Büyükşehir'den süper adım!

Eğitimin her yerinde devlet olmalıdır. Hatta eğitim tamamen devletin elinde, kurum ve kuruluşları ile sürdürülmelidir. Eğitimdeki özel durum tıpkı şehir hastanelerinde olduğu gibi sadece işletmeci boyutunda olmalı ancak geri kalanı devlet halletmeli.

Eğitim noktasında özellikle belediyeler ellerindeki tüm imkânları kullanmalı. Özellikle yurt, kurs vs işlerini belediyeler ele almalı ve bunlar tüccara bırakılmamalıdır. Bunun güzel örneklerini de zaman zaman yaşıyoruz.

İşte o örnekler arasında en güzellerinden birini Alinur Aktaş yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi ortaya koyuyor. Dershanelerin kapatılmasının ardından illegal şekilde gündeme gelen kurslar, maalesef bir şekilde yollarına devam ediyor. Geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da tepkisine neden olan bur kurslar, üniversite sınavına hazırlanan gençlere devlet eliyle alternatif oluşturulamamasından da kaynaklanıyor.

İşte Büyükşehir Belediyesi tarafından bu alanda önemli bir adım atıldı. Büyükşehir Soğukkuyu Mahallesi’nde kurduğu ve lise öğrencilerini üniversiteye hazırlayan BUSMEK Hürriyet Sınava Hazırlık Merkezi, düzenlenen törenle resmen eğitim öğretim faaliyetine başladı.

Soğukkuyu Mahallesi Hürriyet İş Merkezi’nde 35 derslikli olarak planlanan ve lise öğrencileri ile mezunlarına hafta içi ve hafta sonu üniversiteye hazırlık kursları verecek olan BUSMEK Hürriyet Sınava Hazırlık Merkezi, üniversiteye hazırlanan gençler için eşsiz bir fırsat, muhteşem bir hizmet.

BUSMEK Kurs Merkezi’nde lise mezunlarının hafta içi, okulu devam edenlerin ise hafta sonu olmak üzere toplamda bin 500 öğrenci yararlanacak. Alinur Aktaş yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi, sosyal alanda, insana dokunan hizmetlerde atılım yapıyor. Belediyenin asıl el atması gereken alanlara net bir şekilde el atıyor. Doğru adımlarla vatandaşa, gençlere, çocuklara ulaşıyor. Devasa binalar yapmıyor ama halka birebir dokunan muhteşem işlere imza atıyor.

Bugün evladı üniversite sınavına hazırlanan aileler için yapılabilecek en büyük hizmet o çocukların hazırlık sürecinde alacakları kurs desteği. İşte tam da bunu yapıyor Büyükşehir Belediyesi. Bugün bir 500 genç faydalanacak. Yarın belki on binlerce genç bu kurslarla üniversiteyi olacak. Üstelik cemaat tarikat, bilmem ne cemiyeti bilmem ne mason yapılanmasının eline düşmeden, merdiven altı kurs merkezlerine on binlerce lira dökmeden…

Her fırsatta gençlerle bir araya gelen onlarla vakit geçiren Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın gençlere yönelik adımları gerçekten göz dolduruyor. Daha kısa zaman önce hizmete alınan Görükle Gençlik Merkezi de bunlardan biri. Şimdi kurs merkezi ile vites yükseliyor. Aktaş’ın yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi’nin bu adımlarını ilçe belediyeleri de takip etmeli.

Konser, festival, havai fişek işlerini bırakarak eğitim alanına aktarmalılar o bütçeleri. Eğitim en önemli konumuz ise bu kervana herkes katılmalı.  İlçe belediyeleri de Halk Eğitimi Merkezleri ve Milli Eğitim’le işbirliği yaparak gerekirse okullarda bu kursları öğrencilere sağlamalı. Öyle uyduruk değil ama doğru düzgün bir planlama ile yapmalılar. Tıpkı Büyükşehir gibi…

Diğer illerdeki abuk sabuk hareket ve tartışmalardan uzak, Bursa’yı sakin ama kararlı, ihtiyaçlarını önceliyen ve işini yapan bir belediye başkanı yönetiyor. Bursalıların daha fazla Alinur Aktaş’a sahip çıkması ve daha çok sahiplenmesiyle önümüzdeki dönemde Bursa çok daha yaşanabilir, daha insanı ve daha güzel bir şehir haline gelecek!

