Devletimiz 1 yaşında…

15 Temmuz 2016 darbe girişimi akşamı şunu yazmıştım:

Bu ülke Fethullah şebeğinin zibidilerine papuç bırakacaksa dükkanı kapatsın gitsin. Fethullah’ın teröristlerini, kankileri gibi hendeklerine gömmeden bu ülkede hiçbirimiz güvende değiliz.”

 

Allah’a şükür, aradan geçen zorlu bir yılın ardından ‘Papuç bırakmadık ve bırakmayacağız da…

FETTÖ’nün militanlarından on binlercesi devlet kademelerinden temizlenmiş ve yaklaşık ellibini de yargılanmak üzere cezaevinde tutulmaktadır. Ve halen operasyonlar devam etmektedir.

 

Ne oldu da böyle oldu?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1980 darbesinden sonra süreç içinde Fethullah Gülen marifetiyle yabancı gizli servislerin kontrolüne verilmiştir. Şöyle de denebilir: FETTÖ Devletin yabancı gizli servislerin kontrolüne girme işinin ihalesini almıştır. Zira Müslüman bir vaiz görünümlü hain ajan kolay kolay kimsenin dikkatini çekmezdi.

 

Boyun eğdiremedikleri Rahmetli Turgut Özal’ı öldürdükten ve Necmettin Erbakan’ı darbe ile indirdikten sonra 90’lı yıllar (S. Demirel, Tansu Çiller, Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz dönemleri) Kemalistlerin muhafazakâr dindar insanlara karşı menipüle edilmelerinin de etkisi ile Devletin bürokrasisi tamamen FETTÖ kadrolarına geçmiştir.

 

Kemalistlerin/ ulusalcıların/ solcuların (laikçilerin) Dindar insanlara karşı manipüle edilmesi her zaman kullanılan bir yöntemdir. Hala da aynı kesimler FETTÖ’nün dolayısı ile yabancı gizli servislerin güdümündedir. Bu insanlar yabancı gizli servislerin güdümünde olmayı sorun da etmiyorlar. Hatta bununla gurur duyuyorlar. Ve hatta bazen eksikliklerini hissettiklerinde de ‘hani nerede bu ABD, Nerede bu AB’ diye serzeniyorlar. Yakın zaman içinde Can Dündar’ın Almanya’daki çıkışı gibi. Boyun eğdiremedikleri Erdoğan’a ve O’nu seçen dindar/ muhafazakar halka karşı içinde yer almayacakları kumpas/ fitne yoktur.

 

Bir yandan da Erdoğan hükümetine ‘FETTÖ ile işbirliği’ ile suçluyorlar. Erdoğan’ın, başından beri FETTÖ ile ilgili gizli ajandasının olduğu gelişmelerden ortaya çıkmıştır. Erdoğan 15 yıl boyunca FETTÖ’nun sermayesi kılınmış devleti ele geçirme operasyonu yapmıştır diyebiliriz. FETTÖ elebaşısının 15 yıl öncesinden hatırlattığı Erdoğan’ın ‘İlk önce bunlardan kurtulmamız lazım’  sözü buna delildir. Kılıçdaroğlu’nun söylediği ‘Asıl darbe 20’sinde yapılmıştır’ sözünün gerçeklik payı vardır. Aslında 28 Şubatta başlayan savaşın son darbesini indirme fırsatı vermiştir 15 Temmuz darbe girişimi. Değilse TC’nin ebedi olarak FETTÖ’nün sermayesi olmaktan kurtulacağı yoktu. Bu açıdan 15 Temmuz bir milattır.

 

Müslüman ahalinin hiç mi kabahati yok?

Müslüman ahali asla FETTÖ’ye güvenmemekle birlikte ‘devletin FETTÖ demek olduğundan hareketle ondan korkmuştur. Kerhen de olsa çocuklarını okullarına/ dersanelerine vermek zorunda kalmışlardır. Kurbanlarını ve zekatlarını vermek zorunda kalmışlardır. Devlet bu Müslüman ahalinin ‘yavşamayan’ liderlerinin tüm modellerini ekarte etmiş ve seçeneksiz bırakmıştır. FETTÖ laikçilerin Müslüman ahaliye dayattıkları tek seçenektir. FETTÖ zaman zaman laikçilerle de kavga yaparak Müslüman ahalideki meşruiyetini pekiştirmiştir.

Halkın ‘yavşamayan’ lideri Erdoğan bu zilleti değiştirecek güce erişinceye kadar bu durum devam etmiştir.

 

15 Temmuz ile TC el değiştirmiştir. FETTÖ’nün/ gizli servislerin elinde tutsak olan devlete Erdoğan liderliğinde halk tarafından el konulmuştur.  Allah başımızdan/ önümüzden almasın. Uzun ömürler versin.

Tüm şehidlerimize Allah’tan rahmet, Gazilerimize Şifalar, uzun ömürler dilerim.

Allah devletimize zeval vermesin.

 

Teşekkür:
Üç buçuk aydır rahatsızlığım sebebiyle yazamıyordum. Rahatsızlığım süresinde arayan, ziyaret eden, destek olan tüm arkadaşlarıma/ dostlarıma teşekkür ediyorum.

Doktorlarım Kardiyolog Selçuk Kanat’a, Nörolog Deniz Kamacı Şener’e,  kalp damar cerrahı Ahmet Kağan As’a ve Yüksek İhtisas hastanesi asistan- Hemşire ve personeline teşekkür ediyorum.

 
YORUM EKLE

banner19

banner8