'Devlet' baba kumarı bırak…

Milli Piyango, loto, kazı kazan vs. adı her ne olursa olsun şans oyunu olarak sevimli bir kılıf hazırlanan bu oyunların hepsi bildiğiniz düz kumardır. Kumar insanlığı kemiren bir beladır ve hiçbir savunulacak tarafı da yoktur. Tamamı kaldırılmalı ve asla taviz verilmemelidir.



İnsanların aldıkları biletlerle, oynadıkları oyunlarla haksız ve gerekçesiz kazanç sağlamaları ya da tersi ceplerindeki paraları miktarı ne olursa olsun kaybetmeleri ahlaken, kültürel ve inanç bakımından da doğru değildir, olmamalıdır.

Malum son günlerde Eminönü’nde yaşanan bir hadise sosyal medya üzerinden yayılıyor ve oldukça tartışmalı bir hal almış durumda. Özel bir televizyon kanalında röportajlar yapan bir kişi Eminönü’nde piyango karşıtı bildiri dağıtıyor. Çevresini saran iki kadın hakaretler ederek hatta küfür ederek televizyoncuya fiili saldırıda bulunuyor.



Neymiş efendim piyango satanlar ekmek peşindeymiş. Bu broşürler onları ekmeklerinden edecekmiş. Görüntüleri izlediyseniz kadının gerçek anlamda kendinden geçerek olanca öfkesiyle sunucuya yürüdüğünü görmüşsünüzdür. Kadın o kadar ileri gidiyor ki tüm değerlere saldırıyor. Diğeri bir insana bir kadına hiç yakışmayacak ağız dolusu küfürler edip sunucuya fiili müdahalede bulunuyor.

Çok yazık. Kendilerinde ifade özgürlüğünü hak sayanlar başkasına gelince birden tirana dönüşüyor. Şimdi ne diyor kadın emekçi bilet satanlar ekmeklerinin peşindeler. Evet, ekmeklerinin peşindeler. Ancak o iş kolu hiç olmaması gereken bir işkolu. Burada sorumlu olan o insanlar değil pek tabi ki. Ancak ekmek üzerinden ve emek üzerinden doğru olmayan bir işi korumaya çalışmak çok daha vahim bir durumdur.

Her ne kadar piyango loto gibi uygulamalar yasal olarak oynatılıyor olsa da sonuç olarak kabul edilebilir uygulamalar değiller. Legal olmaları onların doğru olduklarını asla göstermez. Kumar hiçbir tarafından tutulamaz, toplumsal zararları kanıtlanmış, insanların hayatlarını yok eden bir şeydir ve sonuna kadar mücadele edilmesi gereken bir alandır.

Türk devleti gereken tüm önlemleri alarak başta kazı kazan adıyla bilinen sokak kumarı olmak üzere şans oyunlarının tamamını kaldırmalı, illegal yollardan oynananlarla da ciddi şekilde mücadele etmelidir. Milyonlarca insan cebindeki parayı verip, diğer insanların cebinden çıkan paralarla oluşan havuzdaki paranın bir kısmıyla lüks bir hayat hayali kuruyor. Emek yok, üretim yok, mantık yok, ahlakı yok en önemlisi. Kimse kusura bakmasın.

Sahipsiz Mudanyaspor!



Tam 95 yaşında Bursa’nın en eski futbol kulüplerinden biri Mudanyaspor…

Tarihi o kadar eski olmasına rağmen adeta sahipsiz kalmış bir kulüp. Ne bir dikili ağacı, ne gelir getirecek imkânları ne de doğru dürüst bir kulüp binası var. Mudanya Stadyumu’nun yanında bir binanın zemin katında kiralık ve oldukça kötü şartlarda bir dükkânda faaliyetini sürdürüyor. Elektrik ve suyu kesik.

Bugüne kadar ne bir kulüp binası kazandırılmış ne de kulübün geleceğine yönelik tek bir çivi çakılmış. Daha dramatik olanı ise kulübün son 5 yılda yaşadıkları. 3 yıl önce Bölgesel Amatör Lig’de yer alan Mudanyaspor şimdi 1. Küme’de. 5 yılda 4 başkan değiştirmiş durumda. Kulübün malzemelerini sağlayacağı bir deposu bile maalesef yok.

Zor şartlara rağmen bu sezon şampiyonluk hedefleyen Mudanyaspor liginde ilk yarısını 1.sırada tamamladı. Mudanyaspor, Teknik Direktör Mustafa Arslaner ve gelen Kaptan Ergün Güneş başta olmak üzere büyük fedakârlıklarıyla sportif anlamdaki başarıyı bu sezon sürdürüyor.  Takımın malzemelerinin yıkanmasına, antrenman organizesi, lisans işlemlerine kadar bu ikilinin büyük emeği ile bir süredir yürüyor.

Daha vahim olan durum Mudanyaspor’un ve Türk futbolunun geleceği olan altyapının durumu. Mudanyaspor’un altyapısında U13-14-15-16-17 ve 19 kategorilerinde 60 sporcu var. Altyapı hocası maddi imkânsızlıklar nedeniyle görevi bıraktı. Stadyumda ışıklandırma olmadığı için antrenman yapma olanakları oldukça kısıtlı.

Mudanyaspor’a yazık oluyor. Kulüp bir an önce belediyenin çatısı altına alınarak, gereken yatırımlar yapılmalı ve Mudanya’daki evlatlar için faaliyet gösteren spor kulübüne dönüşmeli. Mudanya’nın en önemli markalarından biri böylesine çaresiz bırakılmamalı.

Büyük sorun “VAR”

Spor Toto Süper Lig’in ilk yarısında video yardımcı hakem uygulaması “VAR”dan en fazla canı yanan takım hiç kuşku yok ki Bursaspor.



Bursaspor’a yapılanları kamuoyu gündemine taşıyan AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, VAR sisteminden dolayı haksızlığa uğrayan Bursaspor’un mağduriyetini “Sorun VAR” diyerek Türk Futbol Federasyonu’nu göreve çağırdı. Çok da iyi yaptı. Bursaspor’un sahipsiz olmadığını gösterdi.

Bursaspor’un hatalı uygulamalar nedeniyle 9 puanının gittiğini ve bu hatalar olmasa bugün şampiyonluk mücadelesi verecek durumda olacağını anlatan Esgin, “Bursaspor, 3 büyükler olarak adlandırılan İstanbul takımlarının dışında Anadolu’dan şampiyon olmayı başarmış Trabzonspor’umuzun dışında ikinci takımdır.

Süper Lig’de attığı 5 gol var kararıyla iptal edilen Bursaspor bu alanda ne yazık ki zirvede yer almaktadır. Ayrıca aleyhimize verilen penaltı ve ofsaytları da sayarsak sonuç olarak; 21 puanla 11. sırada olan Bursaspor, VAR sistemi olmasa, artı 9 puanla yani 30 puanla ligin 3. sırasında yer almış ve şampiyonluk mücadelesi yapan bir takım olacaktı” dedi.

Mustafa Esgin, Refik Özen ve Zafer Işık’la birlikte yaptığı açıklama çok yerinde ve zamanlaması da oldukça iyi. TFF ikinci yarıda bu işi çok daha ciddiye almalı. Adalet herkes için olmalı…
YORUM EKLE

banner19

banner8