[caption id="attachment_313985" align="alignnone" width="446"]  Devlet aklı olmadan mı?[/caption]

Malum bizde bir takım solaklar canları sıkıldıkça Osmanlı’ya yani kurduğumuz en büyük devlete saldırırlar.

Bütün ömürleri bu milletin değerlerine saldırmak küfretmek üzerine kurulu bu tayfa için de memleketin önemli bayram ve günleri bulunmaz bir fırsattır.

Cumhuriyet Bayramı örneğin bunlar için bulunmaz bir fırsattır. Cumhuriyeti onlar kurmuş onlar korumaktadır. Onlar olmasa cumhuriyet olmaz.

İki marş söyleyip iki hamasi nutuk attılar mı tamamdır Cumhuriyet korunmuş kollanmıştır. Ha birde Osmanlı’ya sövüp hakaret ettin mi tamamdır.

Hele Vahdettin’e sövmezsen sen ne cumhuriyetçi ne Atatürkçü ne çağdaş ne bilmem ne olamazsın. Gerici yobazlıktan seni kimse kurtaramaz.

Cumhuriyeti kuranların değil de statükosunu kuranların 70 yıl yazdıkları uydurma tarihe, palavra edebiyatına karşı gelmek ne demek? Onları kabul etmeyip yanıt vermek ne demek?

Harf devrimi üzerinden bir tartışmadır sürer gider bilirsiniz. Harf devrimi ile latin harfleri alfabesine geçmiş Türkiye! Sebep belli değil! Vay efendim Arapçaymış da bilmem zor öğreniliyormuş da latin harflerine geçinde çok ilerlemiş ve çağdaş olmuşuz da.

Eee bizim olan alfabelerden birine geçmek yerine neden latin alfabesine geçtik sorusun cevabı yok tabi. Bunların mantığına göre Çin ve Japonlar dünyanın en geri kalmış milletleri olmalı. En zor alfabe onlarda.



Alfabe geçişinin bu kadar sert olması neden? Belli değil… Her iki alfabe de öğrenilseydi ne zararı vardı? Yanıt yok!

Tabi yalan tarihin ve bu tarihe sarılanların tartışmaları getirip bağladıkları konuların başında Vahdettin var. Osmanlı’nın son padişahı… Tek başına beş parasız ölen. Cesedi parasızlık nedeniyle kokutulan ve Suriye’ye defnedilen en büyük devletimizin son devlet başkanı.

Atatürk’ün kızıyla evlenmek istediği Vahdettin…

O hakaret ettikleri Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet aklıyla Samsun’a göndererek mili mücadeleyi başlatmasına imkân verdiği Atatürk’ü kutsamak için ( ki buna ihtiyaç ı yok Atatürk’ün) Anadolu’da varlığımızı 600 yıl koruyan bir devlete hakaret ediyor, küfrediyorlar.

Milli Mücadeleyi Osmanlı’nın tebaası olan ve hepsi Osmanlı Devleti vatandaşı olan Türk milleti verdi bu bir.

Milli Mücadeleyi yürüten komutanların hepsi Osmanlı subaylarıydı bu iki… Milli Mücadele’nin başından itibaren atılan adımlara Osmanlı Devleti yol verdi bu üç…

Türkiye Cumhuriyeti olmayan bir devletin üzerine değil var olan bir devletin toprakları üzerine bina edildi bu dört…

Bin yıllık bir devlet aklıyla milli mücadele verildi ve sonuca ulaştırıldı bu beş…

Milli Mücadele Osmanlı devletinin askerleriyle yapıldı bu altı…

Osmanlı Devleti’ni 600 yıl boyunca kurup büyüten bir hanedanın son padişahı ne devletine ne milletine ne da vatanına ihanet etmez bu yedi…

Neyse, bu liste uzar gider…

Türkiye Cumhuriyeti yerden bitmiş bir devlet değildir, tıpkı Türk milleti gibi… Tarihi, geleneği, kültürü töresi olan bir milletin kurduğu son devlettir. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu, Tıpkı Selçuklu İmparatorluğu gibi… Bu ahmaklara en güzel cevap zaten Cumhurbaşkanlığı forsunda veriliyor. Tarihte kurduğumuz 17 devletin yıldızları forsta yer alıyor. O devletlerden biri de Osmanlı İmparatorluğu… Hazmetseniz de hazmetseniz de gerçek olan bu…
YORUM EKLE

banner19

banner8