Çocuklar için yazmalıyız

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle düzenlenen etkinlik sayısı arttıkça, her kurum bu günü bir kutlama havasında ziyaretlere dönüştürdükçe günün anlam ve önemi de giderek azalmakta. Ziyaretler, davetler birbiriyle yarışmakta. Bu yılın en çok konuşulan 2 daveti de Bozbey ve Aktaş’tan gelmişti. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in daveti, Büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş’ın davetinden kısa süre sonra başlayacak şekilde planlanınca, katılımcı gazeteciler de önce iki ayrı gruba bölünmüş, daha sonra da çareyi Aktaş’ın toplantısından erken çıkıp Bozbey’in toplantısına geç katılmakta bulmuş.
Ben her iki toplantıya da çok daha önemli bir davete icabet etmek için katılmadığımdan, yaşanan bu telaşı bilemiyorum.

Ben o gün Tophane İlkokulu ikinci sınıf öğrencileri ile buluştum; kucaklaşmanın sevgi dolu hali ve tertemiz çocukların meraklı soruları benim için yenilenmek adına önemli bir fırsat olmuştu.

Yaklaşık 1 ay evvel, Lala Şahin Paşa Çocuk Kütüphanesi memurlarından Derya Sürmeli beni arayıp da, “10 Ocak’ta kütüphanemize gelip çocuklarla sohbet eder misiniz?” dediğinde ebette heyecanlanmıştım, mutlu olmuştum da…

Etkinlik günü gelip çattığında, yetişmesi gereken işler nedeniyle zaman sıkıntısı yaşayacağımı hesaba katamamıştım. Ancak kendilerine kütüphanede bir gazeteci ile sohbet edecekleri söylenen henüz 8-9 yaşlarındaki çocukların beklentisini karşılıksız bırakmak olmazdı.

Koşturarak yetişip, kütüphane kapısından girer girmez de konuşmaya başladığım programdaki telaşlı halim, çocuklar için gazeteciliğin zamanla yarış anlamına geldiğinin en güzel ispatı oldu sanırım.

Kaç yıldır çalışıyorum, ne yapıyorum, nerelere gittim, kimleri gördüm gibi genel sohbet faslının yeterli olacağını sanmıştım ama ben konuşup anlattıkça miniklerden gelen sorular da giderek artmaktaydı.

Çocuklar en çok da sözleşmiş gibi –ki belki de buna dair sözleşmişlerdir- gazetelerde neden onlara özel sayfalar olmadığını soruyorlardı.

Haklılardı da…

Eve alınan gazetenin bulmaca sayfasında dahi kendilerine yönelik bir içerik olmamasından, yazıların çok küçük puntoda yayınlanmasından, alıp okuyacakları bir çocuk gazetesi bulamamaktan şikayet ettiler biraz.

Yaşları ufak ancak sosyal medya kullanımından kütüphanede kitap taramaya, 20 dakika evvel bahsi geçen konuya dair isabetli sorular sormaktan saygı çerçevesinde eleştirmeye kadar geniş bir bakış açısına sahip olan çocuklar bana da aynı şeyi düşündürttü;

Çocuklar için neden yazmıyoruz?

Televizyonda ve internet üzerinden yapılan yayınlarda çocuklara özel denilmesine karşın, çocuk kitapları basıldığı halde, dijital dünya sokak oyunlarına veda edecekleri alternatifler sıralamasına rağmen; çocuklar kendileri için gazete sayfalarında yer istiyor.

Çocukluğumda okuduğum bazı özel sayfaları düşünüyorum da; bence de haklılar.

Neden olmasın ki…



 
YORUM EKLE

banner19