Teleferik A.Ş. ve Cumbul'a yargıdan bir tokat daha!

Alpaslan YILDIZ Bursa Şehir Gazetesi tarafından Teleferik A.Ş.’de yaşanan olay

Teleferik A.Ş. ve Cumbul'a yargıdan bir tokat daha!

Alpaslan YILDIZ


Bursa Şehir Gazetesi tarafından Teleferik A.Ş.’de yaşanan olayların haber yapılmasını yargı yoluyla engellemeye kalkan Genel Müdür İlker Cumbul’a, yargıdan yine tokat gibi bir cevap geldi. Anayasa Mahkemesi, AİHM ve İnsan Hakları Sözleşmeleri ile basın özgürlüğüne vurgu yapan savcı, Cumbul’un şikayetine takipsizlik kararı verdi.


Uludağ’da üst üste yaşanan skandallar ve vahim iddiaları kamuoyu gündemine taşıyan Bursa Şehir Gazetesi’nin haber yapmasını engellemek isteyen Teleferik A.Ş. ve Genel Müdürü İlker Cumbul’un savcılığa verdiği bir şikayet dilekçesine daha takipsizlik kararı verildi.

ULUDAĞ’DA NELER OLUYOR?


Uludağ’da hakimiyet kurmaya çalışan Teleferik A.Ş. ve Genel Müdürü İlker Cumbul’un ismi önce Gazebo Kafe’nin yağmalanması, firmada operatör olarak çalışan Burak Ezer’in darp edilerek gerçeğe aykırı ifadeye zorlanması ile gündeme geldi. Bursa Şehir Gazetesi’nin olayların üzerine gitmesi üzerine Cumbul, yargıya başvurarak yayınları engellemeye çalıştı. Ancak tamamen bölgede yaşanan olayları belgelerle yayımlayan Şehir Gazetesi’nin yayınlarını engelleyemedi. Şehir Gazetesi yayınlarına devam edince Uludağ’da skandallar da iplik söküğü gibi gelmeye başladı. Bu kez de Teleferik A.Ş. ve Cumbul’un koruması olan Sedat Duran’ın polis kıyafeti giyip, polis kimliği gösterdiği ortaya çıktı. Gazebo Kafe’yi adamlarıyla yağmalayıp dağıttığı, bu durumu sızdırdığı gerekçesiyle Burak Ezer’i tartaklayıp, tehdit ettiği iddia edilen ve bu nedenle hakkında soruşturma açılan Sedat Duran’a sahip çıkan Cumbul, adı geçen kişiyi çalıştırmaya devam etti.

SAVCILIK SORUŞTURMA AÇTI


Sedat Duran’ın polis yelekli ve polislerle birlikte çektirdiği fotoğraflar daha önce tartakladığı Burak Ezer tarafından verilen şikayet dilekçesine eklenirken, polis silahı olan MP 5’le Duran’ın poz verdiği de fotoğraflarda yer aldı. Polis yeleği ile ortalıkta dolaşabilen, hatta Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda poz veren, çekinmeden polis silahları ile görüntü veren Duran’ın bu tavırlarından rahatsız olmayan Cumbul, bunu Bursa Şehir Gazetesi’nin haber yapmasından rahatsız oldu. Yazı İşleri Müdürü Alpaslan Yıldız hakkında gizliliği ihlal, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

SAVCIDAN HUKUK DERSİ GİBİ KARAR!


Cumbul ve çalışanı Sedat Duran’ın şikâyetini inceleyen Cumhuriyet Savcısı Müslüm Ahmet Çakır, takipsizlik kararında söz konusu haberde soruşturmanın taraflarına karşı gizli tutulması gereken kararların açıklanmadığı gibi maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyici mahiyette olmadığı, eylemin haber verme sınırlarında olduğunu vurguladı. Yargıtay Ceza Kurulu’nun kararlarına da atıfta bulunan savcı, temel hak ve hürriyetlerle ilgili Yargıtay kararını hatırlattı. Yargıtay, Anayasa ve Basın Kanunu’ndaki basın özgürlüğü temel hak ve hürriyetlerle ilgili maddelere atıfta bulunarak, “Yargılama konusu haber ve yorum metninde eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiştir. Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere esasen, eleştirilerin sert bir üslupla gerçekleştirilmesi, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerir. Gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimler “polemik” niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde bu ifadeler asılsız kişisel saldırı olarak görülemez” ifadelerine yer verdi.

“KOVUŞTURMAYA GEREK YOK”


Yine Anayasa’nın 26. Maddesi’ndeki ifade özgürlüğünün yanı sıra, AİHM Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 10. Maddesi’ne de vurgu yapan savcı, ifade özgürlüğünün sadece bilgi ve fikirler için değil incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerliği olduğunun pek çok kararında yer bulduğuna dikkati çekti. AİHS’nin ilgili maddelerine de atıfta bulunduktan sonra tüm bunların göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmede Bursa Şehir Gazetesi’nin yer alan söylemlerin suç teşkil edecek boyutta olmadığı, aksi düşüncenin basın ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği ifade edildi. Savcı, isnat edilen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken söylemler olduğuna, bu suretle şüpheli hakkında kovuşturma yapılamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığından; kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi.
Güncelleme Tarihi: 13 Nisan 2019, 21:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24