Darbe kalkışmasının 18 kişiyle sınırlı olması mümkün mü?

Geçtiğimiz günlerde FETÖ’nün Bursa Darbe davasıyla ilgili dönemin Jandarma Bölge Komutanı Emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık Paşa’nın önemli açıklamalarını gazetemizde yayımlamıştı.

Seyfullah Paşa, o gece Bursa darbesini engelleyen ve darbeci albayı yakasından tutup garnizondan atan ve devamında da Türkiye’de ilk gözaltı kararını çıkaran paşa olarak biliniyor.

Seyfullah Paşa’nın darbe davasındaki kararlara ciddi itirazları vardı. Jandarmada hazırlanan sahte bir rapora dayanılarak verilen kararların eksik olduğunu söyledi Bursa Şehir Gazetesi’ni yaptığı açıklamada.

Sahte raporla yapılan yargılamanın gerçekleri ortaya çıkarmasının mümkün olmadığını söyledi.

Peki Paşa’nın itirazlarınca konu olan ve raporda saklandığı iddia edilen gerçekler nelerdi?

Birincisi Bursa’da iddiaya göre 1000 rütbeli darbeye katıldı. Yine Garnizonun önünde bu darbecilerden 300 kişi toplandı.

17 İlçe Jandarması da fiili darbe eylemine katıldı. Ama Sadece 18 kişi Bursa davasında yargılandı. Bursa Jandarmadaki Silahlı hiçbir darbe eylemi de yargılamaya dâhil edilmedi.

Malum son günlerin en ateşli konularından biri darbe girişiminin siyasi ayağının bulunması.

Özellikle MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin hem aralık hem de Ocak ayında bu yöndeki açıklamaları konuyu yeniden tartışmaya açtı.

Ancak darbenin askeri ayağının bile bu bilgiler ışığında daha henüz tam anlamıyla açığa tam olarak çıkarılmadığını görüyoruz.

 Savcılık İddianamesine göre Bursa Jandarma’da darbenin askeri ayağı Darbeci albay ile bir yüzbaşı ve 15 Başçavuştan oluşuyor.

Bu da tabi hayatın doğal akışına aykırı bir durum. Bursa gibi bir yerde 18 kişiyle darbe girişiminde bulunmuş olması akla yatkın bir durum asla değil.

Yine Bursa darbe girişimi iddianamesinde sahte raporun ışığında darbeci albayın garnizondaki silahlı eylemleri, ilçelere verdiği darbe emri ile ilçelerdeki eylemlerin yanı sıra Yenişehir Havaalanı’nın bir jandarma timiyle işgali de iddianamede maalesef yer almadı. Dolayısıyla bunlar darbe davasında yargılanmadı.

Bursa’da FETÖ’cü darbeyi önleyen Bölge ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık Paşa’nın hazırladığı “Orijinal Tahkikat Raporunu”, maalesef paşa emekli olduğu günün ertesinde şimdi FETÖ’cü olduğu için atılan bir Fetöcü albay tarafından değiştirip tüm Silahlı eylemleri yok ederek “Sahte Jandarma Raporu” düzenlendiği iddiası çok vahim bir durum. Bu raporun iddianameye temel oluşturmasıyla birçok FETÖ’cü askerin yargılama dışı kaldığı şüphesi de oldukça sarsıcı.

Bakalım önümüzdeki süreçte bu davayla ilgili yeni bir gelişme olacak mı yoksa bu iş burada kalacak mı?

İMSİAD ve skandal açıklama

Malum Mudanya Güzelyalı’da planlar mahkeme kararı ile bir kez daha iptal edildi. Yapılaşmanın en hızlı olduğu bölgelerden birisi Güzelyalı. Ve bir çok müteahhit burada inşaat yapıyor.

Birkaç kez bu planlar iptal olunca bölgede inşaatlar durmuş durumda. Yaklaşık 700 parselde sorun var ve bu sorunlar ortadan kalmadığı sürece burada planların işlemesi de mümkün gibi görünmüyor.

İşte bu noktada yakın gelecekte kongresi olan İMSİAD harekete geçmiş. Olay’dan Ahmet Emin Yılmaz’ın kaleme aldığı köşede İMSİAD Başkanı Mustafa Andıç’ın yaptığı açıklamalara yer vermiş. Mustafa beyin sıkıntıları var ve İMSİAD başkanlığını sürdürmek istiyor. Ama rakiplerinin olduğunu da biliyoruz.

İşte Mustafa Andıç İMSİAD olarak bölgedeki sorunun çözümlenmesi için akıllara zarar bir teklifi ortaya atıyor.

Plancının finansmanını biz karşılayalım planlar hızla devam etsin diyor. Devleti oradaki belediyeyi, oradaki meclisi yok sayan, daha ileriye plancının finanse edilmesi sözünün nerelere gidebileceğinin bile hesabının yapılmadığı anlaşılıyor.

Bu gerçekten akıl tutulması gibi bir durum. Bölgedeki planlar bir parsel değil 700’e yakın parselle ilgili. Üstelik bu nedenle onlarca meclis üyesi ve son üç belediye başkanı yargılanıyor. Mahkum olanlar var.

Yani anlayacağınız o sorunun birkaç ayağı var ve kısa sürede çözülmesi oldukça güç. Çözüm noktası da pek tatbiki belediye ve belediye meclisleri.

Evet plan iptalleri nedeniyle burada konunun muhatapları sorun yaşıyor. Belediyenin de gereken çözümü sağlaması noktasında da bildiğimiz kadarıyla çalışmalar devam ediyor.

Bakın ne diyor İMSİAD Başkanı Mustafa Andıç, “1/1000 ve 1/5000’lik imar planları tamamen iptal. Dosya Danıştay’da. Planlar iptal olduğu için şu an çivi bile çakamıyoruz. Mudanya Belediyesi de şantiyelerde seviye tespitine çıktı. O süreç başladı.”

İşler biraz karışıp arapsaçına dönüşüyor yani. Ama bunun çözümü asla Andıç’ın öne sürdüğü, “Plancıyı biz finanse edelim. Bir firma bulalım, planlar Mudanya’da başlasın. Aynı anda planları Büyükşehir’de de başlatalım. Aradaki köprüyü biz oluşturalım ve planlar hızla devam etsin.” Adımları olamaz.

Bu devleti bu kanunun yok saymak olur ki ne Mustafa beyin ne müteahhitlerin böyle bir düşüncesi olmayacağını düşünüyoruz.

Belediyeler arasında konsensüsü belediye başkanları meclis üyeleri, bürokratlar olmadı milletvekilleri vs kurar.

Bir derneğin bu göreve soyunması doğru bir adım olmaz olamaz. Bu adımlar sadece o bölgede sıkıntı yaşayan müteahhit yer sahibi ve durumdan olumsuz etkilenen insanları daha da mağdur etmekten başka bir işe yaramaz.

Mustafa bey gerek kendi işlerindeki sıkıntılar gerekse İMSİAD kongresinin stresi içinde olsa gerek bu açıklamayı yaptı. Eminiz en kısa zamanda düzeltmeyi de yapacaktır.

YORUM EKLE

banner19