Münir Bey! Metal işçisiyle de helalleştin mi?

    Vali Karaloğlu geçtiğimiz yıl Mayıs ayında metal sektöründe yaşanan eylemlerde işçinin değil pat

Münir Bey! Metal işçisiyle de helalleştin mi?

 

 

Vali Karaloğlu geçtiğimiz yıl Mayıs ayında metal sektöründe yaşanan eylemlerde işçinin değil patronların yanında yer alarak, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde onları haksız bulduğunu söylemiş. Bursa’dan ayrılmadan evvel iş dünyası ve siyasilerle vedalaşan Karaloğlu, hak mücadelesini baltaladığı işçilerle de helalleşti mi acaba?

 

Doğan Haber Ajansı Bursa Temsilcisi Fuat Kars’ın, Vali Münir Karaloğlu’na veda niteliğinde kaleme aldığı “Karaloğlu’nun ardından” başlıklı yazı, Mayıs ayındaki işçi eylemlerinde Vali’nin patronların yanında yer aldığını ortaya koydu. Kars, sözkonusu yazısında Vali Karaloğlu’nun en önemli hizmetlerinden birinin de geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yaşanan Tofaş- Renault işçi eylemlerinde arabuluculuk yapması olduğunu yazmış. Kars’ın iddiasına göre, Karaloğlu o süreçte taraflarla bıkmadan usanmadan görüşmüş, sıkıntı yarattığı düşünülen aracıları devredışı bırakmış, günlerce makamında sabahlayarak sorunun çözüme kavuşmasını sağlamış. Oysa süreci “şalter indiriyoruz” denildiği andan itibaren takip etmiş ve görmüştük ki, Vali Bey değil sorunu çözmek, grev kırıcı bir tutum izlemişti. Türkiye’de belki de ilk defa İslami inançlarını da ortaya koyan, fabrika kapısında Cuma namazı kılan binlerce işçi, Vali Karaloğlu’nun söylemleriyle bir anda sol örgütlerin maşasıymış gibi gösterildi. O dönemde grevin içerisinde olan işçiler, 15 günlük eylem sonrasında elle tutulur hak kazanamadan eylemlerini sonlandırmıştı. Ortalama 2 bin lirayı bulmayan aylık ücretlerinin arttırılması için iş bırakan işçilere, “haksızsınız” diyen Karaloğlu, işverenin geçen yılki karlılık oranındaki artışı biliyor mu? 2015 yılında Tofaş 830.8 milyon lira ve Renault 2,9 milyar Euro kar elde etti.

KAMU TARAFSIZLIĞI NEREDE KALDI?

Vali Münir Karaloğlu’nun iddia edildiği gibi uzlaşı sağlaması da işçiler aleyhinde bir tutum izlemesi de kamu görevlisinin herkese eşit mesafede tarafsız durması gerekliliğine aykırı. Vali Karaloğlu’nun bu sürece neden dahil olduğunu anlamak içinse, Kocaeli Belediyesi’nde Genel Sekreter olduğu günlere bakmak gerekiyor. Karaloğlu o yıllarda Ford Otosan ve Tüpraş işletmeleri dolayısıyla Koç ailesi ile tanış olmuş, sağlam ilişkiler kurmuştu. Bu nedenle, grevlerin diğer işletmelere sıçramasından endişelenenBTSO yönetimi için Karaloğlu’nun gücünden daha etkin bir hamle olamazdı. AK Parti Bursa İl Başkanı Cemalettin Torun’un hem BTSO avukatı olması hem de Vali ile yakın diyaloğunun bulunması sonucu, Karaloğlu tarafsızlığını yitişmiş oldu. Hem Torun’un ricacılığı ile BTSO’nun endişelerine son vermek hem de eski dost Koç ailesinin çıkarlarını korumak adına hareket eden Vali, tarafsızlığını yitirdi.

BELEDİYELERİN DESTEĞİNE VALİ ENGELİ

Tofaş-Renault ile başlayıp sektörün yan sanayi firmalarına da uzanan eylem, 15 gün sürmüştü. Tek vardiyanın içeride, aileler ve diğer vardiyaların da kapıda beklediği binlerce kişinin destek verdiği eylemde, Vali Münir Karaloğlu işçilere belediyelerin su dağıtmasına dahi izin vermemişti. O günlerde fabrika önünde kumanya dağıtmadığı için tepki çeken belediyelere Vali Bey’in “su dahi götürmeyin” şeklinde talimat verdiği öğrenildi.

ARA BULUCU DEĞİL, GREV KIRICI

Grev süresinde işçi temsilcisi olarak görüşmelere katılanlar, Vali Karaloğlu’nun iddia edildiği gibi günlerce görüşmelerde arabuluculuk yapmadığını söyledi. Sadece bir defa görüşmeye dahil olan Karaloğlu’nun işçi temsilcilerine, böyle sıkıntıların özel sektörde olabileceğini ve “fazla uzatmamaları gerektiği”ni söylediği öğrenildi.

