eşim İbrahim Şahin ve ben bu çocuklarla çalıştık.” dedi.

20 BİN ÇOCUK SENFONİYLE TANIŞTI


Notalara karakter giydirerek sahneye salan proje içinse Şahin şunları anlattı: “Yaramaz Notalar, çocuklar için yazmaya devam etme isteğimle başladı.  Senfoninin çocuklar için eğitim konserleri vardı, okullar prova sırasında gelir izlerdi, şefle sohbet ederlerdi. 23 Nisan’da çocuklara uygun eserler çalınırdı ama eğitim konserleri böyle yapılmamalı diye düşünerek yola çıktım. Senfoniye proje götürdüm ve 23 Nisan’da Pamuk Prenses ve Külkedisi’nin senfoniye gelip notalarla sohbet ettiğini ve çocukların eskisi kadar masal dinlemediğini anlatan bir çalışmaydı. Güzel tepkiler gelince notalarla ilgili bir proje yazmaya karar verdim. Yaramaz Notalar eğitim konseri olarak böyle çıktı. 2009’da yaptık projeyi, oyuncu ödeneği olmadığı için 8 oyuncu gerekiyordu, senfoni orkestrası sanatçıları kendileri oynamaya karar verdiler. Artık profesyonel oyuncular oynuyor ve 20 bin çocuğa ulaştı. O çocuklar için bir ışık yaktık. Senfoninin şimdi çok ciddi bir kitlesi var ve yaramaz notaları ilk dinleyen çocuklar şimdi tercih ederek senfoni dinlemeye geliyor. Yaramaz Notalar’daki mesaj çok netti; güzellik, farklı olanların bir araya gelmesiyle oluşur.”

MASAL, ÇOCUKLARIN YOL GÖSTERİCİSİDİR!


Masallarını önce bloğunda yayınlayan Hayal Şahin, zamanla gelen yorumlar üzerine derginin oluştuğunu söyledi. Şahin, masal- çocuk arasındaki duygusal bağa dair şunları anlattı: “Masalla büyüyen çocuklar mutlu büyükler olur; masal çocukların yol göstericisi bence. Çocuğa şuradan yürü demiyor ama sinemalarda fenerle yol göstermek gibi. Oradan nasıl yürüyeceği çocuğa bağlı. Çocuğa hiçbir şey dikte ederek, parmak sallayarak öğretilemez. Doğru kelimeler ve doğru cümleler kullanılarak herkese her şey söylenebilir. Yeter ki karşındakini kırma. Benim yazdıklarım hep mutlu bitiyor. Yazdığım müddetçe hiçbir masalım kötü bitmeyecek. Masal, çocuğun gelecekte ailesiyle kuracağı sağlıklı ilişkinin de temelleridir. İleride güzel anılar biriktirmesinin yoludur. Büyükler de masal dinlemeyi seçiyor son zamanlarda.”


“ÇOCUKLARI, BİREY OLARAK GÖRÜYORUM”


Masal bloğunun facebook sayfasındaki beğenileri gözlemlediğinde, “muhteşem” ifadesi bırakanları dikkatle takibe aldığını anlatan Şahin, çok farklı yaş gruplarının masallarını sevmesine dair şunları söyledi: “Sayfamızdaki beğenileri incelediğimde, profil fotoğraflarında korkunç efektli resimler olan, kaşında jiletle iz yapılmış, saçları dikilmiş çocuklar, çoğunluğu da erkek ve çok güzel yorumlar yapıyorlar. Psikolog bir arkadaşıma sordum bu kadar asi görünen ya da öyle görünmeye çalışan bir çocuk neden masal bloğu okuyor olabilir diye. ‘Kendilerini görmüşlerdir, ihtiyaç duymuştur’ dedi. Bu noktada buluşmamızın nedeni, çocukları birey olarak görüyorum, dilimi hiç değiştirmeden yazıyorum.”

OKUMAK, YENİ KELİMELER ÖĞRENMEYİ SAĞLAR


“Yazarken çocukların yeni kelimeler öğrenmesine özen göstererek yazıyorum”  diyen Şahin, şu örneği verdi: “Mesela, ‘sahilde kuma saplanan kargılar üzerine çarşaf gererek gölgelik yapılırdı’ cümlesini yazdığımda çocuk kargının ne olduğunu belki sorarak belki araştırarak öğrenecek. Gençlerin çok az sözcük kullandığını ve bilgi dağarcıklarının sığ olduğunu görmek beni üzüyor. Bu nedenle yazarken özellikle çocukların zihninde yer edinecek kelimeleri de tercih ediyorum. Çocuk bu sözcüğü bilmez diye kullanmaktan kaçınmıyorum, aksine özellikle yazıyorum.”

BU MASALLARDA HER ŞEY KONUŞUYOR


Minimiko’da yer alan masallarda prens-prensesler, şatolar yok. Bunun özel bir tercih olmadığını belirten Şahin, masallarının içeriğini açıkladı: “Masallarda prensler prensesler şatolar yok, bu özel tercih değil, kesinlikle yazmam diye bir duruş yok. Ama masallarımda şu var, benim masallarımda her şey konuşuyor. Çünkü bence her şeyin hikayesi var ve bize kendini anlatıyor. Ben çocuklara günlük hayatlarındaki; eski bir evin, eşyanın kullanılmış diye köşeye atılmaması gerektiğini, sahip çıkılırsa çok kıymetli olacağını anlatıyorum. Eski bir evi onardığınızda bacasından kurabiye kokuları çıkabilir. Yazacağım bir masalımda çocuğun kaldırıp attığı bir elbisenin başka bir çocuk tarafından ne kadar kıymet verildiğini anlatacağım. Doyumsuz çocuklar yetiştiriyoruz. Çocuklara hayattan anlatmaya çalışıyorum. Sincaplar, balıklar ve kuşlar üzerine üçlemem var. Çocuk sincap gördüğünde, binaların ormanlara doğru genişlediğini ve onların yaşam alanını tehdit ettiğini anlayabilsin istiyorum. Kendi yaşantısından bağlantı kurabileceği masallar yazmak istiyorum. Çok uç örneklere gerek yok.”

“ÇOCUKTAN EVVEL BÜYÜKLER MUTLAKA OKUMALI”


Son zamanlarda çocuklar için yazıldığı iddia edilen bazı metinlerdeki yanlış içerikleri de eleştiren Şahin, aileleri ve öğretmenleri bir kez daha uyardı: “Çocuğun eline verilecek hiçbir şeyi kontrol etmeden vermemek lazım. Çocuğun önüne yemeği nasıl kontrol edip konuluyorsa, kitabını da okumak gerek. Katıldığım söyleşilerde anne babalara öğretmenlere bunu anlatmaya çalışıyorum. Ben yazıyorum ve içimdeki sevgiye güveniyorum. İçimde inanılmaz coşan bir sevgi var ama ben bunu doğru aktarıyor muyum acaba? Ben, yazdıklarımın hepsini psikolojik danışman Gönül Hazneci’ye incelettirdim ve benim yazdıklarımı ilk okuyan çocuk da onun oğluydu. Masallarımın ne mesaj verdiğini ve doğru aktabiliyor muyum diye ona danıştım. Benim masallarımda kavga gürültü kötü söz, grift olaylar, düğümler yok. Çok sakin yazıyorum. Yazarken fark etmeyip okurken dikkatimi çeken biraz fazla duygu yüklemesi yaptığımı görebiliyorum hatta. Mesela Sirk Aslanı masalım da, youtube kanalında okunan masallarımdan biri ve büyükler bile duygulanıyor dinlerken.”
Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2019, 18:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19