DEVA Partisi; Dağ fare bile doğuramadı.

Siyasi partilerin amacı nedir, neden kurulur, ne yaparlar. Bunları anlatmanın gereği yok herhalde. Türk toplumu kadar siyasetle haşır neşir bir toplum yoktur. Herkes siyasetin bir köşesinden tutmuş durumda maşallah. Bu sebeple de bu soruların cevabını bilirler.

Geçen hafta siyaset arenasına bir partimiz daha katıldı. Yaklaşık bir yıldır dillendirilen, aylardır da bu gün yarın diye kuruluşu ertelenen partimiz nihayet kuruldu.

Ali Babacan’ın Genel Başkanlığında, çeşitli siyasi ve ekonomik çevrelerden oluşan bir kurucular kurulu ile yasal işlemlerini tamamlayarak Türk halkının karşısına çıktılar. Tanıtım toplantısına Bursa’dan tanıdık bir isim kendisini çok sevdiğim sevgili Şakir Çalışkan kardeşim de katıldı, henüz değerlendirmelerini almadım, ama konuyla ilgili yazısını okudum.

Siyaset arenasında nasıl ve nerede yer alacakları aşağı yukarı şimdiye kadar kamuoyu ile paylaştıkları beyanları ile az çok bir fikir vermekteydi. Resmen ortaya çıkınca kafalardaki soruların birçoğu cevap buldu, kanaatler oluştu.

Tahmin edildiği gibi; Abdullah Gül perde arkasında ve gelecekte Recep Tayyip Erdoğan karşıtlarının ortak Cumhurbaşkanı adayı olmanın hesap ve hayalleri peşinde, Ali Babacan emanetçi pozisyonunda yola çıktılar.

Ali Babacan, bu gün de geçmişte de hiçbir zaman birinci adam olmadı, liderlik doğuştan kazanılan, genetik kodları olan, ciddi bir özverili çalışma ve inanç gerektiren makamdır, bir yapıdır. Sonradan arkadan itekleme ile lider olunmaz, son yıllarda bazı siyasi oluşumlar ve genel başkanlar gibi sanki kendisi de birilerinin ricası, iteklemesi bilemiyoruz belki de kasetlerin gücü ile zorlanmış gibi bir hali var.

Halk kitlelerini peşinden sürükleyecek bir yapısı da olmadığı bir gerçek. Bu partinin kurulmasına en çok Millet İttifakı içinde yer alan siyasi yapılar sevindi. Sol çevrelerin övgü dolu olumlu yazılarından bunu anlamak mümkün.

Kamuoyu araştırmalarında seçimlerde şansının %1’in altında olduğunu söyleyenler çoğunlukta, tıpkı Davutoğlu’nun partisi gibi. Yukarıda da dediğim gibi %1’in çok altında oy alabileceği belli olan bu partiler niçin kurulur, kendileri de bunu bildikleri halde niçin kurarlar. İktidar olma şansları var mıdır? Var diyen kaç kişidir.

Katıldığı Televizyon programında bakan olduğu dönem ekonomideki başarılarını anlatıp duran Babacan, bunları kendisinin yaptığını zannedemiyormuş meğerse Recep Tayip Erdoğan’ın Başbakan olduğunu unutmuş, bu programların önünü açan liderin kim olduğu önemli değil. Hâlbuki Ekonomi çevreleri Berat Albayrak’ın ondan daha da başarılı olduğu konusunda hemfikirler. Bu politikaları üreten, arkasında duran, takip eden Erdoğan’dır. Başka bir hükümette bakan olsalardı ikisinin de bugün esamesi okunmazdı.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını kazanan Millet İttifakı’nın havuzuna Cumhur İttifakının havuzundan bir kova su taşıyarak DEVA olmak amacı ile kurulan bu parti, diğer Gelecek Partisi’nin bir kova suyu ile birlikte bu havuzu Türkiye genelinde taşırmaya yetecek mi? %50+1 oy alabilecekler mi? sağ olursak göreceğiz. Kendisi de hiçbir zaman lider olamamış emanetçi olabilen Abdullah Gül’ün bu çevreler ile birlikte kurduğu plan tutacak mı? Çok zor. Matematikte 2+2 her zaman 4 eder ama siyasette 4 etmez.

Son yerel seçimlerde bazı belediye başkanlıklarını Ak Partinin kaybetmiş olması bazı çevrelerin iştahını kabartmış, iktidar umudunu arttırmış olabilir. Ancak görünen o ki Ak Parti; seçmenin kendisine verdiği mesajdan ders almış, özeleştiri yaparak hızla kendisini düzeltme, toparlanma gayreti içerisindedir.

Girdiği bütün seçimleri kaybetmiş buna rağmen partilerinin başına kaya gibi duran gitmeyen, buna rağmen halen kendilerine Demokrat, Erdoğan'a diktatör diyecek kadar ilimden, bilgiden yoksun bu siyasetçilerin; karanlık pazarlıklar ittifaklar, yalan, ideolojik körlük, siyasi düşmanlıktan başka sermayesi kalmamış. Millet de artık bunlara itibar etmediği için kazanma şansları yok denecek kadar azdır.

Bu partinin de kuruluşu kamuoyunda beklediği ilgiyi de, tepkiyi de görmedi. Dağ fare bile doğurmadı. Millet uyandı, bu siyaset tarzı, vizyonsuz, fikirsiz, kimliksiz, Erdoğan düşmanlığı dışında bir sermayesi olmayan çevreler ve birileri için yine hüsran görünüyor.

YORUM EKLE

banner19