Seni gidi 28 Şubat tetikçisi seni!

Genel Yayın Yönetmeni olduğu Bursa Hakimiyet Gazetesi ve kaleme aldığı köşe yazılarında sistematik olarak Suriyelilere karşı algı oluş

Seni gidi 28 Şubat tetikçisi seni!

Genel Yayın Yönetmeni olduğu Bursa Hakimiyet Gazetesi ve kaleme aldığı köşe yazılarında sistematik olarak Suriyelilere karşı algı oluşturma çabası içine giren Okan Tuna’nın daha önce de 28 Şubat faşist darbesini yapanlara tetikçilik yaptığı biliniyor. Tuna, muhafazakâr kesime yönelik iftira ve karalama kampanyaları nedeniyle Türk yargısı tarafından 2005 yılında tazminata mahkûm edildi.


-Alpaslan YILDIZ


Bursa Hakimiyet Gazetesi’nde kaleme aldığı köşe yazılarında özellikle son dönemde Suriyeli düşmanlığını körükleyen Okan Tuna’nın bu anlamda sicili de oldukça kabarık. Daha kısa bir süre önce genelleme yaparak bir kentin insanlarını mafya olmakla itham eden ve büyük tepki gören Okan Tuna, Türkiye’de muhafazakâr kesimin büyük baskılara maruz kaldığı 2000’li yılların başında yazdığı yazılarla vesayet odaklarının sözcülüğüne hatta tetikçiliğine soyunduğu arşivlerdeki yerini koruyor. Okan Tuna’nın Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin 24 Mayıs 2003 yılında kaleme aldığı “Paşa’yla çok özel görüşme” başlığını taşıyan makale de bunun en bariz örneklerinden biri. Osmangazi Belediyesi’nin o dönem Uludağ eteklerindeki kaçak yapılaşmayla mücadelesi üzerinden algı operasyonu çeken Tuna, yıkılan Kur’an kursu binaları için yazısında şöyle diyor: “Dış kaynaklı desteklerle inşa edilen ve ulusal güvenliği etkileyecek boyuta varacak şekilde gencecik beyinleri ‘cumhuriyet düşmanı” olarak yıkandığı belirtilen tarikat evleri de bu kapsamda. Örneğin ilk gün yıkılan binalardan biri Kur’an kursu binası.”

TUNA KENDİNİ MGK BRİFİNGİNDE HİSSETMİŞ


Uludağ eteklerinde o dönem yıkım kararı alınan 116 binadan 80’inin eski Vali Yardımcısı ve kaymakam olan Avukat Ferhat Baştürk’ün başvurusu üzerine durdurulmasına içerleyen Tuna, Baştürk’ün yanlış bir uygulamaya müdahil olduğunu ifade edecek kadar ileri gidiyor. Ve bu yazının nasıl yazıldığı makalenin son bölümünde net bir şekilde ortaya çıkıyor. Eski Türkiye’nin tüm vesayetinin henüz sürümde olduğu o günlerde Osmangazi Belediye Başkanı olan Hilmi Şensoy’un makamında dönemin Garnizon Komutanı Levent Ersöz ve İl Jandarma Alay Komutanı Arif Çetin’le bir araya geldiklerini anlatan Tuna,  belediye binasındaki bu özel görüşmede kendisinin de yer aldığını yazıyor. 28 Şubat sürecinde gazetecileri toplayıp tehdit edip irtica manşetleri atan darbecilerin bu toplantılarından o kadar etkilenmiş ve özenmiş ki Okan Tuna, bu toplantıda kendisini Milli Güvenlik Kurulu’nda irtica üzerine brifing verilen kişiler gibi hissettiğini de yazmayı ihmal etmemiş.

VE İŞTE TETİKÇİLİĞİN KALEME ALINMIŞ HALİ


Köşe yazısının kaleme alınış şekliyle Okan Tuna’nın toplantıya çağrılmasının nedeninin muhafazakar kesime yönelik baskıların devamının sağlanması ve algı oluşturulması için bu yazıları yazması olduğu çok net anlaşılırken işte köşe yazısındaki o yüz karası bölüm: “Hele hele Jandarma Genel Komutanlığı’nın irticaya karşı özel incelemeye aldığı İstanbul ve Uludağ bölgeleriyle ilgili bilgiler adeta kanımızı dondurdu. Yıkımların uygulandığı dağ köylerindeki yerli halkın yeşil sarıklı, cüppeli, sakallı kişilerin arabalarla küçük çocukları evlere kapadığını ve ayinler yaptırdıklarını ihbar etmeleri küçük bir delil.  Zaten, Garnizon komutanı Ersöz’ün de ‘Ne pahasına olursa olsun, Hilmi Şensoy’un arkasında olduğunu söylemesi bu gerçeğin açık bir işaretiydi. Askerler yıllarca haklarında hiçbir işlem yapılmayan bu binalar için o kadar tepkili ki, kaçak yapı sahiplerinin avukatlığını üstlenen eski kaymakam Ferhat Baştürk’ün randevu talebini bile geri çevirmişler. Görüşmemizde, Ersöz Paşa’nın bir de ilginç sorusu oldu. Paşa, Başkan Şensoy’a yıkılan binasına 400 milyar lira harcadığını öne süren kaçak ev sahibinin ne kadar vergi ödediğini bilip bilmediğini sordu. Bu açık bir mesajdı. Ersöz Paşa, bu sözleriyle işin maliye boyutunun da araştırıldığının mesajını verdi gibi geldi bana.”

İFTİRA ATAN OKAN TUNA MAHKUM OLDU


Tuna’nın yazısında meydanı boş bulup hedef aldığı Kur’an Kursu ile ilgili Yıldırım Beyazıt Kur’an Kursları Öğrencilerini Koruma Yetiştirme Derneği o tarihte yargıya başvurdu. Dernek atılan iftiraları belgeleriyle çürütürken, Okan Tuna ve o dönem Bursa Hakimiyet Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürünü 2 bin TL tazminat cezasına mahkum etti. Bursa Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava 16.11.2005 tarihinde karara bağlandı. Mahkeme kararının ilgili bölümünde: “Dosya arasında mevcut belgelere göre: Davacı derneğin hukuk sınırları içerisinde kurulduğu, kurs faaliyetleri içerisinde gerekli izinleri aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda: davalı yazarın binanın kaçak olmasından yola çıkarak, bu dernek ve kurs için devletin tanımadığı ibarelerini kullanmasının yanıltıcı olduğu. Ayrıca davalı yazar söz konusu yazısında: Binaların dış kaynaklı desteklerle inşa edildiği, burada genç beyinlerin Cumhuriyet düşmanı olacak şekilde yıkandığı, kursların denetimsiz, devletten gizli olduklarını iddia etmiş ve tarikat yuvaları nitelendirmesinde bulunmuş ise de, dosya arasına bu isnatlarını kuvvetlendirecek belge ve bilgi ibraz edememiştir. Yazarın, sadece bir sohbet sırasında elde ettiği bilgilere dayanarak bu yazıları kaleme aldığı ve yazısında benimsediği üslubun sadece haber, bilgi aktarmak, yorum veya eleştiri yapmak sınırları içerisinde kalmadığı, bilgileri aktarırken öz ve biçim arasında denge kurulmadığı ve davacı derneğin manevi bünyesinin zarara uğramasına yol açacak nitelikte olduğu ve bu bakımdan manevi tazminatı gerektirdiği kanaatin varılmıştır” deniliyor.
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2018, 21:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner8