CHP delege seçimleri…

CHP Bursa’da delege seçimleri yapılıyor. Merkez ilçelerde adeta kıran kırana geçen delege seçimlerinde gruplar birbirleriyle adeta savaşıyor. Her delege ilçe ve il başkanlığı için oldukça önemli.

CHP’de delegelik çok önemsenen çok önem addedilen bir şey. O nedenle bazen şaşırtıcı isimler de topa giriyor. Örneğin önceki seçimlerde Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, kendi mahallesinden delege olmak için seçime girmiş ve kıl payı seçilmişti. Yani bir milletvekili bile delege olmak için çaba harcayabiliyor.

Bu girişten sonra gelelim asıl konumuza.

Nilüfer Çamlıca Mahallesi delege seçimleri yapıldı önceki akşam… Mahallede bir liste yapıldı ve listede İl Kadın Kolları Başkanı Vildan Özkula’ya talep etmesine rağmen yer verilmedi. Buna oldukça içerleyen Vildan Hanım, çarşaf liste ile seçime gidilmesini istedi. Ancak mahalle temsilcili ve örgüt üyeleri buna yaklaşmadı.

İddiaya göre bunun üzerine oldukça sinirlenen Vildan Özkula, “Ben meclis üyesiyim, Nilüfer Belediyesi Başkan Vekiliyim ve İl Kadın Kolları başkanıyım. Mahallesinden delege seçilemedi dedirtmem. Rezil olurum” diyerek, salonu terk etti. Yine parti üyesi olmamasına rağmen eşi Bora Özkula’nın da mahalle temsilcisi Kıvanç Suerdem’e sert ve ağır sözler sarf ettiği de öne sürülüyor.

İlk gün yeterli çoğunluğun sağlanamamasının ardından bir sonraki akşam tekrar toplanan Çamlıca üyeleri, delege seçimine geçti. Ancak burada delege seçimlerinde pek de görülmeyen bir şey yaşandı. Vildan Özkula, 4’ü çizilecek 4’ü yazılacak olmak üzere toplam 8 isimden oluşan bir pusula dağıttırdı tüm üyelere.

Listede çizilmesi istenen isimler Mesut Serter, Mustafa Aslan, Pelin Çırpan ve mahalle temsilcisi Kıvanç Suerdem olurken yerlerine Vildan Özkula, Yüksel Baysal, Hasan Hayırlı ve Feriha Kalendoer’in yazılması talep edildi.

Ve üyeler sandığa giderek 13 delegeyi belirlemek üzere oy kullandı. Ve Çamlıca Mahallesi, İl Kadın Kolları Başkanı Vildan Özkula’nın isteğini yerine getirmediği ortaya çıktı.

Üstelik Özkula, verdiği isimlerden daha az sadece 31 oy alarak delege seçilemedi. Listeye girmeye en çok gazeteci Yüksel Baysal yaklaştı.

Özkula tarafından çizilmesi istenen 4 kişilik listede yer alan Mesut Serter’le aynı oyu alan yani 42 oy alan Yüksel Baysal, eşitlik nedeniyle çekilen kura sonucu boş kağıdı çekerek delege olamadı.



Sonuçlar kesinleşmeden Vildan hanımın salondan ayrıldığı da başka bir ayrıntı.

Şimdi gelelim devamına…

Sonuç olarak CHP İl Kadın kolları Başkanı ve Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Vildan Özkula, kendi mahallesinde önemsediği halde delege olamıyor. Üstelik blok listeyi delme girişimi de hüsranla sonuçlanıyor.

Yine bu kentte uzun yıllardır gazetecilik yapan aynı partide milletvekili aday adayı olan gazeteci Yüksel Baysal da kura ile delege olamıyor. Bu haber değeri taşıyan bir şey ve sosyal medya hesabımızdan bunu kamuoyuna duyurduk.

Vildan Hanım buna da içerlemiş olacak ki paylaşımımızın altına “Seçim gecesine kadar açıklanmayan listeye karşı tavır kondu antidemokratik anlayışa tepki koymak için amaç seçilmek olsa blok listeyle çıkardık. Ayrıca liste delindi. Oylar eşit olduğu için kurada kaybedildi” yorumunu yaptı. Bir süre sonra bu skandal yorumu kaldırdı.



