Bursa Tabip Odası, bilim nedir ne değildir onu bir izah etsin!

Salgın diye kabul edilen dönem başladığından beri ortaya elle tutulur bir görüş koyamayan çoğu zaman sadece hükümeti ve uygulamaları hedef alan açıklamalar yapan Bursa Tabip Odası, akıllara zarar bir uygulama ile sadece Bursa’da değil tüm Türkiye’ye bir kez daha zihniyetlerini ortaya koydular. 
"Bursa'da bulunan ve pandemi ile ilgili bilime aykırı açıklamalar yapan, sosyal medyada paylaşan doktorların durumu incelenmekte ve gerektiğinde haklarında soruşturma açılmaktadır. Kamuoyuna duyurulur."
Açıklama bu! Bilime bu hazretler karar veriyor ama bilim ürettiklerini gören yok tabi. 
Peki, aslında mesele ne?
Salgın süreci başlamadan bunlar başladı korku yaymaya. 
Salgınla mücadele kararı alındıktan sonra da daha fazla korku pompalamaya başladılar. Bilimsel açıklamalar getirmek değildi dertleri sadece korku salmak. 
Çıkıp kamuoyuna bilimsel açıklamalar yapmak yerine bilmem kaç kişi öldü, bilmem kaç kişinin ölümü gizlendi, bilmem kaç kişi pozitif ama gizleniyor gibi dayanağı olmayan ancak korkuyu büyüten açıklamalar yaptılar. 
Bu örneklere bir çoğunu eklemek de mümkün. 
Gerek Tabipler Birliği (Şükür ki önünden Türk kelimesi kaldırıldı) ve gerekse de Bursa Tabip Odası’nın nasıl bir zihniyetin elinde olduğunu aktarmamıza gerek yok sanırım. Hepimiz gayet iyi biliyoruz. 
Eğer siyasi açıklamaları olmasa öyle bir odanın ya da birliğin olup olmadığını kimse bilmeyecek.
 Hani bunlar bilime aykırı açıklama yaptığını iddia ettikleri doktorlara soruşturma açacaklar ya, kendilerinin bilimin yanından geçtiğini ispat etmeye çok şahit lazım. 
Eğer böyle bir açıklama yapıyorsanız öncelikle bilime aykırı olan açıklamaları anlatacaksınız. 
Nedir o bilime aykırı olan açıklamalar ve bunu da bilimsel olarak çürüteceksiniz. 
Dahası eğer bilime aykırı açıklamalar varsa onu bilimsel olarak aktarmak olacak göreviniz. Öyle mi değil tabii ki. 
Öncelikle devletin Tabipler Birliği ve Bursa Tabip Odası yönetiminin ilaç ve medikal tröstleri ile olan bir ilişkileri var mı onu araştırıp ortaya çıkarmasında fayda var. 
Bu tür durumlarda bilim insanları felaket tellallığına değil halkı bilgilendirmeye ve panik havasının oluşmamasına gayret ederler. 
Oysa Tabip Odası ve Tabipler Birliği ta başından beri tam aksi yönde faaliyet gösteriyor ne yazık ki!
Öncelikle, Dünya Sağlık Örgütü denilen ilaç ve medikal tröstlerinin uydusu olan kuruluş başta olmak üzere, ortaya konulan tezleri sorgulayıp, gerçeklerle halkına gerçek bilgiyi vermek olmalıydı görevleri. 

Öyle ilaç ve medikal tröstlerinin dayatmalarına koşulsuz, sorgusuz, sualsiz tapınmadan, bilimsel aklın gerektirdiği sorgulama yeteneğini kullanmaları beklenirdi. 
Peki Bursa Tabip Odası neden böyle bir açıklama yaptı dersiniz? 
Anlatayım. 
Bursa’da görev yapan Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Okan Özdemir var mesela. 
Salgının başından beri bunlar ne diyorsa tam aksini bilimsel olarak ortaya koyuyor. Yaptığı yorumların ve sosyal medyada paylaştığı her şeyin bilimsel kanıtlarını da ortaya koyuyor. 
Dahası süreci ve salgını sorguluyor, şüpheyle yaklaşıyor ve yapılan tüm açıklama ve atılan tüm adımları yorumluyor. 
Daha önemli bir durum ise zihniyet olarak bu arkadaşlarla aynı görüşte değil. Dünyaya bakışı, yaşam tarzı felsefesi falan milletten yana, Türk devletinden yana. Bilimsel görüşleri dışındaki görüşlerinin büyük bir kısmına katılmakla beraber bir kısmına da katılmadığımı da buradan aktarayım. 
Bilimsel açıklamaları bu arkadaşları taca çıkardığı için oldukça sert olarak hedef oluyor bunlara tabi. Sadece Bursa için değil Tabipler Birliği ve avanesi için de rahatsız edici. 
Kendilerini tıp konusunda tapınılacak noktada gören bu iki kuruluş ki birbirlerine bağlılar doğal olarak, Mehmet Okan Özdemir ve onun gibi düşünenleri boğmak için harekete geçmiş durumda. 
Oysa, dertleri bilim ve gerçekten insan sağlığı olmuş olsa Mehmet Okan Özdemir ve onun gibi düşünenlerin ortaya koyduklarını bilimsel olarak çürütme yoluna giderlerdi. 
Mehmet Okan Özdemir ve onun gibi düşünenlerin görüşlerini bilimsel olarak çürütemedikleri için ellerinde olan gücü kullanarak güya tehdit edip susturmaya kalkıyorlar. 
Bu meslek odalarına üyelik konusu bir kez daha gözden geçirilmeli. En azından zorunlu üyelik mevzuu tamamen kaldırılmalıdır. Demokrasi havarisi kesilenler, ellerine bu gücü alınca işlerine geldiği gibi kılıç sallıyorlar. 
Bilimseli söz etmeye yetmeyince, akılları tehdit etmeye ve hedef göstermeye yetiyor ne yazık ki!
Önerim kimleri kast ediyorlarsa bu açıklamalarında Bursa Tabip Odası, karşı karşıya bilimsel olarak tartışsınlar. Bundan kamuoyu da istifade etsin. Tabip Odası buna yanaşır mı? Asla yanaşmaz. Umarım yanıltırlar bizi!

YORUM EKLE

banner19

banner24