Corona zılgıtı!

Kemal sonunda çıkıp konuştu. Kendi gazeteleri bile çok fazla yer vermediler. Çünkü söylediği elle tutulur, dişe gelir bir laf yoktu. Komisyon toplanması, komisyon kurulması gibi tavsiyeler abesle iştigaldir. Bu biraz da İngilizlerin meşhur, dört aşamalı kriz stratejisine benziyor.. Nedir bu? Kriz durumunda ilk aşamada; “Hiçbir şey olmayacak.” diyorlar. İkinci aşamada “Bir şey olabilir ama hiçbir şey yapmamamız gerek.” açıklaması yapılıyor. Üçüncü aşamada; “Belki bu konuda bir şey yapmalıyız ama yapabileceğimiz bir şey yok.” deniliyor. Dördüncü ve son aşamada ise söyledikleri; “Yapabileceğimiz bir şey vardı belki ama artık çok geç.” 
Gerekli komisyonlar zaten mevcut ve faaldir. Üstelik bu faaliyetler ortaya işe yarar tedbirler de koymaktadır. Sağlık bakanımız herkesin takdir etmek zorunda kaldığı çok başarılı bir stratejiyi zaten uyguluyor. Bunda Sayın Başkanımızın koordinesindeki kurum ve kuruluşların çalışmaları da etkili oluyor elbet. Bu pandemiğin Türkiye’ye gelmeyeceğini zannetmek, bu yüzden kimsenin ölmeyeceğini de düşünmek aptallık olurdu. Yapılan şey yayılmayı mümkün olduğunca önleme çalışmasıdır. Alınan kararlara uyulduğu zaman bu başarılı olacaktır.
Son cümleyi yazar yazmaz aklıma hemen bir soru takılıverdi. Avrupa’dan dönüp de karantinada olmadıklarını itiraf eden koru mensuplarına ne oldu acaba? Gerçi sonradan kıvırıp evde karantina ile ilgili bir iki laf mırıldanmışlardı ama yetkililer bu işe bir göz attı mı? İl Sağlık Müdürlüğü bu yazı yazıldığı saatlerde henüz bir açıklama yapmamıştı. Gün içinde yapıldıysa bilmem ama bu işe ciddi eğilmek gerek. Karantinaya uymamak ciddi bir suç çünkü. Kimsenin insanların sağlığını tehlikeye atma hakkı yok. Yetkililerin de bunu takip etmek gibi bir sorumluluğu var.
Sorumluluk deyince, tekrar Kemal’e dönelim. Bak Kemal! Hayatında bir defa olsun doğru bir iş yap! Çık ortaya ve şu “Tayyip nefretini” beş dakika bir kenara bırakarak yapılan işlere kara çalmak yerine birlik olmayı dene. Bak İrlanda Cumhuriyeti’ne Sinn Féin bile hükumet ile birlikte olma kararı aldı. Parti yetkilileri verdikleri bir röportajda “Farklılıkları unutma zamanıdır. Tüm memleketlerin de yapması gerektiği gibi birlik olup böyle bir durumda memlekete yardım etme mecburiyetimiz vardır.” dediler. 
Bunu radyoda dinleyen hanım da sabahın köründe bana saldırdı. Karşıma dikilip, “Onlar yapmıyorsa bari sen yap. Bırak şunları eleştirmeyi de böyle bir durumda onları da birlik olmaya çağır.” diye sert bir konuşma yaptı.
Corona zılgıtını hanımdan yiyince de bu yazıyı yazma mecburiyeti doğdu. 
Kemal gel beni dinle yoksa salarım bizimkini üzerine…

YORUM EKLE

banner19