'Peygamber Sofrası' ile ulaştığı birinciliğin gururunu yaşıyor

Dünyaca ünlü yemek yarışması Gourmand Cookbook Awards'a, "Erken Dönem İslam Mutfağı ve Kültürü" kitabıyla katılan mutfak şefi Ömür Akkor, "World Cuisine" (Dünya Mutfakları) dalında birinci seçilmenin gururunu yaşıyor. ( Cem Şan - Anadolu Ajansı )

'Peygamber Sofrası' ile ulaştığı birinciliğin gururunu yaşıyor

Dünyaca ünlü yemek yarışması Gourmand Cookbook Awards'a, "Erken Dönem İslam Mutfağı ve Kültürü" kitabıyla katılan mutfak şefi Ömür Akkor, "World Cuisine" (Dünya Mutfakları) dalında birinci seçilmenin gururunu yaşıyor.


 

 

 

 

 

 

Dünyaca ünlü yemek yarışması Gourmand Cookbook Awards'a,

 


Akkor, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl Çin'de yapılan ve 21 yıldır verilen Gourmand Cookbook Awards'ta 180'e yakın ülkeden 14 bin kitabın yarıştığını söyledi.

Türkiye'deki elemelerin ardından "Erken Dönem İslam Mutfağı ve Kültürü" kitabının finalist olarak Çin'deki yarışmada ülkeyi temsil ettiğini ifade eden Akkor, ön elemeyi geçerek ilk 80'e kalan kitabının daha sonra da ilk 7 kitabın arasına girerek finale kaldığını anlattı.

Akkor, "yemek kitapları nobeli" olarak bilinen yarışmada kitabının, finalde ABD, İngiltere, Ürdün, Güney Kore gibi ülkelerden katılan kitaplarla yarıştığını belirterek, "2013 ve 2014'te iki kitabım dünya birinciliğini kazanmıştı. Hazreti Peygamberimizin dönemini anlattığım kitabım Çin'deki yarışmada finale kaldı. Kitabım 7 ülkeden finale kalan kitapların arasından dünyanın en iyisi seçildi." dedi.

"Çin'deki ödül törenine vize alamadığım için gidemedim"

Bu başarının kendisi için büyük bir onur ve gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Akkor, şöyle devam etti:

"O döneme ait çok yazılı kayıt yoktu. O yüzden Peygamber Efendimizin yedikleri üzerine yazdığım bir yemek kitabının en iyisi seçilmesi beni çok gururlandırdı. Ancak Çin'deki ödül törenine vize alamadığım için gidemedim. Yaklaşık 40 gün bekleme süresi yaşadım ama uçak biletimin olduğu gün Çin vize vermeyeceğini söyledi ve törene gidemedim. Ödül töreninde Pekin'den bir arkadaşım beni temsil etti."

Kitabın içeriği hakkında bilgiler veren Akkor, evinde üç ay boyunca ocak yanmamış bir Peygamber'in hayatından bahsedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Çoğu zaman günlerini hurma ve suyla geçiren bir Peygamber'den bahsediyoruz. Bu, bir yemek kitabı değil. Bu, o dönemdeki koşullara bir bakış açısı. Bugüne kadar Efendimizin söylediği her hadisi şifa niyetine aldık. Çörekotu, hardal ve bal şifadır. Bir şef olarak 'Peki bunlar nasıl yenmeli?' diye düşündüm. Bakış açısını değiştirdiğim için ortaya bu kitap çıktı. İnsanlar bu kitapta ziyafet mutfağı veya sofrası bekliyorlarsa bu kitap o kitap değil. Çünkü Peygamber Efendimizin kızının düğününde ziyafet yemeğinden bahsediliyor. Yemekte hurma, bal ve su bulunuyor. O zaman buna ziyafet deniliyordu. O dönemlerde sofrada iki şey varsa bunu ziyafet olarak kabul ediyorlar. Şimdiki bakış açımızla korkunç farklar var. Bu kitabı yazarken o döneme bir bakış açısı sunmak istedim."

Akkor, 7. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar o dönemde neler yendiğinin kayıtlarını ortaya çıkarmayı amaçladığını söyledi.

Kitap için Arapça, İngilizce ve Türkçe yaklaşık 500 kaynak kullandığını ve hadislerden yararlandığını dile getiren Akkor, "Peygamber Efendimiz ramazan ayında sahura kalkmanın çok bereketli olduğundan bahsediyor. Mercimekle ilgili hadisler var. Balla ilgili de aynı." ifadesini kullandı.

Kitapta Hazreti Peygamber'in sevdiği birkaç yemek de geçtiğini belirterek, bunlardan birinin keşkek olduğunu söyledi.

Keşkeğin o dönemdeki isminin herise olduğunu ifade eden Akkor, "Bunun yanı sıra tirit var. Tiridi sevmesinin de en önemli sebeplerinden birinin, altına bayat ekmek konulması olarak biliniyor. Alta bayat ekmekleri serin ve üstüne et suyu dökün. Efendimizin tarifinde ayrıca yoğurt ve nane yaprakları da var. Günümüzde sütlüsü, yağlısı, şekerlisi ve bademlisi gibi tarifleri de var." diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 21 Haziran 2016, 15:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24