CHP günlerinden 24 Kasım

Tarihimizi, geçmişimizi CHP’nin icraatları kapattığı gibi hemen her günümüzde bir bahaneyle CHP’nin
işleri ile doldurulmaya çalışılmaktadır. 24 Kasım’da bir CHP icraatı değil midir? Alfabeyi değiştirmişler,
yeni alfabe ile Dolmabahçe Sarayı bahçesinde, CHP’nin ilk Genel Başkanı MK, 24 Kasım 1928’de
fotoğraf çektirme töreni yaptırmış. 1981’de ise askeri diktatörlük döneminde Kenan Evren “her
kesimin bir günü var, öğretmenlerin günü de bari bu fotoğraf çektirme töreni olan 24 Kasım olsun”
dediği için, o günden beri “24 Kasım Öğretmenler Günü” sayılmaktadır.
Efendim CHP’nin ilk Genel Başkanı KP, “milletvekili maaşlarını arttırırken dikkat edin öğretmen
maaşlarını geçmesin” demiş. Yaşını başını almış, okuyup yazmış koca koca insanlar tümüyle uydurma
olan bu masalı törenlerde, toplantılarda biri birlerine tekrarlamaktadırlar. Bir yalanı tekrarlamak
hangi sorunu çözebilir? Kime nasıl bir faydası olabilir? Övülmek istenen CHP Genel Başkanı KP’ya nasıl
bir katkı sağlayabilir?
Dönemin Başbakanı İsmet İnönü, “Alfabe değişimini var olan kültürü kaldırmak yerine Batı kültürünü
getirmek için yaptık yoksa alfabe meselesi eskisinin zorluğu yenisinin kolaylığı meselesi değildir”
diyor. Bundan daha açık nasıl söyleyebilirdi? Hala eski alfabenin zorluğu mitolojisine sığınanlarda nasıl
bir aymazlık vardır?
Bir ara dönemi, askeri diktatörlük zamanı icadı olan bu günü Ak Parti hükümeti on yedi yıldan beri
öğretmenler günü olarak kutlamaktadır. Ak Parti’de yeni bir öğretmenler günü icat etsin diyen yoktur.
Ancak doğrudan CHP iktidarının yapıp ettiklerine bağlı olarak icat edilen bugünleri devam ettirmek Ak
Parti hükümetlerinin görevi olabilir mi? CHP’nin geçmişte yaptıkları ile milleti oluşturan değerler
önemli ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Ak Parti neden CHP’nin yanlışlarına ortak olsun, o yanlışların
devam ettiricisi olsun? Öyle olursa Ak Parti, CHP’nin icraatlarının takipçisi, tamamlayıcısı olursa Ak
Parti giderek CHP’lileşmiş olmaz mı? Oysa Ak Parti’ye düşen milleti bölen, milletin değerlerini yıkan
CHP’nin takipçisi olmak değildir. Milleti bütünleştiren yıl dönümlerini, toplum kesimlerine bu arada
öğretmenlere teklif etmektir. Yoksa “arkadaşlar, yarını öğretmenler günü ilan edeceğiz” üslubuyla
değil elbette.
Alfabe değişimi ile geçmiş/tarih karartıldı. Yeni kuşaklar eski alfabeyle binlerce yıl içinde yazılmış
olanları okuyamadılar. Yeni harflerle basılı olanlar ise yalnızca bir kişinin yüceltilmesini öngören bir
içerikle doldurulmuştu. Bu yüzden alfabe değişimi geçmişin karartılması kadar geleceğin de
çalınmasıdır. İşte Ermeni meselesi olduğunda, “Ermeni tehciri Osmanlı döneminde oldu. Biz Osmanlı
değil Türkiye’yiz” diyen mankurtlar, bu uygulamanın eseri değil midir? Ermeni terör örgütleri
Türkiye’nin diplomatlarını öldürdükçe, meselenin Osmanlı meselesi olmadığı daha çok anlaşılır
olmuştu.
Ömrünü öğretmen olarak geçirenler için böyle bir gün öğretmenler günü olabilir mi? Bir gecede
okuma yazma oranının, alfabe değişimi ile sıfıra indirilmesini bir öğretmen, kendisi için kutlanacak bir
gün sayabilir mi?
Günümüzde öğretmenlerin elbette ciddi sorunları vardır. Bu sorunların bir sıralaması yapılsa belki de
zihinlerinin tutsak alınması ilk sorunlarıdır. Çünkü CHP’nin icraatları mutlak doğrudur, onlara itiraz
edilemez, onların yanlışlığı düşünülemez varsayımı öğretmenlerin zihnini esir almıştır. Vicdanları
üzerinde tahakküm kurmuştur. İçleri kan ağlasa da vicdanları hop oturup hop kalksa da CHP günlerini
kabullenmiş görünmektedirler. Zaten idari mevzuatta bu görüntüye itirazları örtmektedir. Suç sayıp
cezalandırmaktadır.

İşte Ak Parti’ye düşen tarihi sorumluluk bu olmalıdır. CHP günlerini devam ettirmek, takipçisi olmak
Ak Parti’nin varlık nedeniyle bağdaşmaz. Hiç olmazsa öğretmenlerin aklı, vicdanı üzerindeki CHP
baskısını ortadan kaldırabilir. Okullar, CHP’nin altı okunun tekrarlandığı, öğrencilerin CHP seçmeni
yapılmaya çalışıldığı alanlar olmaktan çıkarabilir. Her birisi doğrudan bir felakete işaret eden CHP
günlerinin resmiyetini iptal edebilir. CHP günlerini varsın CHP’ye gönül vermiş olan yurttaşlar,
gönüllerince kutlamaya, kutsamaya devam etsinler.
Günümüzdeki CB Tayyip Erdoğan’ın her işi, her kararı nasıl özel bir gün, okullarda kutlanacak bir gün
haline getirilemez ise getirilmesi insan hak ve özgürlükleri için bir kayıp olursa, okulların, öğrencilerin,
Ak Parti’ye taraftar toplama aracına dönüştürülmesi kabul edilemez ise aynı durum CHP’nin ilk Genel
Başkanı KP için de geçerli değil midir? Toplumun değişik kesimleri için, diyelim gaziler günü, diyelim
öğretmenler günü neden CHP liderinin işlerine bağlansın? Böyle yapılmaya devam edilmesi toplumun
üretkenliği, çeşitliliği ve farklı görüşlerin, seslerin boğulması demektir. Tek Parti döneminin devamı
demektir. Ak Parti’nin görevi tek parti döneminin yanlışlarını örtmek midir?

YORUM EKLE

banner19

banner8