Kendi partisini, kendi üyelerini anti demokratik davranmakla suçluyor Vildan hanım. Listeyi bir akşam önce görmesine rağmen görmediğini söylüyor. Üstelik bu sinirle aslında olması gerekeni de söylüyor. İkinci bir liste hazırlayıp seçime girebilirdi.

CHP’nin içi ne kadar demokratik ya da anti demokratik bilemem. O partililerin bileceği bir durum. Beni de çok ilgilendirmez ayrıca. Ancak anti demokrat söylemi geliştirebilmek için önce kişinin kendisinin demokrat bir şekilde yol yürümesi gerekemez mi?

Vildan Hanım atama ile İl Kadın Kolları başkanı oldu. Sonrasında kongrede seçildi. Meclis üyeliği için kontenjandan aday oldu. Bir yarışın içine girmedi.

Demokratlık her ortamda demokrasiyi savunmakla olmaz mı? Bana göre demokrasi diye bir tanım olmamalı. Ancak CHP’de sıklıkla bu durumla karşılaşıyoruz.

Vildan Hanım ilk seçimlerde milletvekilliğine hazırlandığı söylemi dilden dile dolanıyor zaten. Bu delege seçiminde aldığı ağır yenilginin gelecekte kendi mahallesinden delege olamayan bir isim milletvekilliği listesi için sorun oluşturabilir düşüncesinden hareketle tavrı sanıyorum.

Ama demokrasi havarisi olan CHP, milletvekilliği için belki ön seçim getirir ve Vildan hanım oradan üyelerin oylarıyla ve alnının teriyle çıkarak Ankara’nın yolunu tutar.

CHP’nin delege seçimlerinden başka hikâyeler de var. Önümüzdeki günlerde onları da paylaşacağız. Şimdilik burada bırakalım.



Morales ve darbe tezgahı!

Bolivya Devlet Başkanı Morales, halkoyuyla iktidara geldi. Yüzde 38 olan aşırı yoksulluğu yüzde 15’lere kadar çekti. İşsizliği yarıya indirdi. Asgari ücreti 60 dolardan 310 dolara yükseltti. 74 milyar dolarlık kamulaştırma yaptı. ABD üslerini kapatıp İsrail’i terör devleti olarak tanıdı.

Ve daha fazlasını yaptı. ABD’yi hedef aldı her seferinde. Tarihe geçen şu sözleri ettiğinde zaten sonun başlangıcıydı, “Darbe olmayacak tek ülke ABD, çünkü orada ABD Büyükelçiliği yok."

Tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi Bolivya’daki darbenin bir sebebi varsa ABD’dir. Baş kaldıranı, emrinde olmayanı yok etmektir ABD’nin politikası.

Birçok ülkede bunları denediler ve başarılı oldular. İki istisna dışında, bir Maduro’yu yıkamadılar ki Türkiye önemli oranda destek verdi Maduro’ya. Bir de Türkiye Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı alt edemediler. 40 yıldır besledikleri itlerinin kalkışmasına Osmanlı tokadı ile cevap verdi Türk milleti.

Ancak Bolivya’da başarılı oldular. Seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla halkı sokağa dökmeyi başardılar. Silahlı kuvvetlerin açıklamaları da kimin hesabına çalıştıklarını gösterdi zaten.



ABD’nin provokasyonu ile liderlerini satan halkların bugünkü durumları ortada. Irak 30 yıldır belini doğrultamıyor. Libya perişan durumda. Ve daha niceleri. Bolivya da pişman olacak ama ABD’nin oyunu maalesef ki tutmuş durumda.

Morales’in dediği gibi ABD’nin büyükelçiliğinin olduğu her ülke potansiyel darbeye açıktır. Bugün olmazsa yarın. Dünyadaki mazlum milletlerin bir araya gelerek güç oluşturmalarından başka çıkar yol da yoktur.

Morales, Meksika’ya sığındı, sığınmak zorunda kaldı. Belki direnseydi çok kan akacaktı o akıtmamayı tercih etti.

ABD hep aynı oyunu oynuyor. Ülke isimleri değişiyor oyun değişmiyor. Baş kaldıran darbe ile indiriliyor. Önce Halkı sokağa döktüler, sonra darbe yapıp, halkı için gece gündüz çalışan adamı devirdiler. Ve bunları ne için yaptılar biliyor musunuz?  Petrol, Doğalgaz ve Lityum rezervlerine çökmek için. Çok yazık oldu Bolivya ve liderine…

 

 
YORUM EKLE

banner19

banner8