VALİ İŞÇİLERE “HAKSIZSINIZ” DEMİŞ

Diriliş sürecindeki işçi temsilcilerinden Mehmet Altın, Vali Münir Karaloğlu’nun sürece dahil olarak arabuluculuk yapmadığını, aksine işçilere “sizi haklı bulmuyorum” dediğini söyledi. Altın, süreçte yaşananları şöyle anlattı: “Vali, iddia edildiği gibi tüm görüşmelerde arabulucu olarak bulunmadı, sadece tek oturuma katıldı ve işçi temsilcilerine haksız olduklarını söyledi. Her özel şirkette sorunlar olabileceğini ve eylemin sonlandırılması gerektiğini söyleyen Karaloğlu’nun bize en büyük haksızlığı da sanki sol görüşlü bir örgüte hizmet ediyormuşuz gibi değerlendirmesi oldu. Çoğunluğu AK Parti seçmeni olan çalışanlar, Valinin bu söylemi sonrası hükümetle karşı karşıya getiriliyoruz düşüncesiyle çözülmeye başladı. Vali müdahil olmasa tüm haklarımız alırdık. Bu müdahale, Tofaş’ta 100, Renault’da 75’i tazminatsız 300 ve yan sanayilerle sektörde toplam 500 kişi işsiz bırakıldı.”

“BURNUNUZ KANAMAYACAK” DEDİ, İŞSİZ KALDIK, SES ETMEDİ

Eylem sırasında Tofaş’ta çalışan ve geçtiğimiz yıl ramazan ayında işten çıkarılan İbrahim Gürkan, süreci ve Vali’nin konuya yaklaşımını şöyle anlattı: “Geçtiğimiz yıl, Türkmetal sendikasının yıllarca uygulamış olduğu samimiyetsiz politikalarına dur demek için Tofaş işçisi olarak % 90 a varan bir katılım ile üretimi durdurarak işverene mesaj vermek istedik. Bu arada mesajı alamayan ya da bir türlü almak istemeyen işveren ısrarla Türkmetal’in işletmesinden gitmemesi adına sürdürdüğü direnişinden geri adım atmadı. Bizler de amacı sadece hakkını almak olan işçiler olarak eylemlerimize devam ettik. Bu arada şehrin mülki amiri huzurunda bizleri görmek istemiş. Eyleme katılan işçilerden oluşan bir heyet ve iş veren vekillerinin olduğu bir heyet ile Bursa Valisi Münir Karaloğlu’nun huzuruna çıktık. Bizlere arabuluculuk yapmak istediğini, hem bizi hem işvereni düşündüğünü, fakat isteklerimizin imkansız olmadığını bir şekilde eylemleri bitirdiğimiz taktirde kimsenin burnu dahi kanamadan iş hayatlarına devam edeceğinden bahsetti. İşveren bizlere sandık kurulacağını belirterek, mevcut sendika ile yola devam etme şartını dayattı. Bizler de işverenin bu teklifini asla kabul edemezdik. Bu sebeple eylemlerimizi sürdürmeye devam ettik. Eylemelere devam ederken birden Vali’nin tavrının değiştiğini, belediyelerden gelen erzak yardımlarının kesildiğini gördük. Akabinde hem Vali ile yapılan görüşmeler olsun hem de eylem sürecinin geldiği nokta olsun, geniş çaplı düşünerek işverenle yapılan anlaşmalar sonucunda eylemleri bitirme kararı aldık.  Aldık almasına lakin 1 ay geçmeden bize vaat edilen hiçbir maddenin yerine getirilmediğini gördüğümüzde 21 Haziran iftar saatinde yemek sırasında alkışlı protesto yaparak yönetimi yaptığı yanlış için uyarmak istedik. Bu protesto bizlerin yani 82 kişinin ekmeğinden edilmesine sebep oldu. Aralarında 6 engelli arkadaşımın da bulunduğu 10 kişilik bir ekiple Sayın Vali’den randevu istedik ama işlerinin yoğunluğu sebebi ile bir türlü olumlu yanıt alamadık. Akabinde Belediye Başkanı’nın da yer aldığı bir açılış sırasında 6 engelli arkadaşımız la birlikte ayak üstü konuşma fırsatımız oldu. Bu konuşma esnasında Sayın Valiye; ‘Valim bildiğiniz gibi geçtiğimiz aylarda işçi eylemlerinde karşılaşmıştık. Siz kimsenin burnu dahi kanamadan bu sürecin biteceğinden bahsetmiştiniz, geldiğimiz noktada aramızda 6 engelli arkadaşımızın da yer aldığı toplam 82 kişiyi Tofaş ramazan mübarek ayda kapının önüne koydu, bu konuda bize söyleyecekleriniz var mıdır ?’ diye sorduğumuzda, Vali, ‘Olabilir. Çalışma hayatında böyle şeyler olabiliyor ...’ diyerek konuyu uzatmamıştır. Bu bizleri son derece üzmüş, şehrin mülki amirine karşı güvenimizi inanılmaz derecede sarsmıştır.’

 

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2016, 23:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24