Çalışanlarınıza ne kadar güven veriyorsunuz?

Pandemi süreciyle birlikte iş dünyasına dair algılar ve beklentiler de değişti. Artık çalışanlar işverene karşı daha kuvvetli güven duymak istiyor.

Üsküdar Üniversitesi’nce gerçekleştirilen 2. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Öğrenci Kongresi’nde de iş sağlığı ele alındı. Programda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın açıklamaları, güven sağlamanın ne kadar önemli bir sermaye olduğunu ortaya koydu. “Türkiye'de 10 misli daha fazla ölümlü iş kazası var. Bu Türkiye'ye yakışmıyor, biz insana değer vermeyi bilen ve sevgi medeniyeti kurmuş bir milletiz” diyen Tarhan’ın sözlerinden işveren ve işyeri yöneticilerinin ders alması ve tedbirlerini buna göre düzenlemesi gerektiğini düşünüyorum: “Böyle bir medeniyette bu hoyratlık bize göre değil, bu olmamalı. Bazı işverenler iş güvenliği yatırımını ilk başta masraf gibi görüyor.  Fakat şuna benziyor, bir insan yatırım yapar bir silah alır. Belki ömür boyu kullanmaz ama lazım olduğu zaman da müthiş işe yarar. Bu iş güvenliği de öyledir. Yangın tüpleri ve yangın merdivenleri de öyle. Bütün bunlar iş yerinin güvenli ortam olması veya iş yerinde sadece çalışanların çıkarına değildir. Çalışan orada kaza ve hastalık azaldığı zaman kendilerini güvende hissediyor. Şu anda bir insan ve bir iş yeri için en önemli sermaye güven sermayesidir. Güven sermayesi zayıf kurumlarda verimlilik düşer ve sağlık giderleri artar, güvenli iş ortamı yoksa personel değişimi çok olur. İnsanlar kendi güvende hissetmediği için her sabah korkarak gelir ve böyle oldukça daha çok kaza olur.”


İşveren kendini çalışan yerine koysa acaba nasıl bir gözlem yapardı? Empatinin önemine dikkat çeken Tarhan, böyle bir bakış açısının neler kazandıracağını anlattı: “Bir iş yerinde çalışırken iş yeri patronu ‘bu çalışan benim çocuğum,  kardeşim veya akrabam olsa onun başına bir kaza gelmemesi için ne yapmam lazım?’ diye düşünürse empati yapmış olur. Bir insan empati yapabilirse kaza ihtimali daha da azalıyor. Onun için tıpta biz cerrahlara güvenlik kültürü olarak söyle öğretilir; Annenin çocuğu tutması vardır ya incitmeden, şefkatli ama koruyarak tutar.  Bir hastayı böyle tutmamız ve böyle ele almamız lazım.  Onu koruyarak, şefkatle yaklaşarak yaklaşmak gerekir ama bu tabii ki her dediğine evet demek anlamına gelmiyor. Doğru olanı yapıp hayır diyebilmeyi de başarabiliyoruz.” 


Çalışanların sadece emeğini satın almak, onlara harcadıkları mesai karşılında ücret vermek değil, çalışmaları sırasında can güvenliğini de sağlamak işverenin sorumluluğudur. İşverenler yatırımlarını bu yönde düzenledikleri, bakış açılarını değiştirdikleri takdirde çok daha verimli ve en önemlisi güvenli bir çalışma ortamı sağlanmış olacaktır. 
 
 

YORUM EKLE

banner19

banner24